Ekrem İmamoğlu, fiziken katılması beklenen duruşma için Silivri Cezaevi’nden çıkarıldıktan sonra geri götürüldü. İmamoğlu, duruşmaya SEGBİS üzerinden katılarak yaşananlara tepki gösterdi.
HABER MERKEZİ – Tutuklanarak görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı dava kapsamında Silivri Cezaevi’nden çıkarıldı.
×İmamoğlu hakkında, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya hakaret ettiği iddiasıyla 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak istemiyle dava açılmıştı. Davada daha önce iki kez beraat kararı verilmiş, istinaf mahkemesi ise kararı usul yönünden bozmuştu. Öte yandan CHP İstanbul İl Başkanlığı, duruşma öncesinde yaptığı açıklamayla yurttaşları Anadolu Adliyesi önüne çağırmıştı.
Ancak İmamoğlu’nu taşıyan aracın yaklaşık 60 kilometre ilerledikten sonra “araç arızalandı” denilerek geri döndürüldüğü belirtildi.
Mahkeme daha önce İmamoğlu’nun duruşmaya fiziken katılmasına karar vermişti. Buna rağmen İmamoğlu, Kartal’daki Anadolu Adliyesi’ne götürülmeyerek yeniden cezaevine getirildi.
Cezaevine geri götürülen İmamoğlu, duruşmaya SEGBİS üzerinden katıldı.
İMAMOĞLU: BU, BİLİNÇLİ BİR İŞKENCEDİR
İmamoğlu, duruşmada yaşanan sürece ilişkin şu açıklamayı yaptı:
דSaat 07.20’de koğuştan alındım ve 07.30’da cezaevinden çıkarıldım. 60 kilometre yol gittikten sonra araç durdu. Kaput açılıp kontrol edildi, daha sonra araç geri dönmeye başladı. Aracın arıza yaptığı ve bu nedenle geri dönüldüğü söylendi. Ben de ‘Bir dakika, ne yapıyorsunuz? Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir?’ dedim. Aracın gerçekten arızalı olduğuna inanmadığımı söyledim. ‘Bu yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin’ dedim. Bunun ayıp, yazık ve günah olduğunu söyledim. İtiraz ettim, sesimi yükselttim. Daha sonra kapıyı kapattılar ve beni tekrar araca bindirerek cezaevine geri götürdüler.
Bir başsavcının egosu zedelenecek diye, bir başsavcının adil yargılanmamı engellemeye yönelik tutumu nedeniyle gece yarısı ya da sabah saatlerinde bir talimat verilmiş ve benim duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur. Bu tezgâh işletilmiş ve ben ciddi anlamda psikolojik işkenceye maruz bırakılmış durumdayım. Bu ilk değildir, son da olmayacaktır. Bugün yaşanan tarihi bir zulümdür, işkencedir. Bu işkenceye sebep olanlar hakkında işlem yapılmasını mahkemenizden talep ediyorum. Bu konuda avukatlarımla acilen görüşmek istiyorum. Bu bilinçli bir işkencedir. Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum. Ayrıca bana yalan söylendi. Araç arızası denilerek bu ülkenin askeri ve komutanları bir başsavcının talimatına alet edildi. Tarafıma gerçeğe aykırı bilgi verildi.”
TEZCAN: BU ADALET DEĞİL, ÖRGÜTLÜ İŞKENCEDİR
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’dan tepki geldi. İmamoğlu’nun mahkeme salonuna getirilmeden Silivri’ye geri götürülmesi kararının mahkeme hakimine rağmen alındığını ileri sürerek, şunları dile getirdi:
“Mahkeme hakiminin kararı ve ‘Ben huzurda dinleyeceğim’ demesine rağmen fiilen inisiyatif alarak savcılık makamı tarafından buraya gelmesi engelleniyor.
Siz cezaevinden yargılanan kişiyi alıp arabaya bindirip 60 km götürüp ondan sonra geri cezaevine götürmeniz, tam da psikolojik işkencenin en çarpıcı, en tipik örneğidir. Ne yazık ki bugüne kadar bütün bu yargılama süreçlerinde bunları yaşıyoruz. Bu çok açık biçimde adil yargılanma hakkının ihlalidir, ceza yargılamasındaki yüz yüzelik ilkesinin ihlalidir, savunma hakkının ihlalidir. Bu adalet değil eziyettir, örgütlü işkencedir. Bu, iktidarı elinde bulunduranların bugüne kadar sürdürdükleri gibi örgütlü işkence yapmasının, baskı yapmasının yeni modelleridir.”







