Yüksekova’da 9 Mayıs’ta gerçekleşen mayın patlamasında M.A adlı çocuğun yaralanmasına ilişkin açıklama yapan Hakkari Barosu, mayın alanların ivedilikle temizlenmesi çağrısı yaparak, “Bölge halkının güvenli yaşam hakkının sağlanması, kamu makamlarının ertelenemez sorumluluğudur” dedi.
HABER MERKEZİ – Hakkari Barosu, Yüksekova ilçesine bağlı Gürkavak (Şagilord) köyünde 9 Mayıs’ta meydana gelen ve hayvanlarını otlatan M.A. adlı çocuğun yaralanmasına neden olan mayın patlamasına ilişkin açıklama yaptı.
“CİDDİ BİR YAŞAM HAKKI TEHDİDİ”
Baro yaptığı açıklamada, “Olay, bölgemizde yıllardır devam eden mayın ve patlayıcı kalıntısı sorununu bir kez daha acı şekilde gündeme taşımıştır” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, sivil yaşam alanlarında ve kırsal bölgelerde bulunan mayın ile patlayıcıların “ciddi bir yaşam hakkı tehdidi” oluşturduğu vurgulanarak, “Sivil yaşam alanlarında, meralarda ve kırsal bölgelerde varlığını sürdürdüğü bilinen mayın ve patlayıcıların gerekli şekilde tespit edilmemesi, temizlenmemesi ve etkili güvenlik önlemlerinin alınmaması; başta çocuklar, çobanlar, çiftçiler ve sınır hattında yaşayan yurttaşlar açısından ciddi bir yaşam hakkı tehdidi oluşturmaktadır” denildi.
“KAMU MAKAMLARININ ERTELENEMEZ SORUMLULUĞUDUR”
Bugün yaşanan olayın tehlikenin halen sürdüğünü gösterdiğini vurgulayan Baro, “Yaşam hakkının korunması, devletin en temel yükümlülüklerinden biridir. Özellikle geçmiş çatışma süreçlerinden kalan mayın ve patlayıcıların temizlenmesi, riskli bölgelerin etkin biçimde denetlenmesi ve halkın korunmasına yönelik önlemlerin alınması konusunda ilgili kurumların gerekli hassasiyeti göstermesi zorunludur” ifadelerini kullandı.
Baro son olarak, “İnsan yaşamını tehdit eden bu tablonun sıradanlaştırılmasına izin verilmemelidir. Bölge halkının güvenli yaşam hakkının sağlanması, kamu makamlarının ertelenemez sorumluluğudur” ifadelerine yer verdi.
MAYIN YASAĞI SÖZLEŞMESİ
Ottawa Anlaşması olarak da bilinen “Mayın Yasağı Sözleşmesi“, mayınların üretimini, kullanımını, depolanmasını ve devredilmesini yasaklıyor.
Sözleşme, 4 Aralık 1997’de Ottawa’da (Kanada) imzaya açıldı, 1 Mart 1999’da yürürlüğe girdi. Türkiye, Ottawa Sözleşmesi’ne 2003’te taraf oldu. Sözleşme, Türkiye açısından 1 Mart 2004’de yürürlüğe girdi.
Tam adı “Anti-Personel Mayınların Kullanımının, Depolanmasının, Üretiminin ve Devredilmesinin Yasaklanması ve Bunların İmhası ile İlgili Sözleşme” olan Ottawa Antlaşması’na 164 ülke taraf olurken, bunlardan 132’si anlaşmayı imzalayıp onayladı.
Sözleşmeyi imzalayan ülkelerin hiçbiri kara mayını üretmiyor.
Ottawa Sözleşmesi hakkında daha ayrıntılı bilgi için buraya tıklayınız.







