“Ölü Deniz” gösterisi gerekçesiyle 3 Temmuz’da tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, gönderdiği mektupta gözaltı ve cezaevi sürecini mizahi diliyle anlattı. Ters kelepçeye karşı, “Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü” diyen Göktaş, politik mizaha dair, “Etrafından dolanmaktan sıkıldım” dedi.
HABER MERKEZİ – “Ölü Deniz” gösterisi gerekçe gösterilerek 3 Temmuz’da “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ve “dini değerleri aşağılama” suçlamasıyla tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın cezaevinden kaleme aldığı mektup, X hesabı üzerinden paylaşıldı.
Göktaş, “kuyu tipi” olarak adlandırılan Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gönderdiği mektupta cezaevi sürecini mizahi diliyle anlattı; gözaltı sürecinden ailesine, politik mizah anlayışından yaşadıklarına kadar birçok konuya değindi.
CEZAEVİNDEKİ İLK GÜNLERİ: ‘KEYFİM YERİNDE’
Göktaş, mektubuna “Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar” sözleriyle başladı. Kendisini merak edenlere “içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde” diye seslenen Göktaş, ilerleyen günlerde iyi hissetmediği zamanlarda da bunu mizahi bir dille ifade edebileceğini belirtti.
Cezaevi deneyimini “nostaljik” olarak nitelendiren Göktaş, yıllar sonra televizyon izlediğini ve alaturka tuvalet kullandığını söyledi. Dünya Kupası’nın da etkisiyle çocukluk anılarına döndüğünü söyleyen Göktaş, “2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor” dedi.
Yemek düzeninin de değiştiğini anlatan Göktaş, dışarıdayken günde 1,5 öğün yemek yediğini, cezaevinde ise zaman geçirmek için üç öğün yediğini aktardı. Diş fırçalama alışkanlığını da artırdığını belirten Göktaş, alaturka tuvaletin sağlıklı olduğuna dair esprili yorumlar yaptı.
TERS KELEPÇE KARŞI ÇIKTI: “ŞANLI DİRENİŞİM YAKLAŞIK 4 SANİYE SÜRDÜ”
Kendi isteğiyle teslim olmasına rağmen ters kelepçe uygulanmak istendiğini anlatan Göktaş, buna itiraz ettiğini ancak zor kullanılarak kelepçelendiğini ifade etti. Bu süreci mizahi bir dille aktaran Göktaş, “Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler iki katım, ne yapayım?” dedi.
Emniyette ters kelepçeli görüntülerinin çekildiğini belirten Göktaş, bu durumu sosyal medya içeriği üretme anlayışına benzeterek eleştirdi. Videoların farklı açılardan çekildiğini söyleyen Göktaş, kameraya gülümsediği için yalnızca uzak açı görüntülerinin yayımlandığını ifade etti.
“AİLEMLE İLGİLİ ANLATTIKLARIM MİZAHİ BİR YAKLAŞIMDIR”
Mektubunda ailesiyle ilgili açıklamalara da yer veren Göktaş, gösterilerinde anlattığı aile hikâyelerinin mizahi kurgu olduğunu vurguladı. “Annemi Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakarken, babamı da gerçekten iyi bir baba olarak anlattığım kısımlar dışında bütün anlattıklarım kurmacadır” diyen Göktaş, kişi ve kurumların gerçek olmadığını belirtti.
Anne ve babasının kendisini her zaman desteklediğini ifade eden Göktaş, onların hiçbir zaman kendisine baskı yapmadığını söyledi. Ailesinin kararlarına katılmasa bile arkasında durduğunu belirten Göktaş, “Huzurlarınızda ikisini de öpüyorum” dedi.
POLİTİK MİZAH VE UZUN SÜRELİ OTOSANSÜR
Politik mizah yaptığı için uzun süredir kendisini sansürlemek zorunda kaldığını anlatan Göktaş, gençlerin ve toplumdaki farklı kesimlerin yaşadığı haksızlıklara tanık oldukça bu kaygılarının arttığını söyledi.
Göktaş, “En zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım” dedi. Bu sıkıntının korkusunu aştığını belirten Göktaş, gösteriyi yayınlama kararının da bu noktada geldiğini ifade etti.
Gözaltı sonrası hastaneye götürüldüğünde kendisine el sallayan yaşlı bir kadının kendisini çok etkilediğini aktaran Göktaş, “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi diye beklerken, halk beni anladı ve başıma işler geldi oldu. WIN-WIN” ifadelerini kullandı.
Mektubunun sonunda kendisine destek verenlere teşekkür eden Göktaş, “Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler” dedi. Gündemi takip etmeyeceğini belirten Göktaş, bu kez Moby Dick kitabını bitirmeye kararlı olduğunu söyledi.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok…
— Deniz Göktaş (@idgoktas) July 7, 2026
×
NE OLMUŞTU?
Deniz Göktaş’ın 24 Haziran’da YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinin ilk sahne performansını 1 Haziran’da İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirmişti.
Gösteride yer alan bazı bölümlerin özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik espriler içermesi sosyal medyada geniş tartışma yaratmış, iktidara yakın bazı isimler ve gazeteciler tarafından eleştirilmişti.
X platformunda paylaşılan bazı kesitlerin Türkiye’den erişime engellendiği, kararın “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle alındığı bildirilmişti.
Hakkında “yurt dışına kaçtı” iddiaları ortaya atılan Deniz Göktaş, tatil dönüşü 2 Temmuz’da gözaltına alınmış ve emniyette ters kelepçe işkencesine maruz kalmıştı. Göktaş, 3 Temmuz’da çıkarıldığı mahkemece “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ve “dini değerleri aşağılama” suçlamasıyla tutuklanmıştı.
“Diktatör kelimesi siyasal bir tespittir” | Espriler tek tek soruldu: Deniz Göktaş tutuklandı
“Ölü Deniz” gösterisi yayımlandığı günden bu yana YouTube’da 12 milyonu aşkın kişi tarafından izlendi. Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına gerekçe yapılan gösteriyi buradan izleyebilirsiniz:







