IMF, 2026 ve 2027 küresel büyüme tahminlerini sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 3,4 seviyesinde korudu. Raporda, jeopolitik gerilimler ve yüksek enerji maliyetlerinin büyümeyi baskılamayı sürdüreceği, yapay zekâ yatırımlarının ise teknoloji odaklı ekonomileri destekleyeceği belirtildi.
HABER MERKEZİ – Uluslararası Para Fonu (IMF), Temmuz 2026 Dünya Ekonomik Görünüm (WEO) güncellemesini yayımladı.
IMF, küresel ekonominin jeopolitik şoklara karşı direnç gösterdiğini ancak büyümenin belirgin şekilde yavaşladığını belirterek, 2026 ve 2027 küresel büyüme tahminlerini sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 3,4 seviyesinde korudu.
Raporda, küresel ekonominin son iki yıldaki ortalama büyüme hızının altında kalmasının beklendiği ifade edildi.
ENERJİ MALİYETLERİ BASKI OLUŞTURUYOR
IMF, Orta Doğu’da devam eden çatışmaların enerji maliyetleri üzerinden küresel büyümeyi baskılamaya devam ettiğini vurguladı. Rapora göre, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş özellikle enerji ithalatına bağımlı ekonomiler üzerinde olumsuz etki yaratıyor.
IMF, temel senaryosunda çatışmaların kontrol altında kalacağını ve enerji piyasalarının zamanla normalleşeceğini öngörüyor. Raporda, Hürmüz Boğazı’nın 2027 yılı mart ayına kadar yeniden tam kapasiteyle faaliyete geçeceği varsayımına yer verildi.
Bununla birlikte, savaşın uzaması veya enerji arzında yeni kesintiler yaşanması halinde küresel büyümenin mevcut tahminlerin altında kalabileceği uyarısı yapıldı.
ENFLASYONDA GEÇİCİ YÜKSELİŞ BEKLENTİSİ
Raporda, küresel manşet enflasyonun 2025’teki yüzde 4,1 seviyesinden 2026’da yüzde 4,7’ye yükseleceği, 2027 yılında ise yüzde 3,9’a gerileyeceği tahmin edildi.
IMF, yükselen enerji fiyatlarının dezenflasyon sürecini geçici olarak kesintiye uğrattığını belirterek, bu durumun büyük merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli hareket etmesine neden olabileceğini ifade etti. Raporda, enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi halinde para politikasında ilave sıkılaşma ihtimalinin de tamamen ortadan kalkmadığı kaydedildi.
YAPAY ZEKA BÜYÜMEYİ DESTEKLEYECEK
IMF, yapay zeka yatırımlarını küresel ekonomi açısından en önemli olumlu unsur olarak değerlendirdi. Raporda, üretken yapay zekâ yatırımlarındaki artışın verimliliği yükselteceği, teknoloji sektöründe yeni yatırımları teşvik edeceği ve küresel talebi destekleyeceği belirtildi.
Ancak bu etkinin tüm ülkelere eşit yansımayacağına dikkat çekilen raporda, teknoloji üretim zincirlerine entegre ekonomilerin avantaj sağlayacağı, enerji maliyetlerine bağımlı ülkelerin ise büyüme açısından geride kalabileceği ifade edildi







