Kıbrıs sorununun çözümü için masaya oturmadan önce belli koşulların oluşması gerektiğini belirten Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Güney Kıbrıs, eşitlik, güvenlik ve egemenlik haklarımızı tanıyan bir anlaşmaya varsa, biz çözüme varız” dedi. Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, bir hafta önce, “Yıl sonuna kadar somut bir çözüm planı ortaya çıkabilir” demişti.
HABER MERKEZİ – Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Kulübü tarafından düzenlenen “Doğu Akdeniz’de Değişen Dengeler ve Kıbrıs” başlıklı programda açıklamalara bulundu.
Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erhürman, göreve geldikten sonra Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile görüşmelere başladığını ancak kapsamlı çözüm müzakereleri için belirli koşulların oluşması gerektiğini anlattı.
“MASAYA OTURMADAN ÖNCE BELİRLİ KOŞULLARIN OLUŞMASI GEREKİR”
Erhürman, konuya ilişkin futbol maçı benzetmesini yaparak şöyle devam etti:
“Bu defa geçmiştekilerden farklı olarak sahaya çıkmadan önce, maç başlamadan önce maçın kurallarını belirleyelim. Maçın kuralları belli olsun sonra sahaya çıkalım. Bir görüşme masası var, bir de müzakere masası var. Dedim ki; ‘(Cumhurbaşkanlığına) Gelir gelmez görüşme masasına oturacağım’ ama müzakere masasına, yani Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümünün konuşulduğu masaya oturmadan önce belli koşulların oluşması gerekiyor.”
“4 MADDELİK METODOLOJİ ÖNERDİK”
Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğinin tartışma konusu olmadığının altını çizen Erhürman, geçmiş müzakere süreçlerinden ders çıkarılması gerektiğine işaret etti.
Erhürman, müzakerelerde 4 maddelik metodoloji önerdiklerini aktararak bunların Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğinin teyidi, geçmiş yakınlaşmaların korunması, süreç için zaman sınırlaması konulması ve Güney Kıbrıs tarafının masayı devirmesi halinde Kıbrıs Türk halkına bazı kazanımlar sağlanması olduğunu söyledi.
“HAKLARIMIZI TANIYAN BİR ANLAŞMA VARSA, ÇÖZÜME VARIZ”
Erhürman, “[Güney Kıbrıs], Kıbrıs Türk halkının eşitlik, güvenlik ve egemenlik haklarını tanıyan bir anlaşmaya varsa biz çözüme varız. Yoksa zaten müzakere masasını kurmaya gerek yok” ifadelerini kullandı.
Erhürman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkilerine dair seçim sürecinde ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığına dikkati çekerek “Türkiye Cumhuriyeti ile istişare etmeksizin Kıbrıs politikasında pozisyon alan tek bir Kıbrıslı Türk lider yoktur” diye konuştu.
“İSRAİL, YUNANİSTAN VE GÜNEY KIBRIS ÜÇLÜ İTTİFAK KURDU”
Doğu Akdeniz’de enerji ve güvenlik meselelerine de değinen Erhürman, Güney Kıbrıs’ın Kıbrıs Türk halkını yok sayarak enerji ve askeri anlaşmalar yaptığını söyledi.
Erhürman, “Şu anda Gazze’de dünyanın gözünün içine baka baka çocukları öldüren İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs üçlü ittifak kurmuşlardır” dedi.
Erhürman, Girit Adası’ndan Güney Kıbrıs’a, oradan da İsrail’e uzanacak denizaltı kablolu elektrik bağlantısının (Great Sea Interconnector-GSI) ekonomik ve siyasi açıdan uygulanabilir olmadığını belirterek enerji projelerinde Türkiye’nin dışlanamayacağını savundu.
HRİSTODULİDİS, “ÇÖZÜM PLANI YIL SONUNA KADAR ORTAYA ÇIKABİLİR” DEMİŞTİ
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletlerin (BM), bu yıl sonunda koltuğunu devredecek olan Genel Sekreter Antonios Guterres‘in görev süresi dolmadan yeni bir girişimde bulunabileceğini 13 Mayıs’ta açıklamıştı.
Hristodulidis, “Bir çözüm planına yol açacak gelişmelere yakın olabiliriz. Yıl sonuna kadar somut bir çözüm planı ortaya çıkabilir” demişti.
İKİ LİDER BM TEMSİLCİSİ DIAGNE İLE GÖRÜŞMÜŞTÜ
Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, mayıs atı başında BM Genel Sekreteri Özel Temsilcisi Khassim Diagne’nin Kıbrıs’taki ara bölgede bulunan konutunda bir görüşme gerçekleştirmişti.
Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin son ciddi müzakereler, olası anlaşma halinde kurulması planlanan yeni Kıbrıs federasyonunda Türkiye’nin bir rolü olup olmayacağına dair görüş ayrılıkları nedeniyle 2017 yılında çökmüştü. Söz konusu plan, güçlü bir merkezî hükümet şemsiyesi altında kendi kendini yöneten iki ayrı bölgeden oluşan bir federal yapı öngörüyordu.
Kıbrıs’ta temaslar yeniden başladı | Liderler ara bölgede bir araya geldi
KIBRIS MESELESİ VE BM’DEKİ ÇÖZÜM ARAYIŞLARI
Birleşmiş Milletler’in (BM), 2004 yılında Kıbrıs’ta referanduma sunduğu ve Türkiye’nin destek verdiği “barış planı”, Kıbrıslı Rumlarca reddedilmişti. Kıbrıslı Rumlar o dönemki BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın adıyla anılan bu planın, güvenlik endişelerini ve Ada’da yerinden edilmiş on binlerce kişinin mülkiyet haklarını gözetmediğini savunuyordu.
Referanduma katılan Kıbrıslı Rumların yüzde 75’i plan aleyhinde oy kullanmıştı. Kıbrıslı Türkler ise “Annan Planı” olarak anılan plana referandumda yüzde 65’le onay vermişti.
BM, Kuzey ve Güney Kıbrıs arasındaki meselenin çözümü için yıllardır devrede ve her iki bölge BM’ye bağlı güçlerin konuşlandığı bir ara bölge bulunuyor.
BM gözetiminde 18 Temmuz’da görüşmeler yapıldı. BM’nin ev sahipliğinde New York’ta gerçekleştirilen ve Kıbrıs meselesinin çözümü için yeniden zemin aranması amacıyla düzenlenen 5+1 formatındaki gayrı resmi konferans, beklentilerin gerisinde kaldı. Görüşmelerin ardından yapılan açıklamalarda, tarafların pozisyonlarını koruduğu, çözüm umutlarının ise bir kez daha ertelendiği gözlendi.
Taraflar arasındaki temel anlaşmazlık noktaları ise değişmedi. Kıbrıslı Türk tarafı “egemen eşitlik” ve “eşit uluslararası statü” talebini sürdürüyor. Kıbrıslı Rumlar ise, bölünmeyi kalıcı hale getirecek bir anlaşmayı ve Türkiye’nin adadaki askeri varlığını meşrulaştıracak önerileri reddediyor.







