Yerinden Edilmiş Afrinliler Derneği yöneticisi Nesrîn Silêman, Halep’in doğusunda, M4 yolu üzerindeki Naqqarin yerleşkesinde 270’ten fazla yurttaşın cenazesinin bulunduğu toplu mezar tespit edildiğini açıkladı. Cenazesini almak için Naqqarin’e giden görgü tanığı Afrinli bir aile, söz konusu toplu mezar hakkındaki bilgileri paylaştı.
HABER MERKEZİ – Suriye’nin Halep kentinin Kürt mahalleleri Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’a yönelik 6 Ocak’ta geçici Şam hükümeti güçlerinin saldırılarının ardından öldürülen, kaçırılan veya kaybolan yüzlerce yurttaştan haber alınamıyor.
Yeni Özgür Politika‘dan Derviş Çimen‘e konuşan Yerinden Edilmiş Afrinliler Derneği yöneticisi Nesrîn Silêman, Halep’in doğusunda, M4 yolu üzerindeki Naqqarin yerleşkesinde 270’ten fazla yurttaşın cenazesinin bulunduğu toplu mezar tespit edildiğini aktardı. Söz konusu bölge Eşrefiyê’ye sadece 10 kilometre uzaklıkta.
GÖRGÜ TANIĞI AİLE: NAQQARİN YERLEŞKESİNDE 270’DEN FAZLA CENAZE VAR
Nesrîn Silêman, silahlı grupların, saldırılar sürecinde kaçırdıkları insanların ailelerine telefonla ulaşıp ölümle tehdit edip fidye istediklerini söyledi. Silêman, “Kaçırılan insanlarımız bir tür şantaj ve ticaret aracına dönüştürülmüş durumda. Hatta cenazeleri, ailelerine para karşılığında vermeye çalışıyorlar” dedi.
Saldırılar sırasında esir alınan veya öldürülen insanları tespit edemediklerini, bazılarının ise toplu mezarlara gömüldüğünü belirten Silêman, şu bilgileri paylaştı:
×Görgü tanıkları bize, söz konusu grupların yakaladıkları insanları infaz ettiklerini, hatta bazılarını yaktıklarını aktardı. Örneğin güvenlik nedeniyle adını açıklamak istemeyen Efrînli bir ailemiz, cenazesini almak için gittiği toplu mezarda gördüklerini anlattı. Bu bilgiye göre Halep’in doğusunda, El Bab istikametinde giden M4 yolu üzerinde bulunan Naqqarin yerleşkesinde, bir kanalda 270’den fazla cenazenin bulunduğu toplu bir mezar var. Bunların Halep saldırısında katledilen insanlarımız olduğunu düşünüyoruz. Maalesef bizim gidip yerinde tespit edebilme koşullarımız yok ama bilgi budur.
TOPLU MEZARDAKİLER EŞREFİYE VE ŞÊXMEQSÛD’TAN KAÇIRILAN KÜRTLER Mİ?
Nesrîn Silêman’ın aktardığı bu bilgiye göre, toplu mezarın bulunduğu Naqqarin bölgesi haritada incelendiğinde Eşrefiyê’ye yaklaşık 10 kilometre mesafede yer alıyor.

Bu konum, Silêman’ın görgü tanığına dayandırdığı bilgiyi doğrular nitelikte. Bu cenazelerin Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’da kaçırılan veya infaz edilen Kürtlere ait ve bu sayının daha yüksek olabileceği tahmin ediliyor.
ULUSLARARASI SORUŞTURMA ÇAĞRISI
Silêman, “Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası kurumların da yer alabileceği bağımsız bir heyetin kaçırılan ve katledilen Kürtler için Suriye ve Rojava’ya gelip incelemelerde bulunmasını talep ediyoruz. Böyle bir heyet/mekanizma kurulması durumunda destek veririz” ifadelerini kullandı.
Kaçırılan ve kaybedilen Kürtlerin durumuna ilişkin Yeni Özgür Politika’nın sorularını yazılı olarak yanıtlayan AB Sözcüsü ise şunları söyledi:
דAB, Kuzey ve Doğu Suriye’deki durumu yakından takip etmektedir. AB, tüm taraflara defalarca silah bırakma, sivilleri ve sivil altyapıyı koruma ve insani yardım teslimatını kolaylaştırma çağrısında bulunmuştur. Suriye geçiş otoriteleri ile Suriye Demokratik Güçleri’nin 29 Ocak’ta varılan anlaşmayı iyi niyet ve uzlaşma ruhu içinde tam olarak uygulaması, şu anda her zamankinden daha fazla zorunludur.
AB SÖZCÜSÜ: TÜM FAİLLERİN HESAP VERMESİ KRİTİK ÖNEM TAŞIMAKTADIR
AB, sahada yaşanan tüm gelişmeleri yakından izlemeye devam etmekte ve insan hakları ile uluslararası insancıl hukuka saygının sağlanması konusunda dikkatli ve uyanık olmaya devam etmektedir. Haziran 2025’te AB, Suriye’de ciddi insan hakları ihlalleri ve kötü muamelelerinden sorumlu beş kişiye, Avrupa Birliği Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında kısıtlayıcı tedbirler uygulamıştır. Bu kişiler arasında Mart 2025’te Suriye’nin kıyı bölgesindeki şiddet olaylarına karışanlar da bulunmaktadır. Bağlı oldukları taraf ne olursa olsun şiddetin tüm faillerinin uluslararası adalet ve normlar çerçevesinde hesap vermesi kritik önem taşımaktadır. AB, geçiş otoritelerinin tüm Suriyelileri ayrım gözetmeksizin koruma sorumluluğunu taşıdığını hatırlatır. AB, bu yöndeki tüm çabalara destek verecektir.”
×MAZLUM ABDİ, 1070 ESİRDEN SÖZ ETMİŞTİ
DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi, Mart ayı başında geçici Şam yönetimine bağlı güçlerin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları sırasında esir alınan ve kendilerinden bir daha haber alınamayanların ailelerini temsil eden bir komiteyle görüşmüştü. Abdi, hem sivil hem de askeri personel olmak üzere 1070 esirin bulunduğu konusunda resmi olarak bilgilendirildiklerini açıklamış ve bu meselenin en öncelikli konu olduğunu ve hiçbir koşulda taviz verilemeyeceğini vurgulamıştı.
Mart ayının ilk haftasında Şam yönetimi tarafından 59 kişi serbest bırakılmıştı. Bu kişilerin 33’ünün sivil olduğu ve büyük bölümünün yollarda gözaltına alınan kişilerden oluştuğu belirtilmişti. Serbest bırakılan 9 kişinin ise eski DSG mensubu olduğu, ancak sözleşmelerinin sona ermiş olması nedeniyle sivil statüsünde değerlendirildiği aktarılmıştı.
10 Mart’ta ise DSG ile Suriye geçici hükümeti arasında 29 Ocak’ta imzalanan anlaşma çerçevesinde Haseke’de esir takası yapılmıştı. Karşılıklı olarak 100’er kişinin teslim edilmişti.
19 Mart’ta ise Şam hükümeti 300 esiri serbest bırakırken, DSG de bunun karşılığında bir grup esiri teslim etmişti.
KAYIP 3 BİN EFRİNLİ NEREDE?
Şam hükümeti, şu ana kadar 1070 esirin ellerinde bulunduğunu açıklasa da, Yerinden Edilmiş Afrinliler Derneği’ne göre bu sayı çok daha yüksek.
Şubat ayında Rojava’ya giden uluslararası heyette yer alan Basel Kantonu milletvekili Franziska Stier, Yeni Özgür Politika için kaleme aldığı ve 11 Şubat’ta yayımlanan “Sesimizi dünyaya siz taşımalısınız!” başlıklı yazısında, kayıp Kürtlerin durumunu gündeme getirdi.
Stier’in görüştüğü Nesrîn Silêman, 2018’teki Efrin saldırısı nedeniyle yerinden edilen yaklaşık 3 bin kişiden haber alamadıklarını belirterek, “Bu insanlarımızın nerede olduklarını ya da başlarına ne geldiğini bilmiyoruz” demişti. Silêman, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye sığındıktan sonra tekrar yerinden edilen yüzlerce Afrinli yurttaştan haber alamadıklarını belirtmişti.
Aileler esirlerin bırakılması için mücadelesini sürdürürken, kayıp yüzlerce kişinin akıbeti belirsizliğini koruyor.







