Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü talebiyle Diyarbakır ve İstanbul’da “Özgürlük Mitingi” düzenleniyor. Miting alanlarını dolduran on binler, barışa dair özlemlerini dile getirdi. Diyarbakır’da konuşan Veysi Aktaş, “Barış istiyoruz ama onurlu barış, çözüm istiyoruz ama demokratik çözüm, yasa istiyoruz ama barış yasası” dedi.
HABER MERKEZİ – Kadın Özgürlük Hareketi (Tevgera Jinên Azad -TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından düzenlenen ‘Özgürlük Mitingleri’ Diyarbakır ve İstanbul’da başladı.
DİYARBAKIR
İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitinge, Diyarbakır’ın yanı sıra çevre kentlerden on binlerce kişi katıldı. Üç koldan girişlerin sağlandığı miting alanına, Öcalan’ın posteri asıldı.
📍Diyarbakır
🔸Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirilecek ‘Özgürlük Mitingi’ için önceden meydanı dolduran yurttaşlar halaya durdu pic.twitter.com/hK4ldwgygT
— Nûmedya24 (@NuMedya24) June 28, 2026
Mitingde DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ile Veysi Aktaş’ın konuşma yaparken, sanatçılar Pınar Aydınlar, Kadir Çat ve Serhado sahne aldı.
Diyarbakır’daki bugün düzenlenen ‘Özgürlük Mitingi’nin havadan görüntüsü pic.twitter.com/IuaU8uUjAQ
— Nûmedya24 (@NuMedya24) June 28, 2026
UÇAR: ÖCALAN’IN HUKUKUNUN ADI ÖZGÜRLÜK OLMALI
DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, alanda toplanan kalabalığın barış talebini yansıttığını belirterek, bunun aynı zamanda Öcalan’ın özgürlüğü yönündeki beklentiyi de ortaya koyduğunu söyledi.
Yasal düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Uçar, Meclis’e taşınması beklenen düzenlemelerin muhatabının açık biçimde tanımlanması gerektiğini söyledi. Öcalan’ın müzakere sürecindeki rolünün kabul edilmesini isteyen Uçar, hukuki statüsünün özgürlüğünü sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini savundu:
דBir yasal çerçeve var. Tartışmalar devam ediyor ama biz açıyoruz televizyonları, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, ‘Yasal çerçeve bir an önce meclise gelsin’ diyor. Amed’den soruyoruz; kim getirecek meclise? Barışın muhatabı, o masada oturan kim? Sayın Öcalan’ın müzakere masasındaki adı konulmalı. Kürt halkı, Ortadoğu halkları nezdnde baş müzakereci, baş aktör olan Sayın Öcalan’ın hukuku nedir devlet karar vermeli. Bu hukukun adı özgürlük olmalı. Bunun önündeki engel nedir? Devlet ve iktidar nezdinde silahların bırakılması Kürt sorununun çözümü. Öyle değil, Sayın Öcalan diyor ki, ‘Silahlar bırakıldıktan sonra bir daha hiç kimsenin silaha başvurmayacağı hukuki bir zeminin artık ortaya çıkması gerekir.’ Kürtler bu ülkenin hukukunda olmadığı için tutuklanıyor, demokratik siyasette cezalandırılıyor, 30 yıl cezaevinde kalıyor, belediyelere kayyım atanıyor, en yaşamsal hakkı dil hakkı cezalandırılıyor. Biz cezalandırılmayı değil, Türkiye’nin yeni yüz yılında Türk ve Kürt halkının bir birinin güvencesi olduğu bir dönemi inşa ediyoruz. Bu tarihi devletin ayağına gelmiş tarihi bir fırsattır. O zaman yasal düzenlemenin bu kadar bekletmenin adını koysunlar.”
VEYSİ AKTAŞ: YASA İSTİYORUZ AMA BARIŞ YASASI İSTİYORUZ
Daha sonra konuşan İmralı Sekreteryası’ndan Veysi Aktaş, Öcalan’ın rolüne işaret ederek, “Demokratik çözümdür. Barışın, demokrasinin iradesidir. Sayın Öcalan irademizdir, devlet saygılı yaklaşmalı. Özgür Önderlik Orta Doğu’yu da, Türkiye’yi de demokratikleştirir. Tecritte ısrarın nedeni nedir? Özgür bir Önderlik Türkiye’nin demokratik kapısını açar. Mandela örneğine bakın. Afrika’da rejim yıkıldığı zaman çaresiz kaldılar, çözüme gitmek zorunda kaldılar. Tarih söylüyor; tecritle barış olmaz. Tecrit çözümü getirmez, demokratik çözüm olmaz. Müzakere şartlarının hazırlanması gerekiyor” dedi.
Veysi Aktaş, konuşmasına şöyle devam etti: “Barış istiyoruz ama onurlu barış istiyoruz. Çözüm istiyoruz ama demokratik çözüm istiyoruz. Yasa istiyoruz ama barış yasası. Barış zorla gelmez. Barış halkın onurunu ezmek değil. Barış onur, özgürlük, hak tanımayla gelir. Kimse kusura bakmasın; teslimiyet barış değil. Bu halkın inancı barışa var. Barış ve teslimiyeti bir birine karıştırmamak gerekiyor. Çözüm söylemleri için teslimiyet söylemlerinden vazgeçin. Bilin ki bu halk teslim olmaz. Barış istiyoruz, onurlu barış, eşit gelecek istiyoruz. Herkes bilsin barışın teslimiyetine dönmesine izin vermeyiz. Demokratik çözümün tasfiyeye dönmesine izin vermeyiz.”
İSTANBUL
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın katılımıyla Bağcılar Meydanı’nda düzenlediği “Özgürlük Mitingi” başladı. Mitinge Balıkesir, Bursa, Yalova, Kocaeli, Tekirdağ ve Edirne’den de çok sayıda kişi katıldı.
📍İstanbul
İstanbul’un Bağcılar ilçesinde ‘Özgürlük Mitingi’ başladı pic.twitter.com/tt8XhX4hCw
— Nûmedya24 (@NuMedya24) June 28, 2026
DOĞAN: ÖCALAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜNDEN KORKMAYIN
Miting, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan’ın konuşmasıyla başladı. Öcalan’ın özgürlüğünden korkulmaması gerektiğini belirten Doğan, “Bundan korkmamalısınız. Sayın Öcalan barışın en büyük emekçisidir. 27 yıldır tek başına bir zindanda halkların barış ve özgürlüğü için çabalıyor. Bu süreçte istediği rolü oynayabilmesi için bunun sağlanması gerekiyor. Bütün süreçler bazı ihtiyaçlar üzerine başlıyor. Bugün Kürt halkı, Türkiye halklarının ihtiyacı kalıcı bir barıştır. Bu barış için en önemli aşama Sayın Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesidir” dedi.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan: Öcalan’ın özgürlüğünden korkmayın
Doğan’ın ardından sanatçı Tara Mamedova sahne aldı. Kitle, Mamedova’nın Kürtçe ezgileriyle uzun bir süre halaya durdu.
Mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Çerçeve yasa açık olmalıdır, net, olmalıdır, cesur olmalıdır. Herkese güvenle dönebileceği, kimsenin kapıdan çevrilmeyeceği, ayrımcılığa, keyfiliğe yer bırakmayan bir hukuk kurmalıdır” dedi.
Bir yıl önce silahların yakıldığını ama o silahları yakanların bir yıldır ülkeye dönemediğini belirten Bakırhan, çerçeve yasanın “cesur” olması gerektiğini söyledi: “Çerçeve yasa eşit yurttaşlığın, özgür yaşamın kapısını açmalıdır. Bu yasayla ilk düğmeyi doğru iliklersek yolumuz demokratik bir düzene çıkar.”
Miting, Agirê Jiyan’ın sahne almasıyla son buldu. Grup üyeleri, barışı temsilen güvercinler uçurdu. Alandaki yurttaşlar, grubun birbirinden güzel parçaları eşliğinde uzun bir süre halaya durdu.
Bakırhan’dan “cesur” çerçeve yasa çağrısı: İlk düğmeyi doğru iliklersek yolumuz demokrasiye çıkar







