Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan, CHP hakkındaki mutlak butlan kararı için “Ekonomik politikalardan azade yalnızca bir hukuk meselesi olarak görmemiz mümkün değildir” dedi. Arıkan siyasette arınma çağrısı yaptı: “Sadece belediyelerin arınması yetmez. Bakanlıkların da arınması şarttır.”
HABER MERKEZİ – Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Grubu’nun Meclis’teki haftalık grup toplantısında konuştu.
Türkiye’nin hukuk ve demokrasi bakımından ciddi bir sınavdan geçtiğini söyleyen Arıkan, siyasetin asli görevinin ortak meseleleri konuşabilmek ve çözüm üretebilmek olduğunu dile getirdi. Arıkan, son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere değinerek, Türkiye’nin en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin siyasetin normalleşmesi olduğunu söyledi. “Ama bugün maalesef ülkemizde anormal bir süreç yaşanıyor” diyen Arıkan, CHP için mahkemenin verdiği mutlak butlan kararını değerlendirdi. Arıkan, şöyle konuştu:
“Bu mesele, yalnızca hukuk ya da siyaset meselesi değildir. Türkiye, büyük döviz krizleri ve tıkanmalar sonrasında üç kez yapısal dönüşüm geçirdi. 1950’lerin sonunda, 1980’lerin başında ve 2000’lerin başında bu dönüşümler yaşandı. Her seferinde ekonomik düzen yeniden kuruldu. Hem toplumsal ilişkiler hem siyasal alan yeniden şekillendirildi. Bugün yaşadığımız yüksek enflasyon, yüksek faiz ve dış finansman ihtiyacı mevcut büyüme modelinin tıkanmışlığını işaret etmektedir. Hukukun bu kadar aşınması, yargının siyasallaşması, demokratik alanın daralması aynı tıkanmışlığın sonucudur. Bugün mutlak butlan tartışmasını izlenilen ekonomik politikalardan azade yalnızca bir hukuk meselesi olarak görmemiz mümkün değildir. Ekonomideki tıkanma ile siyasetteki anormal, aynı yapısal krizin farklı görünümleridir.”
“SAMİMİ BİR ARINMA OLACAKSA BU TEPEDEN TIRNAĞA OLMALI”
Siyasete arınma çağrısında bulunan Arıkan, “Topyekün siyasetin, topyekün bu sistemin arınması gerekir. Siyasetin üzerine çöken kirli gölgeyi, menfaat ilişkilerini, liyakatsiz kadrolaşmaları kökünden kazımadan bu ülkeye huzur getiremezsiniz. Mesele arınmaysa, sadece belediyelerin arınması yetmez. Bakanlıkların da arınması şarttır. Devletin en mahrem, en kritik makamlarının ihale baronlarından, akraba kayırmacılığından temizlenmesi şarttır. Bürokrasinin arınması şarttır. Ve en önemlisi, yargının arınması şarttır. Adaletin mülkün temeli olmaktan çıkarılıp, güçlünün kalkanı haline getirildiği bir düzende arınmadan bahsedilemez. Yetmez. Medyanın, iş dünyasının, gazeteciden siyasetçiye tüm kamunun arınması şarttır. Eğer bu ülkede bir temizlik başlayacaksa, samimi bir arınma olacaksa bu tepeden tırnağa olmalıdır” diye konuştu.
“MEVCUT İKTİDAR, HESAP SORMAYAN BİR MUHALEFET İSTİYOR”
Türkiye’de muhalefet sorunu değil, iktidar sorunu olduğunu söyleyen Arıkan, “Mevcut iktidar risksiz, tehlikesiz, emir kulu bir muhalefet arıyor. Yani dekor vazifesi yapan bir muhalefet. Neden? Çünkü iktidarda kalabilmek için daha yapacak çok işleri var” dedi.
“YENİ ANAYASA’YA KARŞI DEĞİLİZ ANCAK…”
Yeni Anayasa tartışmalarına ilişkin de konuşan Arıkan, “Peki yeni Anayasa’yı bu kadar acil kılan ne?” diye sordu ve ekledi:
“Biz yeni anayasa karşı değiliz. Ancak anayasa sıradan bir metin değildir. Millet adına yazılacak hiçbir gelecek metni, bu siyasi fırtınaların arasında, bu toz bulutlarının içinde, cevapsız soruların gölgesinde hazırlanamaz. Mesele keşke sadece iç siyaset meselesi olsa. Dünyanın bu yeni döneminde artık hiçbir siyasi dönüşüm, sadece bir ülkenin iç meselesi olarak okunmuyor. Bugün yaşanan tartışmalar, sadece bir parti meselesi, sadece bir anayasa meselesi veya sadece bir iktidar-muhalefet çekişmesi değildir.”







