ABD, Küba’ya yönelik baskısını artırıyor. 11 Kübalı yetkili ve istihbarat teşkilatına yaptırım uygulayan ABD’nin olası bir askeri harekatı değerlendirdiği de iddia ediliyor. Küba lideri Miguel Diaz-Canel ise ABD saldırısının “hesaplanamaz sonuçları olan bir kan banyosuna yol açacağı” uyarısında bulundu.
HABER MERKEZİ – ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba’ya yönelik tehditleri devam ediyor. ABD dün iletişim bakanı ve çeşitli askeri liderler de dahil olmak üzere 11 Kübalı yetkiliye ve ana istihbarat teşkilatına yaptırım uyguladığını duyurdu.
Bu yaptırımlar, ABD’nin 2026’nın Ocak ayından bu yana devam eden Küba’ya yönelik baskının son halkası oldu.
Başkan Donald Trump, adaya yakıt sağlayan ülkelere yaptırım tehdidinde bulunarak, elektrik kesintilerine yol açarak ve ekonomisine darbeler indirerek fiilen abluka uygulayarak ada üzerindeki baskıyı artırdı.
POLITICO: ASKERİ HAREKAT SEÇENEĞİ CİDDİ BİR ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLİYOR
Bu arada Politico haber portalına konuşan kaynaklar, ABD-Küba ilişkileri ve Trump yönetiminin Küba’ya yönelik tavrındaki değişikliğe ilişkin iddialarda bulundu.
ABD’nin, Küba’ya petrol engeli gibi baskıların sonuç vermemesinden rahatsız olduğunu öne süren kaynaklar, askeri harekat seçeneğinin eskisine göre daha ciddi bir şekilde değerlendirildiğini kaydetti. Yönetimin tavrında değişiklik olduğunu belirten ve adını vermek istemeyen bir yetkili, şu ifadeleri kullandı:
“Küba konusunda başlangıçtaki düşünce, liderliğin zayıf olduğu ve yaptırımların daha sıkı uygulanması ile ABD’nin Venezuela ve İran’da elde ettiği zaferlerin birleşiminin Kübalıları korkutup bir anlaşma yapmaya zorlayacağı yönündeydi. Şimdi İran’da işler tersine döndü ve Küba ilk başta düşünülenden çok daha dirençli olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla, askeri müdahale, daha önce hiç olmadığı kadar gündemde.”

Kaynaklar aynı zamanda olası bir askeri harekatın kapsamının tam olarak belli olmadığını, bu olasılıkların rejimi taviz vermeye zorlamak amacıyla yapılacak tek bir hava saldırısından, tamamen devirmeyi amaçlayan bir kara harekatına kadar uzanabileceğini ileri sürdü.
KÜBA DEVLET BAŞKANI DIAZ-CANEL: SALDIRI, KAN BANYOSUNA YOL AÇACAKTIR
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, X hesabından yaptığı açıklamada, Küba’nın hiçbir ülke için tehdit oluşturmadığını, saldırgan plan veya niyetlerinin bulunmadığını belirtti. Küba lideri, ABD yönetiminin de bu durumu iyi bildiğini ifade etti.
Küba’nın halen ABD’nin çok boyutlu bir saldırısına maruz kaldığını kaydeden Diaz-Canel, ülkesinin askeri bir saldırı karşısında kendisini savunma konusunda mutlak ve meşru hak sahibi olduğunu vurguladı.
Diaz-Canel, bu durumun soylu Küba halkına karşı mantıklı ya da dürüst bir nedeni olan bir savaş dayatmak için bahane olarak kullanılamayacağını sözlerine ekledi.
Las amenazas de agresión militar contra #Cuba de la mayor potencia del planeta son conocidas.
Ya la amenaza constituye un crimen internacional. De materializarse, provocará un baño de sangre de consecuencias incalculables, más el impacto destructivo para la paz y la estabilidad…
— Miguel Díaz-Canel Bermúdez (@DiazCanelB) May 18, 2026
×
TRUMP, KÜBA’YI HEDEF ALMIŞTI
ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak’ta Küba’ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören Başkanlık Kararnamesi’ni imzalamıştı.
Beyaz Saray, bu kararın, Küba’nın “zararlı eylem ve politikalarına” karşı ABD’nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumayı amaçladığını savunmuştu.
Trump, 1 Şubat’ta Küba yönetimiyle petrol tedarikinin düzenlenmesi konusunda görüşmelerin başlatıldığını duyurmuş, Küba ise bunu yalanlamıştı.
Hükümet, dışarıdan petrol gelmeden ayakta kalabilmek için acil durum paketini devreye sokmuştu.
Küba ile ilgili açıklamalarında, İran’dan sonra bu ülkeye yönelerek Küba yönetimiyle görüşeceklerini ifade eden Trump, Küba’nın “çökmüş bir devlet” olduğunu ve ancak ABD’nin bu ülkedeki siyasi ve ekonomik sorunları çözebileceğini savunuyor.







