Şiddet görüntülerinin ardından gözaltına alınan biri emekli, biri görevdeki iki korucu serbest bırakıldı. Valiliğin sürece müdahale ettiği yönündeki iddialar ise resmi makamlarca doğrulanmadı. Verilere göre, Türkiye’deki 57 bin korucudan 50 bini suça bulaşmış durumda.
HABER MERKEZİ- Şırnak’ın Uludere ilçesinde bir kadına yönelik şiddet görüntülerinin sosyal medyada yayılmasının ardından yürütülen adli süreç, gözaltına alınan şüphelilerin serbest bırakılması nedeniyle tartışma konusu oldu.
MA’da yer alan habere göre, cep telefonu kamerasıyla kaydedilen görüntülerde, C.Ü. isimli kadara yönelik şiddet uyguladığı öne sürülen kişilerin emekli korucu Abdullah Altürk ile halen korucu olarak görev yaptığı belirtilen Cevat Rüstemoğlu olduğu belirtiliyor. Görüntülerde ayrıca Rüstemoğlu’nun kayıt alan başka bir kadına müdahale ederek çekimi engellemeye çalıştığı da görülüyor.

Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından iki şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Cevat Rüstemoğlu serbest bırakılırken, Abdullah Altürk adliyeye sevk edildi. Savcılık, Altürk’ün tutuklanmasını talep etti. Ancak mahkeme, şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vererek serbest bıraktı.
Şüphelilerin serbest bırakılmasının ardından sosyal medyada ve bazı yayın organlarında, Şırnak Valisi Birol Ekici’nin sürece müdahale ettiği ve Abdullah Altürk’ün “şehit yakını” olduğu gerekçesiyle serbest bırakıldığı yönünde iddialar gündeme geldi.
Söz konusu iddialara ilişkin valilik ya da yargı makamlarından doğrulayıcı bir açıklama yapılmadı.
’57 BİN KORUCUDAN 50 BİN’İ SUÇA BULAŞMIŞ’
Uludere’deki olay, son yıllarda korucuların adının karıştığı şiddet vakalarını yeniden gündeme taşıdı.
2022 yılında TBMM Genel Kurulu’nda İçişleri Bakanlığı bütçe görüşmeleri sırasında konuşan dönemin HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş, cinayet, kaçakçılık, cinsel saldırı, uyuşturucu ticareti ve şiddet olaylarına ilişkin çeşitli iddiaları dile getirerek, binlerce korucunun adli olaylara karıştığını ifade etmişti:
דÖzgüneş, “Kaç suçlu? 23 bin 500. Kaç yılda? 12 yılda. Ondan sonrasını hesapladığınızda, 50 bin korucu suça bulaşmış, 50 bin. Siz suç makineleri üretiyorsunuz. Ondan sonra kardeşlikmiş, vatandaşlıkmış. Böyle bir şey olamaz.”
KORUCU SUÇ MAHALLERİ: MARDİN, DİYARBAKIR, BATMAN, HAKKARİ…
2022 yılında Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Kelehkê kırsal mahallesinde korucular ile köylüler arasında çıkan tartışma kadınların da hedef olduğu bir saldırıya dönüşmüş, taş ve sopalarla darbedilen çok sayıda kişi hastaneye kaldırılmıştı. Yaralı kadınlar, korucuların kendilerine silah doğrulttuğunu ve ağır şekilde darbedildiklerini anlatmıştı.

Yine 2022 yılında Diyarbakır’da arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan olayda Ekrem Çelebi, korucu oldukları belirtilen kişilerin saldırısına uğramış, güvenlik kamerası kayıtları ve teşhislere rağmen bazı şüphelilerin uzun süre yakalanmaması kamuoyunda eleştirilere neden olmuştu.
2023 yılında ise Batman’da bir kız çocuğunun korucu olduğu belirtilen bir kişi tarafından kaçırıldığı iddiası uzun süre gündemde kalmış, ailenin etkin soruşturma yürütülmediği yönündeki açıklamaları tartışma yaratmıştı.
Aynı yıl Ağrı’nın Patnos ilçesinde emekli korucu Cemil Türk’ün kızı Dilan Türk’ü öldürdüğü, oğlunu ise ağır yaraladığı olay kamuoyuna yansırken, Van’ın Başkale ilçesinde görevli bir korucunun eşini ateşli silahla öldürdüğü ve ardından intihar ettiği bildirilmişti.

2024 yılında ise Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Tanê köyünde mera anlaşmazlığı nedeniyle çıkan olayda dört korucunun Yahya K. ve oğluna saldırdı. Başına kürek darbesi alan Yahya K. yoğun bakıma kaldırılırken, gözaltına alınan saldırganlar ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
İnsan hakları örgütleri ve kadın hakları savunucuları, korucuların karıştığı şiddet vakalarında etkili soruşturma yürütülmesi ve cezasızlık algısını ortadan kaldıracak yargısal süreçlerin işletilmesi çağrısını uzun süredir yineliyor.
Uludere’deki son olayla ilgili adli sürecin ise devam ettiği öğrenildi.







