BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

‘Thucydides Tuzağı’ aşılır mı?

Beyaz Saray Çin ile 'İran anlaşmasını' duyurdu

‘Thucydides Tuzağı’ aşılır mı?

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Trump Çin’de ve gündemde ticari konuların yanı sıra İran’daki savaş ve Tayvan da bulunuyor. Çin lideri iki ülkenin “Thucydides Tuzağı”ndan kaçınmasını istedi, Trump ise Xi’yi övdü. Beyaz Saray, İran’ın nükleer programı konusunda iki ülkenin anlaştığını duyurdu. Ancak iki ülkenin ilişkilerinde ne derece ilerleme kaydedebileceğine dair soru işaretleri var. 

HABER MERKEZİ – ABD Başkanı Donald Trump, 9 yılın ardından bir kez daha Çin’e gitti ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile beklenen görüşmeyi yaptı. Görüşmede karşılıklı övgüler ve işbirliğine ilişkin mesajlar verildi, ancak bunun ne kadar mümkün olacağı belirsiz.

Xi Jinping Trump ile görüşmesinin açılış konuşmasında Antik Yunan’dan referans verdi ve Thucydides Tuzağı’nı aşması gerektiğini söyledi.

Antik Yunan tarihçisi Thucydides, dönemin Sparta ile Atina devletleri arasındaki Peloponez Savaşları’nı anlatırken şöyle dediği aktarılır:

“Atina’nın yükselişi ve bunun Sparta’da yarattığı korku, savaşı kaçınılmaz kıldı.”

Xi’nin referansının, Çin’in son yıllardaki yükselişinin ABD’de yarattığı korkuya ve iki ülke arasında artan sert rekabetin çatışmaya dönüşme ihtimaline karşı bir uyarı olarak değerlendiriliyor.

Trump’ın bu referansa karşılığı Xi’ye yönelik övgüler oldu, Xi’nin büyük bir lider olduğunu dile getirdi; işbirliğinin en önemli başlıklarından biri olarak gördüğü ekonomik ilişkilere ve beraberinde Çin’e götürdüğü 30 civarındaki büyük şirketin CEO’suna işaret etti.

Ancak iki ülkenin Thucydides Tuzağı’nı aşıp aşmayacığını zaman ve en önemlisi de gündemdeki önemli bazı başlıklarda alınacak mesafe belirleyecek.

ABD ÇİN İLE SIKI EKONOMİK İŞBİRLİĞİNİ ARIYOR: BU MÜMKÜN MÜ?

Ekonomi alanında iki ülke arasındaki gerilimler son bir yılda iyice arttı.

Çin devlet haber ajansı Xinhua’nın bildirdiğine göre, Xi, dünkü kapalı kapılar ardında ekonomi ve ticaret ekipleri arasında yapılan görüşmelerin “genel olarak dengeli ve olumlu bir sonuca” ulaştığını söyledi.

Reuters haber ajansının konuyla ilgili bilgi sahibi yetkililere dayandırdığı haberine göre ise, son müzakereler, Trump ve Xi arasında geçen 2025’in Ekim ayında varılan ticaret ateşkesini sürdürmeyi ve gelecekteki ticaret ve yatırımları destekleyecek mekanizmalar oluşturmayı amaçlıyordu.

Trump’a bu gezide, Çin ile sorunları çözmeyi amaçlayan bir grup CEO eşlik ediyor; bunlar arasında Elon Musk ve  Nvidia CEO’su Jensen Huang da bulunuyor . Trump, Xi’ye ilk talebinin Çin’i ABD endüstrisine “açmak” olacağını söylemişti.

Ancak küresel çapta değişen güç dengeleri meselesi var ve bu da iki ülkenin kurmak istediği dengeli ilişkiye etki edebilir. Reuters’a konuşan Uluslararası Kriz Grubu’nda ABD-Çin ilişkileri uzmanı Ali Wyne de buna işaret ediyor ve Trump’ın Pekin’e yaptığı son ziyaretten bu yana güç dengelerinin değiştiğini, o dönemde Çin’in Trump’a cömert davrandığını ve milyarlarca dolarlık ABD malı satın aldığını söyledi.

Wyne, “Bu sefer, ABD, kendiliğinden ve kendi inisiyatifiyle bu statüyü kabul ediyor” dedi ve Trump’ın 2025’in Ekim ayında Güney Kore’deki APEC toplantısının sırasında Xi ile son görüşmesinde süper güç ikilisini ifade eden ‘G2’ terimini yeniden gündeme getirdiğini belirtti.

Reuters’a göre Trump bu kez Çin’e zayıflamış bir elle gitti. Buna yol açan gelişmeler ise şöyle:

ABD mahkemeleri, Çin ve diğer ülkelerden yapılan ihracata istediği gibi gümrük vergisi uygulama yeteneğini kısıtladı. İran savaşı ayrıca ülke içinde enflasyonu artırdı ve Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi’nin Kasım ayındaki ara seçimlerde yasama organının bir veya her iki kolunun kontrolünü kaybetme riskini yükseltti.

Çin ekonomisi sendelese de, Xi benzer bir ekonomik veya siyasi baskıyla karşı karşıya değil.

Bununla birlikte, her iki taraf da geçen Ekim ayında varılan ve Trump’ın Çin mallarına uyguladığı üç haneli gümrük vergilerini askıya aldığı, Xi’nin ise elektrikli otomobillerden silahlara kadar birçok ürünün yapımında hayati önem taşıyan nadir elementlerinin küresel arzını kısıtlamaktan vazgeçtiği ticaret ateşkesini sürdürmeye istekli .

Ayrıca ABD, Trump’ı uzun süredir rahatsız eden ticaret açığını azaltmak için Çin’e uçak, tarım ürünleri ve enerji ihraç ederken, Pekin de ABD’nin çip üretim ekipmanları ve gelişmiş yarı iletkenlerin ihracatına yönelik kısıtlamaları hafifletmesini istiyor.

TRUMP’IN AÇIKLAMASININ AKSİNE ABD İRAN İÇİN DESTEK ARIYOR

Çin ile ABD arasındaki rekabette Xi’nin referans verdiği Thucydides Tuzağı’nı aşabilmelerini zorlaştıran iki önemli politik mesele daha var. Bunlar İran’daki savaş ve Çin’in uzun yıllardır hak iddia ettiği Tayvan.

Her ne kadar Çin’e hareketinden hemen önce İran’daki savaş için Çin’in yardımına ihtiyacı olmadığını söylese de, Trump’ın Çin’i İran’ı Washington ile çatışmayı sona erdirmek için bir anlaşma yapmaya ikna etmeye teşvik etmesi bekleniyor. Ancak Reuters’a konuşan analistler, İran’ın Pekin için ABD’ye karşı stratejik bir denge unsuru olarak taşıdığı değer göz önüne alındığında, Xi’nin Tahran’a baskı yapmaya veya askeri desteğini kesmeye istekli olacağından şüphe duyuyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün Fox News’e verdiği demeçte ABD’nin Çin’i “İran’ın Basra Körfezi’nde şu anda yaptıklarından ve yapmaya çalıştıklarından vazgeçmesi için daha aktif bir rol oynamaya ikna etmeyi umduğunu” söyledi ve ekledi: “İran’a verilecek herhangi bir desteğin ilişkilerimiz için açıkça zararlı olacağını onlara net bir şekilde belirttik. Bu, ticaret konusundaki görüşmemizde elbette gündeme gelecek.”

Ancak Rubio, birçok gemisi Körfez’de mahsur kalması ve küresel ekonomideki yavaşlamanın Çinli ihracatçıları olumsuz etkilemesi nedeniyle Çin’in krizin çözümüne yardımcı olmasının kendi çıkarına olduğunu da söyledi ve buradan karşılıklı kazanç çerçevesinde bir işbirliğini zorlayacaklarının mesajını verdi.

Trump yönetimi tarafından Salı günü yapılan açıklamada da ABD ve Çinli üst düzey yetkililerin geçen ay, İran’ın tehditlerine karşılık olarak, hiçbir ülkenin bölgeden geçen trafiğe geçiş ücreti uygulanmaması gerektiği konusunda anlaştıklarını duyurdu. Çin bu açıklamayı yalanlamadı.

Nitekim dün Irak ham petrolü taşıyan 2 milyon varillik bir Çin süper tankeri Hürmüz Boğazı’ndan geçti. Gemi takip verilerine göre bu, savaşın başlamasından bu yana Çin petrol tankerinin boğazdan yaptığı bilinen üçüncü geçiş oldu.

ÇİN İRAN KONUSUNDA NELER YAPABİLİR?

Reuters’a konuşan analistler, Xi’nin İran liderlerini müzakere masasına geri döndürmek için bir adım atabileceğini ancak Çin liderinin Orta Doğu’daki en önemli ortağı olan İran’a ekonomik desteği kesmek veya askeri ihtiyaç duyduğu çift kullanımlı malların tedarikini durdurmak konusunda isteksiz olacağını söyledi.

Trump’ın ise Çin’e baskı uygulamak için güçlü araçları var; bunlar arasında büyük Çin bankalarına yönelik yaptırım tehdidi de bulunuyor. Ancak bu araçların kullanılması, Amerika Birleşik Devletleri için kabul edilemeyecek kadar yüksek bir maliyete yol açabilir.

Petrol fiyatlarının fırlamasına neden olan çatışmayı sona erdirmek için ABD ve İran arasında bir anlaşmaya varılacağına dair umutlar azaldı ve iki ülke arasındaki ateşkes giderek daha sallantılı hale geliyor.

Reuters’ın kaynaklarına göre, Trump’ın yardımcıları, İran petrolünün en büyük alıcısı olan Pekin’i, Tahran’daki karar vericileri Washington ile bir anlaşmayı sonuçlandırmaya ikna edebilecek az sayıdaki aktörden biri olarak görüyor. Çin’i zorlayacak araçlardan yoksun olan Washington, ülkenin liderlerini savaşın şimdi sona ermesinin kendi çıkarlarına olduğuna ikna etmeyi amaçlıyor.

Ancak Çin’in de çelişen çıkarları var. Bir yandan, İran ordusunun trafiği kestiği Hürmüz Boğazı’nı açmak istiyor. Dünyanın petrol arzının beşte biri -ve Çin’e giden petrolün büyük bir kısmı- bu su yolundan geçiyor.

Öte yandan, İran önemli bir bölgede stratejik bir müttefik ve Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı bir denge unsuru olmaya devam ediyor. Ve savaş, Çin için ekonomik olarak acı verici olsa da, Amerika’nın diplomatik ve askeri dikkatini Hint-Pasifik bölgesinden uzaklaştırdı.

Bu durum, Xi’nin İran üzerindeki önemli nüfuzunu kullanarak İran’ı büyük tavizler vermeye zorlama girişimine karşı bir engel teşkil ediyor.

TAYVAN ÖNEMLİ BİR BAŞLIK: GERİLİMLER YENİDEN ERTELENEBİLİR

İran konusunda ABD’nin umduğu işbirliğine karşılık Çin’in masaya getirdiği başlık ise Tayvan. Xi için ABD’nin Tayvan’a silah satışı en öncelikli konulardan biri ve nitekim dün Çinli yetkililer bu konudaki itirazlarını bir kez daha dillendirdi.

Trump’ın onayını bekleyen 14 milyar dolarlık paketin durumu ise hala belirsizliğini koruyor. Resmi diplomatik bağların olmamasına rağmen, ABD yasalar gereği Tayvan’a kendini savunma araçları sağlamakla yükümlü.

ABD’nin Tayvan konusunda atacağı adımlar Çin ile ticaret ve İran konularında elde edilecek ilerlemeye bağlı olacağına işaret ediliyor. Bu da iki ülke arasında bu son ziyaretle birlikte bir kez daha teyit edilen gerilimi erteleme tutumunun geleceği konusunda soru işaretlerini koruyor. Benzer bir tutum Ekim 2025’te iki liderin Güney Kore’deki görüşmelerinde de benimsendi, ancak kalıcı çözümler için iki ülkenin alması gereken daha fazla mesafenin bulunduğu belirtiliyor.

TRUMP, XI’Yİ 24 EYLÜL’DE DAVET ETTİ

ABD Başkanı Trump, Çin lideri Xi’yi 24 Eylül 2026’ta Beyaz Saray’a davet etti. Bu görüşme, Xi’nin Trump’ın 2025’te yeniden göreve gelmesinden bu yana ABD’ye yapacağı ilk ziyaret olacak. Bu ziyarette de ertelenen gerilimlerin yeniden gündeme gelmesi bekleniyor.

BEYAZ SARAY: İKİ ÜLKE İRAN KONUSUNDA ANLAŞTI

ABD ile Çin arasında önemli pazarlık konusu olan İran konusunda Beyaz Saray’dan açıklama geldi. Beyaz Saray’ın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Trump’ın, Pekin’de Xi ile yaptığı görüşmenin “iyi” geçtiği ve iki liderin, ABD ve Çin arasındaki ekonomik işbirliğini geliştirmenin yollarını ele aldığı belirtildi.

Görüşmenin bir bölümüne ABD merkezli büyük şirketlerden yöneticilerin katıldığı ifade edilen açıklamada, tarafların, ABD’li işletmelerin Çin pazarına erişimini genişletmeyi ve Çin’in Amerikan sanayisine yapacağı yatırımları artırmayı görüştüğü kaydedildi.

Açıklamada ayrıca iki liderin, fentanil üretiminde kullanılan maddelerin “ABD’ye girişini sonlandırma konusunda katedilen ilerlemeyi sürdürmeye” ve “Çin’in ABD’den tarım ürünü alımlarını artırmaya” ihtiyacı olduğunu vurguladığı aktarıldı.

Trump ile Xi’nin, Hürmüz Boğazı’nın serbest enerji akışını desteklemek için açık kalması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtilen açıklamada, “Devlet Başkanı Xi, ayrıca Çin’in Boğaz’ın askerileşmesine ve kullanımı için ücret talep edilmesine karşı olduğunu açıkça belirtti ve Çin’in gelecekte boğaza bağımlılığını azaltmak için daha fazla Amerikan petrolü satın alma konusuna ilgisini ifade etti” ifadesi kullanıldı. Açıklamada, “Her iki ülke de İran’ın asla nükleer silaha sahip olamayacağı konusunda anlaştı” ifadesine de yer verildi.

Öte yandan, açıklamada, Xi’nin, Tayvan meselesinin uygun biçimde ele alınmaması halinde ABD ile Çin’in çatışabileceğine ilişkin sözlerine yönelik değerlendirmede bulunulmadı.

RUBIO’DAN İRAN VE TAYVAN AÇIKLAMASI

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan da Trump’ın Çin ziyaretine ilişkin bir açıklama geldi. NBC News televizyonuna konuşan Rubio, Trump ile Xi’nin görüşmede İran’daki savaşı konuştuklarını aktararak, “Çin tarafı, Hürmüz Boğazı’nın askerileşmesinden ve geçiş ücreti sistemi getirilmesinden yana olmadıklarını söyledi. Bu bizim de tutumumuzdur” dedi.

Rubio, Trump ve Xi’nin İran konusunda “ortak zeminde buluştuğunu” ve Çin’in “Tahran’ın nükleer silahlara sahip olmasına karşıtlığını teyit ettiğini” söyledi.

Rubio ayrıca Trump’ın Xi’den İran konusunda “hiçbir şey istemediğini” ileri sürerek, “Çin’in yardımını istemiyoruz. Yardımlarına ihtiyacımız yok” dedi.

Rubio, ABD’nin Tayvan konusundaki politikalarının ise değişmediğini, önceki başkanların döneminde de şimdi de bu politikanın tutarlı olduğunu savundu.

Trump ile Xi görüşmesinde ABD’nin Tayvan’a yönelik silah satışının “önemli bir yer tutmadığını” belirten Rubio, “Bizim bakış açımızdan, mevcut statükoda ve mevcut durumda zorla yapılacak herhangi bir değişiklik, her iki ülke için de kötü olur” dedi.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz