Kurtulmuş, CHP’nin grup toplantısında “genel başkanın” konuşmasının önünde yasal bir engel bulunmadığını söyledi. Kürt sorununun çözümü kapsamında devam eden sürece de değinen Kurtulmuş, “Silahların bırakılması, teslimi konusunda İmralı’nın iradesinin dışında da ciddi bir gecikme olduğunu görüyoruz. Ümit ederim ki buradaki gecikme bir an evvel kaldırılır” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un Finlandiya ve İsveç ziyareti dönüşünde gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.
Kurtulmuş, CHP’nin salı günü yapılacak grup toplantısına ilişkin tartışmalar hakkında konuştu. Kurtulmuş, “CHP’nin Genel Başkanı partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek madde yok” dedi.
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 9 Haziran Salı günü yapılacak CHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuşma yapacağı belirtilmişti.
Kurtulmuş, Kürt sorunun çözümü için devam eden süreç kapsamında çıkartılması planlanan “çerçeve yasa” ve yasal adımlara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Kurtulmuş, “Pervin Buldan’ın “Yeni bir yasa taslağı gündeme gelecek, süreç en yakın zamanda ete kemiğe bürünecek” ifadesi var. Ne zaman ete kemiğe bürüneceğinin ötesinde burada sahadaki teyitleşme tamam mı? Silahların yakılması süreci bitti mi? Buna ilişkin elimizde bir done var mı? Meclis sonuçta bununla ilgili bir adım atacak mı?” şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:
דYaklaşık yedi aylık bir çalışma, 21 toplantının sonucunda oluşmuş, çok derin tartışmalarla ortaya çıkmış bir rapor var, esasında bir ittifak var. O raporun önemli başlıklarından birisi de altıncı ve yedinci bölümler. İlki terör örgütünün silahları bırakmasıyla birlikte yapılacak olan yasal düzenlemeler, yedinci bölümde de genel olarak demokratikleşmeyle ilgili yasal adımlar konusunda siyasi partilerin mutabakatı var.
MUTABAKATIN GEREĞİNİN YAPILMASI LAZIM
Dolayısıyla bu yeni bir durum değil. Bu mutabakatın gereğinin yapılması lazım. Benim de şahsi kanaatim, demir tavında dövülür diye bir tabirimiz var. Mesele bu noktaya gelmişken, bölgesel şartlar ve Türkiye’nin siyasi dengeleri de fevkalade olumlu bir atmosfer oluşturuyorken bu adımların atılması lazım ki kimseye mazeret kapısı açık bırakılmasın.
HAYIRLI İŞTE ACELE ETMEK LAZIM
Raporun en kritik noktalarından birisi, herkesin ittifakla kabul ettiği, “kritik eşik” tanımlamasıdır. Raporun kritik eşiği olarak da örgütün silahlarını bıraktığı, kendisini tasfiye ettiğinin güvenlik birimlerince ölçülebilir, denetlenebilir bir şekilde ortaya konulması ve hatta orada kurulacak olan bir mekanizmanın zaman zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne de bilgi vermesi… Bunların hepsi raporumuzda kabul edilen konular. Burada sorumluluk ilgili güvenlik birimlerindedir. Onlar “Evet, bu konularda yeterli adımlar atıldı. Türkiye’nin terörden kurtulması ve terör riskinin ortadan kalktığını gösteren, yeterli ölçülebilir emareler vardır” derse bu süreç hızlanır. Hayırlı işte acele etmek lazım.”
SİLAHLARIN BIRAKILMASI
Daha önce de söylemiştim, Süleymaniye’de silahların yakılması çok sembolikti ama çok değerliydi. Eğer ondan sonra örgüt, üzerine düşen sorumlulukları hızlı bir şekilde yerine getirmeye devam etseydi zaten bu iş çoktan bitmişti, yasal düzenlemelerin hepsi yapılmış olurdu. Dolayısıyla burada silahların bırakılması, teslimi konusunda İmralı’nın iradesinin dışında da ciddi bir gecikme olduğunu görüyoruz. Ümit ederim ki buradaki gecikme bir an evvel kaldırılır. Direnç varsa, örgüt bu direncini artık tamamen kaldırır ve adımlar atılır.
Sayın Cumhurbaşkanından başlayarak aşağıya kadar çok sağlam bir irade var. Siyaset üzerine düşen görevi yaptı, rapor yerine geldi. Neler yapılabileceği, ne tür bir yasa yazılacak o bile raporda ana hatlarıyla ortaya konuldu. Burada “Tamam, artık silahlar bırakılmıştır” konusunun yerine getirilmesi lazım.”







