Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı havzasında Koza Altın’ın planladığı altın-gümüş madeni projesi için mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme, projenin çevre açısından “telafisi güç zararlar doğurabileceğine” dikkat çekti.
HABER MERKEZİ – Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın koruma mesafesinde yer alan Serçiler ve Terziler Köyü civarında, Koza Altın İşletmeleri AŞ (Yeni adı Türk Altın İşletmeleri AŞ) tarafından yapılması planlanan “Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak İşletmesi Projesi”ne açılan davada Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, itiraz yolu kesin olarak kapalı olmak üzere yürütmeyi durdurma kararı verdi.
MAHKEME: TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞABİLİR
Evrensel’den Özer Akdemir‘in haberine göre Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Ayvalık Tabiat Platformu, Bergama Çevre Platformu, Burhaniye Çevre Platformu, Ege Çevre ve Kültür Platformu ve Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği ve yurttaşın açtığı davada mahkeme, 25 Haziran 2026 tarihinde oy birliğiyle karar aldı. Mahkeme kararında, dava konusu projenin uygulanması halinde çevre açısından telafisi güç veya imkansız zararların doğabileceğinin açık olduğu vurgulandı.
Mahkeme, ÇED Raporu’nun teknik ve bilimsel yönden yetersiz olduğunu, koruma tedbirleri açısından belirsizlikler içerdiğini belirterek “ÇED Olumlu” kararında hukuka uyarlık bulunmadığına hükmetti.

BİLİRKİŞİ RAPORU RİSKLERİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ
Bakanlık ve şirketin itirazlarının mahkeme kararını değiştiremediği süreçte, bilirkişi raporu projenin bölge için yaratacağı büyük tehlikeleri ortaya koydu. Raporda öne çıkan çarpıcı detaylar şöyle:
- Bölgenin yoğun fay sistemlerine ve kırıklı yapıya sahip olması sebebiyle, ağır metal yüklü suların nereye gideceğinin kontrol edilemeyebileceği; bu durumun kirliliği doğrudan Atikhisar Barajı’na, içme suyu kaynaklarına ve tarım arazilerine taşıma riski barındırdığı tespit edildi.
- Projenin yarım asrı aşacak ocak gölü kirlilik baskısı ve yüksek asit maden drenajı potansiyeli taşıdığı, havza su kalitesi ile flora/fauna üzerinde “geri döndürülemez etkiler” oluşturma riskinin bilimsel olarak bertaraf edilemediği mütalaa edildi.
- Maden ocağının şev açılarının hesaplanandan fazla olmasının şev kaymalarına ve dolayısıyla iş kazalarına sebebiyet vereceği belirtildi.
- Projenin yeraltı suyu rejimini bozacağı ve 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu’na aykırı olduğu ifade edilirken, tarım ve sit alanları üzerindeki etkilerin de değerlendirilmediği belirtilerek projenin uygulanmasında kamu yararı olmadığı sonucuna varıldı.
DOĞA SAVUNUCULARI: YAŞAM ALTINDAN DEĞERLİDİR
Kararı büyük bir sevinçle karşılayan davacı çevre platformları yaptıkları ortak açıklamada, yapılacak duruşmanın ardından projenin ÇED Olumlu kararının tamamen iptal edilmesini beklediklerini belirtti.
Doğa hakkı savunucular, hukuka ve bilime açıkça aykırı olan bu projenin çeşitli bahanelerle (2009/7 Sayılı Genelge gibi) yeniden önlerine getirilmesine izin vermeyeceklerini kamuoyuna duyurarak “Yaşam altından değerlidir!” mesajını yinelediler.







