İsviçre’de aşırı sağcı SVP’nin nüfusu 2050 yılına kadar 10 milyonla sınırlandırmayı öngören referandumu bu hafta sonu sonuçlanıyor. Teklifin kabul edilmesi halinde iltica, aile birleşimi ve oturum izinlerine yönelik yeni kısıtlamalar gündeme gelebilir.
HABER MERKEZİ – İsviçre’de aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) nüfusun 2050 yılına kadar 10 milyonla sınırlandırılmasını öngören referandumu bu hafta sonu sonuçlanıyor.
Teklifin kabul edilmesi halinde hükümetin nüfusu sınırlandırmak için yeni önlemler alması gerekecek. Öneriye göre nüfusun 2050’den önce 9,5 milyona ulaşması durumunda aile birleşimi, oturum izinleri ve iltica alanlarında daha sert kısıtlamalar uygulanacak.
Guardian’ın haberine göre nüfusun 2050 yılına kadar yine de 10 milyonu aşması halinde ise hükümet, Avrupa Birliği ile yaptığı serbest dolaşım anlaşmasından çekilmek zorunda kalacak. Bu durum İsviçre’nin AB tek pazarına erişiminin sona ermesi anlamına gelebilecek.
İsviçre’de doğrudan demokrasi sistemi kapsamında, 18 ay içinde 100 bin imza toplayan girişimler referanduma götürülebiliyor. Yılda dört kez düzenlenen referandumlar, göç karşıtı politikalarıyla bilinen SVP’nin uzun süredir kullandığı siyasi araçlardan biri olarak öne çıkıyor.
NÜFUS ARTIŞI VE GÖÇ TARTIŞMASI
İsviçre’nin nüfusu, AB ile serbest dolaşım anlaşmasının yürürlüğe girdiği 2002 yılından bu yana yüzde 23 arttı. Aynı dönemde ekonomik üretim de yaklaşık yüzde 24 yükseldi.
Ülkede yaşayanların yaklaşık yüzde 27’si İsviçre vatandaşı değil. “10 milyonluk İsviçre’ye hayır” girişiminin destekçileri, ağırlıklı olarak AB ülkelerinden gelen işçilerin konut, eğitim, ulaşım, sosyal yardım sistemi ve İsviçre’nin yaşam biçimi üzerinde baskı yarattığını savunuyor.
SVP kampanyasında, “Kontrolsüz göç İsviçre’nin çok hızlı büyümesine neden oluyor. Bunun olumsuz sonuçları hayatın her alanında hissediliyor” ifadelerini kullandı.
HÜKÜMET VE İŞ DÜNYASI KARŞI ÇIKIYOR
SVP’nin de içinde yer aldığı yedi üyeli federal hükümet ise referanduma karşı çıkıyor. Hükümet, teklifin ülkenin istikrarını tehdit edeceğini, ekonomiye zarar vereceğini ve refah düzeyini düşüreceğini savunuyor. Parlamentonun her iki kanadında da çoğunluk referandumun reddedilmesini tavsiye etti. İsviçre Sendikalar Federasyonu, İsviçre İşverenler Birliği ve ülkenin en büyük iş dünyası örgütü Economiesuisse de teklife karşı çıktı.
Uzmanlara göre İsviçre de birçok Avrupa ülkesi gibi düşen doğum oranları ve yaşlanan nüfus nedeniyle göçe ihtiyaç duyuyor. Ülkede 65 yaş üstü nüfusun oranının 2055 yılına kadar yüzde 21’den yüzde 27’nin üzerine çıkması bekleniyor.
Şubat ayında referandumun duyurulmasından bu yana yapılan son kamuoyu yoklamaları, “hayır” kampanyasının güç kazandığını gösteriyor. Ancak anketler yarışın başa baş geçtiğine işaret ediyor. Çoğu araştırma, teklifin yaklaşık yüzde 52 oyla reddedileceğini öngörüyor.
Referandumda seçmenlerin büyük bölümü oylarını posta yoluyla kullanıyor. Sandıklar pazar günü kısa süreliğine yüz yüze oy verme işlemi için açılacak. Teklifin kabul edilmesi için hem halk çoğunluğunun hem de İsviçre’nin 23 tam ve 6 yarım kantonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.
Sonuçların pazar günü öğleden sonra açıklanması bekleniyor.







