Sanatın, yaşamın ve yaşama dair her şeyin ne kadar içinde olduğunu hatırlayarak bir umutla başladığım haftanın finalinde, bir yılan tarafından yutulmaya çalışılan bir melek gibi kanatlarımı çırpmaya çalışırken buldum kendimi yine. Cumhuriyet Halk Partisi üzerinde planlanmış üst düzey bir siyasal mühendislik faaliyetine uydurulmuş “hukuki zarf” olan mutlak butlan meselesinin, Türkiye’nin siyasi rejimi açısından korktuğumuz şeye denk gelip gelmeyeceğini yine de hamlenin kendisinden ziyade süreç belirleyecek. Bu yazının konusu ise iktidarın butlan hamlesinin Türkiye toplumunun duygu durumuna etkisi. Bir kez daha ne yerde ne gökteyiz işte. Devleti yönetenlerin devleti yönetebilmek için hepimize reva gördüğü o daimî araftayız.






