BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Alman basını ‘mutlak butlan’ı nasıl yorumladı?

FAZ: Erdoğan CHP'nin başına bir kukla yerleştirdi

Alman basını ‘mutlak butlan’ı nasıl yorumladı?

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararı ve Genel Merkez’e yapılan polis baskını, Alman basınında geniş yankı buldu. Almanya’nın en önde gelen gazetelerinden Frankfurter Allgemeine Zeitung, “giderek otoriterleşen” Erdoğan’ın “boyun eğen bir yargıcın yardımıyla CHP’nin başına bir kukla yerleştirdiği” yorumunu yaptı. Frankfurter Rundschau ise Erdoğan için “Türk Putin” dedi.

HABER MERKEZİ – Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin Kemal Kılıçdaroğlu’nun başvurusu üzerine verdiği karar doğrultusunda CHP Genel Merkezi’nin polis zoruyla tahliye edilmesi ve mahkeme tarafından genel başkanlık görevinden alınan Özgür Özel ile ekibinin binadan çıkarılması, Alman basınında geniş yankı buldu.

DW Türkçe‘ye göre ülkenin önde gelen gazeteleri, yaşananları yorum köşelerinde değerlendirdi.

FAZ: ERDOĞAN, CHP’NİN BAŞINA BİR KUKLA YERLEŞTİRDİ

Frankfurter Allgemeine Zeitung‘daki (FAZ) yorumda, CHP Genel Merkezi’nin basılması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “giderek otoriterleştiğinin bariz bir göstergesi” olarak değerlendiriliyor:

“İlk bakışta, CHP Genel Merkezi’nin basılması, Türkiye’nin otoriter bir sisteme doğru uzun yürüyüşünde ‘sadece’ bir başka adım gibi görünebilir. Ancak bu adım, Erdoğan’ın attığı diğer birçok adımdan daha ağır. Cumhuriyetin kurucusu Atatürk’ün partisinin düşmanca bir şekilde ele geçirilmesinden çekinmiyor. Boyun eğen bir yargıcın yardımıyla CHP’nin başına bir kukla yerleştirdi. CHP Genel Merkezi’nin basılmasını birçok Türkiye vatandaşı, bir dönüm noktası olarak görüyor. Soru şu: Bunu, oy haklarını kurtarmak için son bir uyarı olarak mı anlayacaklar, yoksa tüm çabaların artık boşuna olduğuna dair bir işaret olarak mı? Ve şimdiye kadar Erdoğan’ı destekleyenler, onu otokratik devlete giderken de takip edecek mi?”

FRANKFURTER RUNDSCHAU: ‘TÜRK PUTİN’

Frankfurter Rundschau, son gelişmeler karşısında AB’nin ve Alman hükümetinin Türkiye politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini şu ifadelerle savunuyor:

“Federal hükümet, Türkiye’nin AB’ye katılma çabasını destekliyor. Dışişleri Bakanı Johann Wadephul bunu geçen hafta yeniden teyit etti. Ankara’daki son gelişmeler karşısında Berlin’in bu yanılsamaya daha ne kadar tutunmak istediğini insan merak ediyor. Bir mahkeme, en büyük muhalefet partisi CHP’nin yönetimini görevden alıyor ve polis, henüz kesinleşmemiş bir kararı coplarla uygulamak için CHP Genel Merkezi’ni basıyor. Analist Gönül Tol, Türkiye’nin giderek daha fazla Rusya modeline yaklaşmakta olduğunu yazıyor. Eleştirmenler, Erdoğan’ı şimdiden bir “Türk Putin” olarak görüyor. Böyle biri Brüksel’de masada mı oturmalı? AB, Türk demokrasisinin giderek hızlanan tasfiyesini, perspektifsiz üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması ve Gümrük Birliği’nin genişletilmesine ilişkin görüşmelerle ödüllendirmemeli. Şimdi, Türkiye’yi hâlâ bir aday ülke olarak tutmak isteyip istemediğine karar vermek zorunda.”

PFORZHEİMER ZEİTUNG: ERDOĞAN’IN KAFASINA ESENİ YAPMASINA KİM ŞAŞIRIR?

Pforzheimer Zeitung ise yorumunda AKP hükümetine yönelik eleştirilerini NATO perspektifiyle dile getiriyor:

“Temmuz ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO ülkelerini Ankara’daki zirvede ağırlayacak. (Bu) bir zamanlar övülen üye devletlerin değerler topluluğunu, siyasi bir söylem olarak bir kenara itebilir. NATO, Rusya’nın caydırılmasıyla yeni bir eski görev bulmuş olsa da, bu ABD ve Türkiye için sadece kısmen geçerli. ABD, başkanıyla birlikte Avrupa’daki müttefiklerinden uzaklaşırken, Almanya AB dışındaki diğer orta güçlerle açıkça ittifaklar arıyor. Türkiye bu güçlerden biri. Erdoğan’ın kafasına eseni yapmasına kim şaşırır?”

SAARBRÜCKER ZEİTUNG: NATO ZİRVESİ ANKARA YERİNE BRÜKSEL’DE YAPILSIN

Saarbrücker Zeitung ise yorumunda NATO zirvesinin Ankara yerine Brüksel’de yapılmasını öneriyor:

“Bu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk muhalefetine yönelik son darbesine Batı’nın verebileceği doğru yanıt olur. Bu karar için ABD ve Avrupa’nın, Türkiye’nin Orta Doğu’daki rolü ve Rusya’ya karşı silahlanmadaki öneminden ziyade demokrasi ve hukuk devleti normlarını öne koyması gerekir. Bu yapılmazsa, Erdoğan bunu şimdiye kadar olduğu gibi devam etmesi için bir davet olarak anlayacaktır. NATO bunu desteklememelidir, rahatsız edici olsa bile.”

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz