BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

‘Süreci gölgelemeye yönelik bir adım’

'Mutlak Butlan' - Doğan: Mesele, Türkiye'nin demokrasi meselesi

‘Süreci gölgelemeye yönelik bir adım’

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

MYK toplantısı sonrasında konuşan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP’ye yönelik mutlak butlan kararını değerlendirdi. Bu tür adımların Kürt meselesiyle ilgili süreci gölgelemeye yönelik olduğunu belirten Doğan, “Sorun yalnızca bir siyasi partinin geleceği ile ilgili değildir. Mesele Türkiye’nin demokrasi meselesi” dedi. 

HABER MERKEZİ – Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararı ardandan DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) dün olağnüstü toplantısını gerçekleştirdi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, bugün MYK toplantısına dair açıklamalarda bulundu.

Partisinin genel merkezinde konuşan Doğan, “Mutlak butlan kararı yalnızca bir partiyi değil, Türkiye’nin demokrasi meselesini ilgilendiriyor” dedi ve ekledi:

“Sorun sadece CHP’nin geleceği değil; halk iradesinin müdahaleye açık hale gelmesidir. Demokratik siyaset alanına yönelen her müdahale, tüm toplumu ilgilendirir. Halk iradesine yönelik müdahaleler, yalnızca bir partinin değil demokrasinin sorunudur.”

CHP ZİYARETİ VE KILIÇDAROĞLU’NUN GENEL BAŞKANLIĞI

Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını tanıyıp tanımayacaklarına ilişkin Ayşegül Doğan, hiçbir muhalefet partisinin parçalanmasından yana olmadıklarını, CHP’nin ortaya koyacağı tutum ve yol haritasına göre kendilerinin de buna göre tutum alacağını ifade etti. Ayşegül Doğan, CHP’ye yönelik ziyaretin ise program uygunluğuna göre kurullarında tartışacaklarını belirtti.

MUTLAK BUTLAN KARARI: ‘SADECE CHP’NİN MESELESİ DEĞİL’

MYK toplantısında “mutlak butlan” kararını ve olası yaratacağı riskleri ve sonuçları tartıştıklarını ifade eden Ayşegül Doğan, kararın hukuka aykırı olduğunu söyledi. Ayşegül Doğan, şunları dile getirdi:

“DEM Parti olarak ilkesel tutumumuz dün olduğu gibi bugün de demokratik siyasete dönük saldırılara karşı halk iradesinin yanında yer almaktır. Bunu geçmişten bugüne hep bu şekilde düstur edindik, bundan sonra da böyle olacak. Dolayısıyla mutlak butlan kararı yalnızca bir siyasi partinin yönetimini, delegelerini ya da ona gönül veren milyonlarca seçmeni değil, demokrasiyi esastan etkilediği için hepimizi, tüm Türkiye’yi ilgilendiriyor. Sorun yalnızca bir siyasi partinin geleceği veya tırnak içerisinde hukuki varlığı ile ilgili değildir. Mesele Türkiye’nin demokrasi meselesi. Eğer bugün ana muhalefetin yönetimine yargı eliyle müdahale edilebiliyorsa yarın herhangi bir siyasi partinin akıbetine de yargı eliyle müdahale edilebilir demektir. Yarın herhangi bir belediyenin de aynı şekilde geleceğine, yapacaklarına, kararlarına müdahale edilebilir demektir. Halk iradesi doğrudan müdahaleye açık hale getiriliyor. Bu karar, Türkiye’nin demokratik geleceğine dönük doğrudan bir müdahale. Bu yüzden sadece CHP’ye değil, böyle değerlendirmek eksik kalır; ya da sadece CHP’nin iç meselesiymiş gibi görmek değil, daha geniş bir açıdan nasıl bir öngörülemezlik yaratabileceğini de iyi değerlendirmek gerekir. Dolayısıyla demokratik siyaset alanına yönelen bir karar olarak gördüğümüzü de ifade etmek isterim.”

‘SÜRECİ GÖLGELEMEYE DÖNÜK ADIMLAR’

Kürt meselesiyle ilgili süreç devam ederken CHP belediyelerine yönelik operasyonların gerçekleştirildiğini de hatırlatan Ayşegül Doğan, devamında şöyle konuştu:

“Bir yandan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni konuşurken, bir yandan 27 Şubat 2025 çağrısı konuşulurken ne oldu? 19 Mart operasyonları başladı. Şimdi de yasal düzenlemeleri tartışmaya başladığımız, hatta eşiğine geldiğimizi düşündüğümüz bugünlerde alınan mutlak butlan kararı açıkça Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni gölgelemeye dönük adımlar olarak değerlendiriliyor. Bizim tarafımızdan böyle değerlendiriliyor. Barış ve demokrasi birbirinden ayrılamaz. Hepimizin bu konuda karamsarlıktan çok iyimserliğe, umuda ihtiyacı var. Güvensizliğe değil, güvene ihtiyacı var, inançsızlığa değil inanç duymaya ihtiyacı var. Toplumsal barışı sağlama çabalarının yoğunlaştığı böylesi tarihsel bir dönemde hukuk dışı her karar, her uygulama anti-demokratik, her gölge ancak ve ancak Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne olan inançsızlığı büyütür ve kutuplaştırmayı arttırır. Dolayısıyla yargı, siyasi alanı düzenlemenin ya da muhalefeti şekillendirmenin aracı olmamalı. Artık siyasetin emrinde yargı görüntüsünden Türkiye kurtulmalı. Yargının görevi hukukun üstünlüğünü korumaktır. Milyonlarca seçmenin demokratik iradesine ve siyasi tercihini yok saymak değil.

‘TARAFIMIZ NET: DEMOKRASİ’

“Bütünlüklü muhalefet yine demokratik ülkelerde olur ve muhalefet sadece demokrasilerde vardır. O yüzden biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin de bu zor günleri bütünlüklü duruşunu koruyarak yine bütünlüklü bir şekilde aşacağına inanıyoruz. Tekrar etmek isterim ki, DEM Parti olarak her zaman demokrasi ve hukukun yanında olduk. Dün de öyleydi, bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Mücadelemiz adil, özgür, eşit, demokratik bir yaşam için. Hepimizin soluk alabileceği, hepimizin eşit bir şekilde soluklanabileceği bir ülke için. O yüzden bizim tarafımız net. Demokrasi, demokrasi, demokrasi. İşte olduğumuz taraf tam olarak burası. Bu ülkede yüreği demokrasiyle atan milyonlarca yurttaşla bir aradayız, yan yanayız. Bir arada ve yan yana olmaya devam edeceğiz.”

İMRALI ZİYARETİ: PAZAR GÜNÜ PLANLANIYOR

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, İmralı’da Abdullah Öcalan’ın ziyaret edilip edilmeyeceği hakkındaki soruya şöyle yanıt verdi:

“Bir aksilik olmazsa İmralı heyetimiz Pazar günü İmralı’da Sayın Öcalan ile görüşmeyi planlıyor. Umarız bir aksilik olmaz ve bu görüşme gerçekleştirilebilir. Bu havada da olsa, bu koşullarda da olsa moralimizi yüksek tutup, umuda sarılarak bayrama gidiyoruz malum. Bayram tadında gerçekten günler yaratmak için Türkiye’de mücadeleyi birlikte yükseltmeye devam edeceğiz diyorum.”

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz