İstanbul’daki “Özgürlük Mitingi”nde konuşan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, kalıcı barış için en önemli aşamanın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü olduğunu söyledi: “Kürt halkı da Türkiye halkları da hazırdır, bu fırsatı ıskalamayalım”
HABER MERKEZİ- İstanbul Bağcılar Meydanı’nda düzenlenen “Özgürlük Mitingi”, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle on binleri buluşturdu. Etkinlikte konuşan Ayşegül Doğan, kalıcı barışın önünü açacak en kritik adımın Öcalan’ın koşullarının değişmesi olduğunu söyledi.
Konuşmasına Kürtçe başlayan Doğan, barışın yıllardır tek taraflı bir çabayla ayakta tutulmaya çalışıldığını savunarak, Abdullah Öcalan için “barış sürecinin en önemli aktörlerinden biri” ifadesini kullandı. 27 yıldır tek kişilik bir cezaevi koşulunda bulunduğunu hatırlatan Doğan, bu sürecin toplumlar arası bir çözüm arayışına katkı sunabileceğini dile getirdi.
Hayatını kaybeden sanatçı Kadir İnanır için de konuşan Doğan, İnanır’ın yaşamı boyunca eşitlik ve barış fikrini savunduğunu belirterek cenazeye katıldıklarını hatırlattı. Şiddet ve kayıpların sona ermesi gerektiğini vurgulayan Doğan, toplumun artık yeni acılar görmek istemediğini söyledi.
‘ÖCALAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜNDEN KORKMAYIN’
Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünden korkulmaması gerektiğini vurglayan Ayşegül Doğan, “Bundan korkmamalısınız. Sayın Öcalan barışın en büyük emekçisidir. 27 yıldır tek başına bir zindanda halkların barış ve özgürlüğü için çabalıyor. O bir halkın önderidir. Bu bir hakikattir” dedi.
Ayşegül Doğan, Abdullah Öcalan’ın koşulları ve şartlarının düzeltilmesinin gerektiğine işaret ederek, “Bu süreçte istediği rolu oynayabilmesi için bunun sağlanması gerekiyor. Bütün süreçler bazı ihtiyaçlar üzerine başlıyor. Bugün Kürt halkı, Türkiye halklarının ihtiyacı kalıcı bir barıştır. Bu barış için en önemli aşama Sayın Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesidir” diye kaydetti.
‘BU FIRSATI ISKALAMAYALIM’
Barışın yalnızca siyasi bir hedef değil, aynı zamanda toplumsal bir ihtiyaç olduğunu ifade eden Doğan, Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesinin sürece katkı sağlayacağını öne sürdü. Bu yapılmadığı takdirde kaygıların büyüyeceğini dile getiren Doğan, “herkesin hazır olduğu bir fırsatın” kaçırılmaması gerektiğini belirtti.
Farklı kimliklerin bir arada yaşayabileceği bir gelecek vurgusu yapan Doğan, Kürt sorununun demokratik çözümünün Türkiye’deki tüm toplumsal grupların birbirini anlamasının da yolu olduğunu söyledi. Barışın “hem demokrasi hem de birlikte yaşamın anahtarı” olduğunu ifade eden Doğan, sürecin artık ertelenmemesi gerektiğini dile getirdi.







