BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Tekstil sektörüne Mısır darbesi

10 bin şirket kapandı, 300 bin kişi işini kaybetti

Tekstil sektörüne Mısır darbesi

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Son üç yılda 9 bin 936 şirket kapandı, yalnızca 2025’te 113 bin 491 kişi işsiz kaldı. Türkiye’nin ihracat lokomotiflerinden tekstil sektörü, artan maliyetler ve düşük ücret avantajı nedeniyle üretimini Mısır başta olmak üzere Kuzey Afrika’ya kaydırıyor.

HABER MERKEZİ – Türkiye’nin uzun yıllar ihracat lokomotifi olan tekstil ve hazır giyim sektörü tarihinin en ağır krizlerinden biriyle karşı karşıya. Resmi veriler ve sektör temsilcilerinin açıklamaları, yalnızca konjonktürel bir daralmaya değil, üretim kapasitesinin ülke dışına kaydığı yapısal bir dönüşüme işaret ediyor.

Kapanan şirketler, artan işsizlik, yükselen ithalat ve üretimin Mısır başta olmak üzere düşük maliyetli ülkelere taşınması, sektörün geleceğine ilişkin kaygıları büyütüyor.

ÜÇ YILDA YAKLAŞIK 10 BİN ŞİRKET KAPANDI

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre tekstil, hazır giyim ve bağlantılı alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin sayısında son üç yılda dikkat çekici bir gerileme yaşandı.

2022 sonundan bu yana sektörde 9 bin 936 şirket faaliyetini sonlandırdı. Bunun 4 bin 987’si yalnızca 2025 yılı içinde kapandı. Aynı dönemde sektörde faaliyet gösteren şirket sayısı da 7 bin 96 azaldı.

Şirket kapanışlarının en ağır sonucu istihdamda yaşanıyor.

Sadece 2025 yılında tekstil ve hazır giyim sektöründe 113 bin 491 kişi işini kaybetti. 2022 sonundan bu yana toplam istihdam kaybının ise 300 bin kişiyi aştığı belirtiliyor.

Sektör temsilcileri daha da karamsar. TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, son üç yıldaki istihdam kaybının 380 bine ulaştığını, mevcut ekonomik koşulların sürmesi halinde bu sayının daha da artacağını söylüyor.

Son dönemde sektör temsilcileri tarafından yapılan değerlendirmelerde, mevcut eğilim devam ederse 100 bin kişinin daha işsiz kalabileceği uyarısı yapılıyor.

UCUZ İŞÇİLİK

Üretimin Mısır’a kaymasının ardındaki temel etkenlerden biri de işçilik maliyetleri.

Mısır’da asgari ücret, Türkiye’nin oldukça altında bulunuyor. Özellikle emek yoğun üretim yapan tekstil sektöründe bu maliyet farkı yatırım kararlarında belirleyici hale geliyor. Sektör temsilcileri, Türkiye’deki yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişim sorunlarının da şirketleri yurt dışına yatırım yapmaya yönelttiğini ifade ediyor.

Mısır’ın en büyük hazır giyim ihracatçısı konumuna gelen Yeşim’in sadece İsmailiye bölgesindeki tesisinde 4 bin 500 kişi çalışıyor. Toplam çalışan sayısı 10 bin 500 kişi olan şirketin hedefi 2030 yılına dek bu rakamı 20 bine çıkarmak.

LC Waikiki’nin fabrika ve mağazalardaki çalışan sayısı 4 bini aştı. Eroğlu, yeni yatırımıyla 2.750 kişiye iş verecek. Gamateks ise bin 500 olan çalışan sayısını yeni yatırımla ikiye katlamaya hazırlanıyor.

REKABET GÜCÜ ERİDİ

Türkiye, uzun yıllar Avrupa’nın en önemli tekstil ve hazır giyim üreticilerinden biri olarak öne çıktı. Ancak son yıllarda tablo tersine döndü. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre hazır giyim ihracatı 2025 yılında yüzde 6,3 gerileyerek 16,8 milyar dolara düştü.

Sektörün dünya tekstil ve hazır giyim ticaretindeki payı son 35 yılın ardından ilk kez yüzde 3’ün altına indi. Avrupa Birliği pazarındaki pay da yaklaşık otuz yıl sonra yüzde 5’in altına geriledi. Sektör temsilcilerine göre yüksek enflasyon, artan işçilik maliyetleri ve uzun süre baskılanan döviz kuru, Türkiye’nin fiyat avantajını büyük ölçüde ortadan kaldırdı.

İÇ PAZARDA DA İTHALAT BASKISI

Krizi derinleştiren bir başka unsur ise ithalat. Son yıllarda iplikten kumaşa, hazır giyimden sentetik ürünlere kadar birçok kalemde ithalat hızla arttı. Özellikle düşük maliyetli ithal ürünlerin iç pazardaki ağırlığının büyümesi, yerli üreticilerin rekabet alanını daralttı.

Sektör temsilcileri, ithal iplik ve kumaş girişinin kolaylaşmasının yerli üretimi zayıflattığını, sentetik ve petrol türevi ürünlerin piyasadaki ağırlığının arttığını savunuyor. İthalatın 2022’den bu yana yaklaşık iki katına çıkarak 5 milyar dolar seviyesine ulaşması da bu dönüşümün ekonomik boyutunu ortaya koyuyor.

“QIZ” SİSTEMİ ROTAYI MISIR’A ÇEVİRDİ

Türkiye’de üretim maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte birçok firma yatırımını yurt dışına kaydırıyor. Sektör kaynaklarına göre yalnızca Mısır’a taşınan Türk tekstil fabrikalarının sayısı 160’ı geçti.

2024 verilerine göre Mısır’da faaliyet gösteren 1.700 Türkiye sermayeli şirket bulunuyor. Bu şirketlerin toplam yatırımı 3 milyar doların üzerinde. Tekstil ve hazır giyim alanında faaliyet gösteren fabrika sayısının ise 200’ü aştığı belirtiliyor.

Mısır’ın son yıllarda bölgesel tekstil üretim merkezi haline gelmesinde ise yalnızca düşük işçilik maliyetleri değil, uluslararası ticaret anlaşmaları da belirleyici rol oynuyor.

Mısır’ın ABD pazarındaki yükselişinin arkasında “Nitelikli Sanayi Bölgeleri” (Qualified Industrial Zones-QIZ) sistemi bulunuyor.

ABD, İsrail ve Mısır arasında uygulanan bu sistem kapsamında belirlenen sanayi bölgelerinde üretilen ürünler, belirli oranda İsrail girdisi kullanılması şartıyla ABD’ye gümrüksüz ve kotasız ihraç edilebiliyor. QIZ uygulamasının ardından Mısır’ın ABD’ye yaptığı hazır giyim ihracatı belirgin biçimde arttı. Bugün ABD’ye yapılan Mısır ihracatının yaklaşık yüzde 45’ini giyim ürünleri oluşturuyor.

Ekonomistler, bu avantajın Türk yatırımcılar açısından Mısır’ı yalnızca ucuz işçilik sunan bir ülke olmaktan çıkarıp, aynı zamanda ABD pazarına erişim sağlayan stratejik bir üretim üssüne dönüştürdüğünü belirtiyor.

ÇERKEZKÖY ALARM VERİYOR

Türkiye tekstil sanayisinin simge merkezlerinden biri olan Tekirdağ Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi de dönüşümün etkilerini hissediyor.

2019 yılında bölgede faaliyet gösteren 67 tekstil fabrikası, yaklaşık 3,5 milyar dolarlık ihracatın yarısını gerçekleştiriyordu. İngiltere, Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine yapılan ihracatta bölge önemli bir üretim merkezi olarak öne çıkıyordu.

Bugün ise sektör temsilcileri, Avrupa’daki talep daralması ve maliyet baskısı nedeniyle siparişlerin azaldığını, birçok fabrikanın kapasite düşürdüğünü ya da yatırım planlarını yurt dışına kaydırdığını belirtiyor.

DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan‘ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, özellikle Tekirdağ, Çerkezköy, Çorlu ve Ergene hattında yaşanan fabrika kapanmaları ile kitlesel işten çıkarmaların araştırılmasını istedi.

Önergede, Tekirdağ’daki 14 organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren fabrikaların yaklaşık yüzde 40’ının tekstil sektöründe bulunduğu, bu nedenle bölgenin krizden en ağır etkilenen üretim merkezlerinden biri haline geldiği belirtildi.

Konukçu, bakanlıktan son beş yılda Çerkezköy ve çevresinde kaç fabrikanın kapandığı veya üretimini yurt dışına taşıdığı, bu süreçte kaç işçinin işsiz kaldığı, kadın işçilerin istihdama dönüşü için herhangi bir eylem planı hazırlanıp hazırlanmadığı, kitlesel işten çıkarmaların bölgedeki ücretler üzerindeki etkisinin incelenip incelenmediği ve sendikal hak ihlallerine ilişkin kaç şikâyetin işleme alındığına dair ayrıntılı verilerin açıklanmasını talep etti.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz