Zorla yerlerinden edilenlerin kent ve köylerine dönüşü, 29 Ocak Anlaşması’nın 14. maddesinde güvence altına alınsa da aradan geçen 5 ayda, Serêkaniyê’ye geri dönüş süreci sürüncemede bırakıldı. Sürecin geciktirilmesinin nedenini soran Serêkaniyêli göçmenlerin tek isteği, evlerine bir an önce güvenli bir şekilde dönebilmek.
HABER MERKEZİ – Geçici Şam hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında varılan 29 Ocak Anlaşması, Türkiye ve desteklediği Suriye Milli Ordusu’na (SMO) bağlı silahlı gruplar tarafından 9 Ekim 2019’de işgal edilen Serêkaniyê ve ona bağlı köylerden zorla yerinden edilen on binlerce insan için “eve dönüş umudu” doğursa da aradan geçen beş ayı aşkın sürede, geri dönüş süreci bir türlü başlatılmadı.
“Güvenli dönüşlerin” beklendiği Serêkaniyê: Kentte son durum ne?
“İDLİB, HUMUS VE HAMA HALKI EVİNE DÖNDÜ, BİZ HALEN BEKLİYORUZ”
Geri dönüşün sağlanması için eylemlerini sürdüren Serêkaniyêli göçmenler, dün de Haseke Valiliği önünde bir protesto eylemi düzenleyerek kente güvenli bir şekilde geri dönüşlerinin garanti altına alınmasını ve evlerine dönmelerini engelleyen nedenlerin açıklanmasını talep etti.
Hawar Haber Ajansı‘na (ANHA) konuşan Serêkaniyêli göçmenlerden Beko Hataş, diğer tüm Suriyelilerin bölgelerine döndüğünü, ancak Serêkaniyê sakinlerinin hâlâ yerinden edilmiş durumda olduğunu söyledi.
Hataş, “29 Ocak Anlaşması’ndan bu yana birkaç ay geçti ve biz hâlâ yerinden edilmiş halde yaşıyoruz, oysa İdlib, Humus ve Hama halkı evlerine döndü. Meşru geri dönüş hakkımızı ve çektiğimiz acıların sona ermesini istiyoruz” dedi.
“SERÊKANİYE İÇİN VERİLEN SÖZE RAĞMEN GERİ DÖNÜŞ SORUNU ÇÖZÜLMEDİ”
Göçmenlerden Şêx Fethî ise uluslararası toplumu göçmenlerin taleplerini dinlemeye çağırdı ve evlerin çoğunun yağmalanıp yıkıldığını, sadece duvarların kaldığını belirtti. Fethî, bazı yabancı uyruklu militanların göçmenlerin evlerini boşaltmaları karşılığında para talep ettiğini söyledi.
Xalid Iyanî adlı göçmen de, Afrin’deki göçmen sorununun çözülmesinin ardından Serêkaniyê için daha önce verilen söze rağmen, göçmen sorununun henüz çözülmediğini dile getirdi.
“Orada bulunanların bahanesi hasat mevsiminin bitmesiydi” diyen Iyanî, söz konusu bahanenin de geride kaldığını ancak buna rağmen geri dönüş sürecinin başlamadığını ifade etti.
Ebdo Teqreq adlı göçmen ise, geri dönüşleri için bir çözüm bulunana kadar eylemlerine devam edeceklerini ve geri dönmelerini engelleyen sebepleri öğrenmek istediklerini kaydetti. 
80 BİN SERÊKANİYÊLİ EVLERİNE DÖNMEYİ BEKLİYOR
Serêkaniyê’den 2019’daki işgalin ardından göç etmek zorunda kalan on binlerce kişi, aradan geçen altı yıla rağmen hala kamplarda ve Kuzey ve Doğu Suriye’nin farklı bölgelerinde yaşamını sürdürüyor.
29 Ocak Anlaşması’na rağmen geri dönüşler bir türlü başlatılmazken, 14 bin aile -yaklaşık 80 bin kişi- evlerine dönecekleri günü adeta iple çekiyor.
14 Haziran’da Yeni Özgür Politika‘dan Erkan Gülbahçe‘ye konuşan Serêkaniyê Göçmenler Komitesi İcra Kurulu Üyesi Ciwan Îso, yaklaşık 80 bin kişinin evlerine dönmek için kayıt yaptırdığını söylemişti. Güvenlik sorunları, mülkiyet haklarına ilişkin anlaşmazlıklar, bölgenin idari statüsüne ilişkin belirsizliklerin geri dönüşlerin önündeki temel engeller olmaya devam ettiğini söyleyen Îso, göçmenlerin ancak güvenli, gönüllü, onurlu ve sürdürülebilir koşullar sağlandığında kalıcı olarak evlerine dönebileceğini vurgulamıştı.
×
GERİ DÖNÜŞ, 29 OCAK ANLAŞMASI’NDA GÜVENCEYE ALINMIŞTI
Yerinden edilenlerin kendi topraklarına dönüşü, geçici Şam hükümeti ile DSG arasında varılan 29 Ocak Anlaşması’nda güvence altına alınmıştı.
Mutabakatın 14. maddesinde, “Yerinden edilmiş kişilerin (Afrin, Şêxmeqsûd, Serêkaniyê) şehir ve köylerine dönüşünün sağlanması ve bu bölgelerdeki sivil yönetimler içinde yerel yöneticilerin atanması” ifadeleri yer alıyor.
Anlaşma kapsamında Afrin’e mart ayında başlayan geri dönüşler tamamlansa da Serêkaniyê’deki geri dönüş sorunu için Şam hükümeti şimdiye kadar herhangi bir adım atmış değil.
Son kafile de Afrin’e ulaştı Xelîl: 9 yıl sonra dönüşler tamamlandı







