Danimarka’daki genel seçimlerde sol blok birinci çıkmasına rağmen parlamentoda çoğunluğu sağlayamadı. Sosyal Demokrat lider Mette Frederiksen, oy kaybına rağmen yeniden hükümet kurmak istediğini açıkladı.
HABER MERKEZİ– Mette Frederiksen liderliğindeki Sosyal Demokratlar, Danimarka’daki genel seçimlerde yüzde 21,9 oy alarak son yüzyılın en düşük seviyelerinden birine geriledi. Buna rağmen sol blok seçimden birinci çıktı ancak parlamentoda çoğunluğu sağlayamadı.
Toplam 179 sandalyeli parlamentoda sol bloktaki beş parti 84 sandalyede kalırken, sağ blok 77 sandalye elde etti. Bu tablo, hükümetin kurulabilmesi için merkez partilerin kilit rol oynayacağına işaret ediyor.
AFP’nin bildirdiğine göre, 2019’dan bu yana başbakanlık görevini yürüten Frederiksen, seçim sonrası yaptığı açıklamada yeniden hükümet kurma sorumluluğunu üstlenmeye hazır olduğunu söyledi. Oy kaybını kabul eden Frederiksen, bunun üst üste üçüncü seçim olmasıyla bağlantılı olduğunu dile getirdi.
Seçimlerin en kritik aktörlerinden biri ise Dışişleri Bakanı Lars Løkke Rasmussen liderliğindeki merkez parti Moderaterne oldu. 14 sandalye kazanan parti, yeni hükümetin kurulmasında belirleyici konuma geldi. Rasmussen, hem sağ hem sol blokla mesafeli bir dil kullanarak merkezde durduklarını vurguladı.
Sol blokta ise Sosyalist Halk Partisi (SF), yüzde 11,6 oyla tarihinde ilk kez ülkenin ikinci büyük partisi konumuna yükseldi. Parti lideri Pia Olsen Dyhr, refah devleti ve yeşil dönüşüm hedeflerinden taviz vermeyeceklerini belirtti.
Seçimlerin dikkat çeken sonuçlarından biri de aşırı sağın yükselişi oldu. Danimarka Halk Partisi oylarını üç kat artırarak yaklaşık yüzde 9 seviyesine ulaştı. Parti lideri Morten Messerschmidt, bu sonucu seçmen desteğinin güçlü bir göstergesi olarak değerlendirdi.
Yaklaşık 6 milyon nüfuslu ülkede seçim kampanyası; hayat pahalılığı, refah devleti, çevre politikaları ve göç başlıkları etrafında şekillendi. Sosyal Demokratlar, seçim sürecinde göç politikalarının daha da sıkılaştırılması gerektiğini savundu. Seçim sonuçları, Danimarka’da yeni hükümetin kurulmasının kolay olmayacağını ve uzun sürebilecek müzakerelere sahne olacağını gösteriyor.
GRÖNLAND BAĞIMSIZLIKÇI PARTİ DANİMARKA PARLAMENTOSU’NDA
Grönland’ın hızlı bağımsızlık yanlısı milliyetçi partisi Naleraq, Salı günü yapılan Danimarka genel seçimlerinde Grönland’a tahsis edilen iki koltuktan birini kazandı.
Grönland, Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olarak hem yerel bir partiye hem de Kopenhag’da adayı temsil edecek bir kişiye oy veriyor. Bu iki oy türü birleştirilerek koltuk dağılımı belirleniyor.

Naleraq adayı Qarsoq Høegh-Dam, bireysel tercihlerde yüzde 21,6 oyla birinci gelirken, partisi toplamda yüzde 24,6 oy alarak ikinci sırada yer aldı. İkinci koltuk ise yüzde 9,1 oy alan Naaja Nathanielsen’in oldu. Nathanielsen, Ticaret ve Adalet Bakanı olarak görev yapıyor ve sosyal demokrat parti IA, toplam oyların yüzde 28,6’sını alarak birinci oldu.
Geçen yıl Mart ayında dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın özerk Grönland’ı satın alma girişimleri sonrası, Grönland partileri birlik olarak Kopenhag ile yakın ilişkileri sürdürürken özerkliklerini güçlendirmeyi öngören bir koalisyon oluşturmuştu. Bu dönemde Nuuk ile Kopenhag arasında bazı hassas konular askıya alınmış, ABD’nin müdahale riski nedeniyle gerilimler kontrol altında tutulmaya çalışılmıştı.
Mart 2025’te yapılan Grönland parlamento seçimlerinde de Naleraq, yaklaşık yüzde 24 oy alarak Başbakan Jens-Fredrik Nielsen’in partisi Demokratlar’ın (Demokraatit) ardından ikinci sırada sürpriz yapmıştı. Bu kez Danimarka genel seçimlerinde merkez sağ parti Demokraatit, üçüncü sırada yer aldı.
2009’dan beri ekonomisini özerk şekilde yöneten Grönland, hâlâ temel devlet işlerinde ve yıllık yaklaşık 520 milyon euroluk sübvansiyon için Kopenhag’a bağımlı. Bütçesinin yaklaşık üçte birine denk gelen bu destekle birlikte Grönland, gelirlerini çeşitlendirmeye çalışıyor; özellikle balıkçılık (ihracatın %90’ı), madencilik ve turizm projeleri ön planda.







