BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Sayfo/Seyfo Katliamı

Sayfo/Seyfo Katliamı

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Yüksel Mutlu

Anadolu ve Mezopotamya toprakları, tarih boyunca dünya kültürüne, insanlığa önemli katkılar yapmış, insanlık tarihi için büyük buluşlar gerçekleştirmiş, çok ciddi direnişler gerçekleştirmiş  ama çoğu zamanda farklı olan halklara, inançlara, kültürlere yönelik katliamlar, soykırımlar, asimilasyonlara en derin acılara tanıklık etmiş bir coğrafya. Fark ettim ki geçen sayıda NûMedya24’e yazdığım yazı katliamla ilgili. Bu da öyle katliamla ilgili bir yazı olacak ne yazık ki. Fakat ne yapalım ki adeta Türkiye’nin kanlı bir takvimi var her güne neredeyse bir anma, bir katliam düşüyor.

İtiraf edeyim halklar ve inançlar üzerine çalışınca işin ne kadar vahim olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. İnsan konuyla alakalı genel geçer şeyler biliyor fakat ayrıntıya girince aslında yapılanların ne kadar birbirine benzediğini görüyorsunuz. Mesela Seyfo Katliamı’nın Dersim Tertelesine ne kadar benzediğini, Ermenilerin yaşadığından bunlardan farklı olmadığını, Rumların yaşadıklarının birbirine benzediğini görüyorsunuz ve bu insanı çok acıtan bir şey. Kadim olan bu coğrafya adeta acılarla, katliamlarla bugüne gelmiş Aynı şeyler: zamanları ve yerleri farklı, halklar inançlar farklı o kadar.

Mezopotamya coğrafyasının kadim halklarından olan Süryanilerin nüfusunun büyük bir bölümünün katledildiği dönem “kılıç” anlamına gelen Seyfo /Sayfo adıyla anılmaktadır. 15 Haziran 1915 tarihi Osmanlı döneminde Süryanilere uygulanan katliamın başlangıcı olarak kabul edilir. Bu “Kılıç artığı “kelimesi şimdilerde tartışılan Kılıçdaroğlu için bir gazetecinin kendi sosyal medya hesabından “kılıç artığı” demesini hepimize tekrardan hatırlatıyor değil mi? Soykırımlardan kurtulan Aleviler, Ermeniler, Süryaniler, Rumlar egemen zihniyet için “kılıç artığı” sayılıyor. Ölümlerden, katliamlardan arta kalanlar, tesadüfen ölmeyenler… İçinde küçültücü, aşağılayıcı anlam taşıyan bir kelime “kılıç artığı” ve her şeyden önce ömür boyunca unutulmayacak bir şey, derin bir hafıza yaratıyor.

Hıristiyanlığı ilk kabul eden halk olarak Süryaniler 1915 yılında SAYFO/SEYFO “kılıç artığı” olarak isimlendirilen bir katliama uğradılar. 500 bin Süryani’nin katledildiği ya din değiştirmeye zorlandığını biliyoruz, zorla Müslüman olanlar yaşama sansı buldular. Bu Cumhuriyet sonrası Şark Islahat Planı’na benziyor; tekleştirme politikası aynı işliyor, Süryani nüfusun geri kalan kısmı da dünyanın çeşitli ülkelerine göç etmek zorunda kaldı. Aslında bakıldığında Osmanlı döneminde Süryanilerin ayaklanması söz konusu değil. İmparatorluğun yok etme politikasının sonucudur. Süryani toplumu Osmanlı döneminde ekonominin önemli bir kısmını elinde tutuyordu, belki de sebeplerden biridir.

Bu katliamlar 1915’den 1924’ e kadar devam ediyor. Süryaniler  daha çok  Suriye’ye göç ettiler, çeşitli ülkelere dağıldılar. 1926’dan sonra Süryanice köy isimleri Türkçeleştirildi tıpkı Kürdistan’ın her yerinde olduğu gibi Dersim’de olduğu gibi. Dersim adının Tunçeli olduğu gibi. Şu anda Süryanilerin dili, kültürü ve kimliği tehdit altında, kiliseleri ibadet yerleri tahrip edilmiş. Mülklerine, evlerine el konulmuş, Süryanice eğitim veren okullar kapatılmış. Çoğunlukla Avrupa’da yaşayan nüfusun az bir kısmı sadece yaz sezonu köylerini, geçmişlerini, atalarının topraklarını ziyaret edebiliyorlar.

Mesela köyüne geri dönen Hürmüz Diril ailesi bunun en çarpıcı örneği ve hala Hürmüz’ün katilleri bulunamadı. Ailesi onu arıyor, sosyal medyada kampanyası devam ediyor.

Kürdistan coğrafyasında yaşayan Süryani halkı bugün dünyanın bir çok ülkesine dağılmış durumda, fakat güçlü bir diasporası var, akademisyenleri var ve her şeyden önce ulusal bilinçleri var, her yıl Sayfo/Seyfo katliamının yıldönümlerinde anmalar yapılıyor, kendi geçmişlerini yaşadıklarını not ediyorlar. Talepleri var hem iktidarlardan, devletten hem de Kürt hareketinden. Ve Süryani toplumu kendi mücadelesini veriyor, DEM Parti’de milletvekilleri var onları temsil ediyor, Süryani toplumunun sözü talebi TBMM kürsüsünde karşılık buluyor ve kendi toplumunun sorunlarını, soru önergelerini veriyor, hakikatini arıyor. Avrupa’da ve birçok ülkededaha diplomasi yapıyorlar.

Bu konuda hepimize düşen ödevler var: Kürtlerin bu yaşananlar konusunda bilgi sahibi olması çok önemli. Neler oldu? Süryaniler nasıl katliamdan geçtiler? Ve onların kendi topraklarına geri dönmesi için elimizden geleni yapmamız gerekiyor.

Lozan’da tıpkı Aleviler gibi azınlık olarak dahi kabul edilmeyen Süryaniler, kendilerine uygulanan bu katliamı unutmayıp, unutturmayacaklar.

Yüzleşme en önemli kısmıdır: Bu olmadıkça hiçbirimiz geleceğe güvenle bakamayız. Düşünün ki Osmanlı döneminde bu zulmü yaşamış bir toplum Cumhuriyet döneminde neler yaşar…

Kayıplar geri gelmeyecek, travmalarımız kuşaktan kuşağa geçecek ama mücadele ve hakikat arayışı da bitmeyecek. Nasıl ki 111 yıl sonra Sayfo katliamını unutmadıysak…

Sonuçta toplumsal barışın inşası için çaba verdiğimiz, emek gösterdiğimiz böylesi bir dönemde Kürt sorununun çözümüyle birlikte demokratik bir toplum inşa edilirse, Türkiye’de yaşayan tüm Kürtlerin, Süryanilerin, Arapların kısacası tüm halkların ve inançların talebi gelişme gösterecektir.

Demokrasi Süryani halkının beklentisidir, aslında tüm halkların isteğidir. Barış ve Demokrasi için, ortak bir yaşam için gerçeklerle yüzleşerek yeni bir toplum kurmak mümkündür.

Süryani halkının acısını paylaşarak, yan yana durarak ortak bir gelecek kurabiliriz…

Anılarına saygıyla…

Yüksel MUTLU kimdir?

Uzun yıllar aktif olarak Eğit-Sen ve Eğitim-Sen de sendikal faaliyetlerinden sonra İHD Ankara Şube yöneticiliği, İHD Ankara şube Başkanlığı, 2002-2008 yılları arası İHD Genel Merkez Yöneticiliği yaptı. 2008-2009 yıllarında Türkiye Barış Meclisinin kuruculuğunu ve sözcülüğünü yaptı.

30 Mart 2014 seçimlerinde kayyum atanana dek Mersin Akdeniz Belediyesi Eş Başkanlığı’nı yaptı.

DEM Parti Halklar İnançlar Komisyonu Eşsözcüsü.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz