BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Ayşegül Doğan: Açın İmralı’nın yollarını

İmralı heyetinin ziyareti bekleniyor

Ayşegül Doğan: Açın İmralı’nın yollarını

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, önümüzdeki günlerde DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile görüşmesini beklediklerini açıkladı. Doğan, “Açın İmralı Hapishanesi’nin yollarını. Sayın Öcalan’a doğrudan gazeteciler soru sorsun, gitmek isteyenler gitsin. Spekülatif haberlerin biz de muhatabı olmayalım” dedi.  

HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

MYK toplantısı arasında düzenlediği basın toplantısında konuşan Doğan, DEM Parti İmralı Heyeti’nin önümüzdeki günlerde Abdullah Öcalan ile görüşme gerçekleştirmesini beklediklerini söyledi. Doğan, konuyla ilgili olarak, “DEM Parti İmralı Heyeti epeydir görüşme yapmadı. Avukatlar ve ailenin de Sayın Öcalan ile herhangi bir görüşmesi olmadı. Bu olağan akış bozulduğu zaman süreçte sorun var algısı oluşuyor. Bundan vazgeçmek gerekiyor artık. Bunun ritmi, temposu ve akışı olmalı. Önümüzdeki günlerde biz İmralı Heyeti’nin de İmralı’da bir görüşme yapmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin barışa ve demokratikleşemeye dair kaygılarının olduğunu ve kaygıları da olumlu ve pozitif bir yerden görüp değerlendirmek gerektiğini söyleyen Ayşegül Doğan, sürecin ilerlediğini ancak bir durağanlığın yaşandığını ekledi.

Ayşegül Doğan, konuşmasında şunları dile getirdi:

“Yeni bir yol haritasına ilişkin de süren çalışmalar var. Bugün MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli bunu yeni bir hamle olarak ifade ediyor. Bu durağan hali ivmelendirecek yeni girişimlere ihtiyaç var. Bizler de DEM Parti olarak süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini söylediğimiz günden beri en çok bu konuya dikkat çekiyoruz. Yani birinci aşama tamamlandı. Artık ikinci aşamaya geçtik dediğimiz andan bugüne en çok dikkat çektiğimiz konuların başında gelen yeni bir hamle ihtiyacıydı.

‘KOORDİNATÖRLÜK TARTIŞMASINA HAPSETMEMEK GEREK’

MHP Genel Başkanı sürecin yönetimi ile ilgili aslında bir model önerisinde bulunuyor. Bakınız bu da en başından beri tartışmalı bir konu. Sürecin tasarımına ilişkin, koreografisine ilişkin bir takım tartışmalar vardı. İşte şimdi bir model önerisi var. Tabii diğer siyasi partiler de model önerilerini yapabilirler ve yapmalılar. Bunlar tartışmalara katkı sağlayacaktır. Yalnızca koordinatörlük tartışmasına hapsetmemek gerekiyor. Burayla böyle sıkıştıran bir yaklaşım içerisinde değerlendirdiğimiz zaman diğer öneriler hakkıyla tartışılamayabiliyor. O yüzden buralara sıkıştırmamak gerekiyor.

GEÇİŞ HUKUKU: YASAL ÇERÇEVEYE İHTİYAÇ VAR

Geçiş hukuku için mesela bir yasal çerçeveye ihtiyaç olduğu en başından beri zaten komisyon raporu tarafından tespit edildi. Biz de bunu söylüyoruz; bir yasal çerçeveye ihtiyaç var. Adı üstünde geçiş hukuku. Bu geçiş nasıl sağlanacak? Hangi hukukla sağlanacak? Şimdi silahlarını bırakan silahlı mücadeleden stratejik olarak vazgeçtiğini söyleyen, ancak bunun pratikte bir takım somut adımlar gerektirdiğini ifade eden bugüne kadar silahlı mücadele yürütmüş bir örgüt gerçekliğinden bahsediyoruz.

FARKLI PARTİLERDEN OLUŞAN MEKANİZMA

Sürecin bu aşamasında artık farklı siyasi partilerden oluşan bir mekanizmanın etkin bir şekilde devreye girmesi gerekiyor. İnsanlar Meclis’in etkin bir şekilde devrede olduğunu görmek istiyorlar. Meclis bu sürecin yasa yapıcı tarafı olarak aktif bir biçimde inisiyatif almalı. Barışın toplumsallaşabilmesi için, demokratik çözümün toplumsallaşabilmesi için bu sürecin tüm Türkiye’ye kazandıran bir süreç olduğunun gösterilebilmesi için en meşru zeminde en aktif şekilde Meclis inisiyatif almalı.

ÖCALAN’A STATÜ: ‘SAHŞİ BİR İMTİYAZ MESELESİ DEĞİL’

MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli’nin ilk koordinatörlük vurgusundan bu yana tartışılan bir başka konu. Sayın Öcalan’ın rolü, misyonu, muhataplığı, yapabilecekleri, bununla ilgili çeşitli tartışmalar var.  Statü tartışması ya da Öcalan’la kurulan hukukun adının konulmasına dair yürütülen tartışmalar şahsi bir imtiyaz meselesi olarak algılanmamalı. Böyle değil çünkü; milyonların iradem dediği, iradesi olarak kabul ettiği bunun için pek çok haksızlığı, hukuksuzluğu, hapsi, sürgünü, soruşturmayı kovuşturmayı ve daha başka pek çok şeyi göze aldığı bir hakikatten bahsediyoruz. Sürecin hız kazanmasının da pratik olarak gereği budur. O halde artık bunu olduğu gibi tartışmak gerekiyor.

‘ÖCALAN REALİTESİ AÇIKÇA ORTADA’

Öcalan realitesi açıkça ortada. Onlarca yıldır süren İmralı Ada Hapishanesi’ndeki koşullara rağmen demokratik birliktelik için, bir arada yaşam için tüm halkların eşit ve özgür hissedebileceği bir ülke için hepimizin soluklanabileceği ve hepimizin özgür hissedebileceği bir ülke için çok çok kritik hayati bir çabanın sahibi. Bunu yalnızca belli başlıklara sıkıştırarak, tartışırsak ne yazık ki oyalanmış oluruz. Bunu yapmamak gerekiyor. Bugüne kadar çok yapıldı ve Kürt halkı üzerindeki etkisi büyük. Çok büyük etkiyi görünmez kılmaya çalışmak ya da adını koymamak ya da bunun sınırları aşan liderlik gücünü getirip belli başlı başlıklara sıkıştırmak yerine bunu olduğu gibi ortaya koymak gerekiyor.

‘AÇIN İMRALI’NIN KAPILARINI’

Şimdi yine bir başka konu tartışılıyor. bazı haberler çıkıyor, spekülatif haberler. Biz yine buradan hep şu uyarılarda bulunuyoruz ve diyoruz ki: ‘Açın İmralı Ada Hapishanesi’nin yollarını. Sayın Öcalan’a doğrudan gazeteciler soru sorsun, gitmek isteyenler gitsin. Kim gitti, kim gitmedi? Öyle mi oldu, böyle mi oldu?’ gibi spekülatif haberlerin biz de muhatabı olmayalım. Çünkü bazı iddialar hakikaten son derece absürt, spekülatif iddialar. Bunun tek bir yolu var. O da  etkin iletişim kurabileceği koşulları oluşturmak. Sayın Öcalan kiminle istiyorsa onunla etkin bir şekilde iletişim kurabilmeli. En son DEM Parti İmralı Heyeti ile yapılan görüşmede kendisi de bunu yazılı bir şekilde heyetimiz tarafından açıklanan metinde ifade ediyor zaten. Toplumla doğrudan iletişim kurma ihtiyacından bahsediyor. Belli ki toplumun da böyle bir ihtiyacı var. Biz de böyle bir talebin sahibiyiz. Bunu defalarca dile getirdik. O halde ne olmalı? Basına ve topluma doğrudan seslenebilmeli, görüşlerini doğrudan aktarabilmeli, ayrıca hareketiyle de iletişim kurabilmeli. Sürecin ivmelenmesi için bu sürecin doğal gereklerinden biri.

‘STRATEJİK BİR MAHİYETTE YAKLAŞMAK GEREKİYOR’

Bakınız burada başka bir hatırlatma da yapmak isteriz. Merkez Yürütme Kurulumuz’da da tartışıldı. Yine Sayın Bahçeli’ye göndermeyle bu başlığa özel olarak dikkat çekmek istiyorum. Barış iki taraflıdır diyor ve PKK’nin taleplerini yerine getirmesi, yanında devlet olarak atılması gerekli adımların ikmal edilmesiyle süreç tamamlanabilecektir demektir. Bu belirlemeye özel olarak dikkat çekmek istiyoruz. Şu sebeple; sürecin belli tarafları var. Bunlar da hakikatler. Şimdi sürecin tarafları yok diyebilir miyiz? Hayır, var ve sürecin taraflarını ve yapılması gerekenleri de bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Yani Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü stratejik bir mahiyette ise meseleye bu değerde yaklaşmak gerekiyor. Günü kurtaran bir yüzeysellik ile taktiksel yaklaşılmamalı, stratejik ağırlığı kavranarak yaklaşmalı.”

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz