BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Avrupa Konseyi Komiseri’nden Türkiye’ye:

AYM ve AİHM kararları uygulanmalı, TMK değiştirilmeli

Avrupa Konseyi Komiseri’nden Türkiye’ye:

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, Türkiye ziyaretinin ardından yayımladığı raporda TCK, TMK, internet ve yayıncılık mevzuatı, gösteri yasakları, barolara ve avukatlara yönelik müdahaleler ile AİHM ve AYM kararlarının uygulanmamasına ilişkin kapsamlı reform çağrısı yaptı.

HABER MERKEZİ – Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, 1-5 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye’ye yaptığı ziyaretin ardından hazırladığı memorandumda ifade ve basın özgürlüğü, barışçıl toplantı ve örgütlenme özgürlüğü ile adalet sisteminin işleyişine ilişkin değerlendirme ve tavsiyelerini yayımladı.

22 Nisan 2026 tarihli raporda Komiser, Türkiye’de iç hukuk ve uygulamaların Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadıyla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. O’Flaherty, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, internet ve yayıncılık mevzuatı, dernekler ve sivil toplum üzerindeki denetim mekanizmaları, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısı, tutuklama uygulamaları, avukatların mesleki faaliyetleri ve yüksek mahkeme kararlarının uygulanması başlıklarında yapısal sorunlara işaret etti.

SÜREÇ “FIRSAT YARABİLİR”

Raporda, “Terörsüz Türkiye Girişimi” kapsamında Meclis’te kurulan komisyonun çalışmalarına sivil toplumun da dahil edilmesi olumlu bir gelişme olarak anıldı.

Komiser, bu sürecin uzun süredir devam eden insan hakları sorunlarının ele alınması ve demokratik kurumlara güvenin yeniden tesis edilmesi bakımından fırsat yaratabileceğini belirtti.

CEZA HÜKÜMLERİ, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ HAKSIZ YERE KISITLIYOR

Komiser, ifade özgürlüğünün hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi hem de Anayasa’nın 26. maddesiyle güvence altına alındığını hatırlattı. Buna karşın, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’ndaki bazı maddelerin mahkemeler tarafından ifade özgürlüğünü haksız biçimde sınırlamak için kullanıldığına dair endişelerini dile getirdi.

Komiser, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye aleyhine verdiği çok sayıda kararda, barışçıl ifade, siyasi konuşma ve sivil toplum faaliyetleri nedeniyle cezai sorumluluk uygulanmasını ihlal saydığını hatırlattı. Raporda, yargı kararlarında yeterli ve kişiselleştirilmiş gerekçe bulunmamasının da AİHM kararlarında tekrarlanan bir sorun olduğu belirtildi.

O’Flaherty, bu nedenle Türk Ceza Kanunu’nun 125, 299, 301, 217/A, 215, 216, 220 ve 314. maddeleri ile Terörle Mücadele Kanunu’nun ilgili hükümlerinin AİHM içtihadı ve Venedik Komisyonu görüşleri doğrultusunda değiştirilmesini istedi. Komiser, Cumhurbaşkanına hakareti düzenleyen TCK 299’un ise kaldırılması çağrısı yaptı.

TUTUKLU GAZETECİLER VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ SORUNLARI

Raporun ifade özgürlüğü bölümünde gazetecilere yönelik ceza soruşturmaları ve yargılamalar geniş yer tuttu. Komiser, gazetecilerin haber içerikleri, haber kaynakları, toplumsal olay ve duruşma haberleri, yargı mensupları hakkındaki haberleri ya da kamu kurumlarını eleştiren yayınları nedeniyle soruşturma ve kovuşturmayla karşılaştıklarına ilişkin bilgileri aktardı.

O’Flaherty, gazetecilerin kısa süre içinde birden fazla soruşturma ve davaya maruz bırakılmasının, ceza hukukunun eleştirel haberciliği susturmak için kullanıldığı algısını güçlendirdiğini belirtti.

Raporda tutuklama, ev hapsi, adli kontrol ve hareket özgürlüğünü sınırlayan diğer tedbirlerin yaygın kullanımına da dikkat çekildi. Komiser, Gazetecilerin Güvenliği Platformu’na göre raporun yayımlandığı tarihte Türkiye’de 29 gazetecinin tutuklu olduğunu kaydetti.

SANSÜR VE RTÜK

Komiser, Türkiye’de medya özgürlüğünün yalnızca ceza soruşturmalarıyla değil, düzenleyici ve idari mekanizmalarla da baskı altında olduğunu belirtti. Raporda RTÜK’ün para cezaları, program durdurma yaptırımları, yayın platformlarından içerik kaldırma kararları, lisans iptali tehdidi ve ağır lisans koşulları anıldı.

Bu yaptırımların sıklıkla “ulusal değerler”, “genel ahlak” ya da “ailenin korunması” gibi geniş kavramlarla gerekçelendirildiği belirtildi. Komiser, bu tür muğlak gerekçelerin medya çoğulculuğu ve editoryal bağımsızlık üzerinde caydırıcı etkisi olduğunu ifade etti.

Komiser, 2014-2024 yılları arasında Türkiye’de 1,2 milyondan fazla internet sitesi ve URL’nin engellendiğine ilişkin veriye de raporunda yer verdi.

GÖSTERİ HAKKI: ‘KAMU DÜZENİ’ GEREKÇESİ TEK BAŞINA YETERLİ OLAMAZ

Raporun barışçıl toplantı özgürlüğü bölümünde gösteri yasakları, polis müdahaleleri, gözaltılar ve yargılamalar ele alındı. Komiser, Türkiye makamlarının verdiği bilgiye göre 2025 yılında 82 bin 220 gösteri ve eylem düzenlendiğini, bunlara 32 milyon 607 bin 696 kişinin katıldığını aktardı. Yetkililere göre bu eylemlerin yalnızca yüzde 0,3’üne polis müdahale etti.

Raporda, toplantıların “kamu düzeni”, “genel ahlak” ya da güvenlik gerekçeleriyle bireyselleştirilmiş değerlendirme yapılmadan yasaklanmasının Avrupa insan hakları standartlarıyla uyumlu olmadığı vurgulandı.

Komiser, herhangi bir kısıtlamanın meşru bir amaca dayanması, gerekli ve orantılı olması gerektiğini belirtti; “kamu düzeni” veya “ahlak” gibi genel gerekçelerin ancak somut ve bireysel değerlendirmeyle kullanılabileceğini ifade etti.

İMAMOĞLU PROTESTOLARI: 1879 GÖZALTI, 260 TUTUKLAMA

Raporda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer muhalefet belediye başkanlarının gözaltına alınmasının ardından Mart 2025’te düzenlenen protestolara da ayrı bir başlık açıldı.

Komiser, protestolar sırasında çocuklar dahil 1879 kişinin gözaltına alındığını, 260 kişinin tutuklandığını, 468 kişiye adli kontrol tedbiri uygulandığını aktardı. Hukuki desteğe erişimde gecikmeler, bağımsız izleme faaliyetlerinin engellenmesi, biber gazı, tazyikli su ve plastik mermi dahil aşırı güç kullanımı iddiaları raporda yer aldı.

O’Flaherty, aşırı güç kullanımı veya keyfi gözaltı iddialarının etkili biçimde soruşturulması ve mağdurlara telafi imkanı sağlanması gerektiğini vurguladı.

Raporda Onur Haftası etkinlikleri, 8 Mart yürüyüşleri, öğrenci protestoları, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemler, Akbelen protestoları ve Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın Galatasaray Meydanı’ndaki buluşmalarına getirilen kısıtlamalar da örnekler arasında sayıldı.

AYM KARARLARI: CAN ATALAY VE TAYFUN KAHRAMAN 

Raporda Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması da ayrı bir başlık olarak yer aldı. Komiser, bireysel başvuru mekanizmasının insan haklarının korunması bakımından önemli bir güvence olduğunu belirtti.

Can Atalay ve Tayfun Kahraman kararları raporda özellikle anıldı. Her iki davada da Yargıtay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin yetki sınırlarını aştığını ileri sürerek ihlal kararlarına uymayı reddettiği belirtildi. Komiser, Can Atalay kararında ihlal yönünde oy kullanan Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasını da kaygıyla not etti.

AİHM KARARLARI: 445 DOSYA UYGULANMAYI BEKLİYOR

Komiser, Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulama oranının yaklaşık yüzde 90 olduğunu ve bunun Avrupa Konseyi üye devletleri arasında yüksek oranlardan biri sayıldığını belirtti. Ancak Türkiye’nin aynı zamanda uygulanmayı bekleyen en fazla karar sayısına sahip ülkelerden biri olduğunu vurguladı.

Rapora göre Türkiye hakkında 445 AİHM kararı icra edilmeyi bekliyor. Bunların 37’si gelişmiş prosedür altında sınıflandırılmış pilot dava, 106’sı ise standart prosedür altında sınıflandırılmış pilot dava niteliğinde. Bu dosyaların birçoğu beş yıl veya daha uzun süredir uygulanmayı bekliyor.

Komiser, Türkiye’nin AİHM kararlarını daha fazla gecikmeden uygulaması gerektiğini belirtti.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇEKİLME ‘KORUMA BOŞLUĞU YARATTI’

Raporun genel tavsiyeleri arasında Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden katılması da yer aldı. Komiser, Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesinin, kadınlara yönelik şiddetle mücadelede giderilmesi gereken bir koruma boşluğu yarattığını belirtti.

O’Flaherty ayrıca Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun BM Paris İlkeleri’ne tam uyumlu, A statüsünde bağımsız bir ulusal insan hakları kurumu haline getirilmesi için reform yapılmasını istedi.

×

BAŞLICA TAVSİYELER: AYM VE AİHM KARARLARI EKSİKSİZ UYGULANMALI

AK İnsan Hakları Komiseri O’Flaherty’nin Türkiye’ye başlıca tavsiyeleri şöyle özetlendi:

  • TCK ve Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) ifade özgürlüğünü sınırlayan hükümleri AİHM içtihadına uygun biçimde değiştirilmeli; Cumhurbaşkanına hakareti düzenleyen TCK 299 kaldırılmalı.
  • Gazeteciler, medya kuruluşları ve insan hakları savunucuları misilleme veya keyfi müdahale tehdidi olmadan çalışabilmeli.
  • 5651 ve 6112 sayılı kanunlar, erişim engeli, içerik kaldırma, bant daraltma ve yayın yaptırımlarına karşı bağımsız yargı denetimi sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmeli.
  • Barışçıl toplantı hakkı kolaylaştırılmalı; gösteri yasakları genel gerekçelere değil somut ve bireysel değerlendirmelere dayanmalı.
  • 3713 ve 7262 sayılı kanunlar sivil toplum aleyhine kötüye kullanılmayacak şekilde daraltılmalı.
  • HSK’nin yapısı ve işleyişi yürütmeden bağımsız, çoğulcu, şeffaf ve liyakate dayalı hale getirilmeli.
  • Avukatların ve baroların bağımsız ve güvenli biçimde çalışması güvence altına alınmalı; Türkiye Avrupa Konseyi Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’yi imzalamalı ve onaylamalı.
  • Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları eksiksiz uygulanmalı.
  • Türkiye İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden katılmalı; TİHEK Paris İlkeleri’ne uygun şekilde reforme edilmeli.

Raporun tamamına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz