Êzidî Dava İttifakı, Musul’a bağlı Şengal (Sincar) bölgesine KDP’nin dönüşünü istemediğini duyurdu. İttifak, “Kim buraya girmek istiyorsa; silahların, parti gücünün ve baskıcı güvenlik aygıtlarının kapısından değil; adaletin, tanınmanın ve hesap verebilirliğin kapısından girmelidir” açıklaması yaptı.
HABER MERKEZİ – Êzidî Dava İttifakı Irak’ın Musul vilayetine bağlı Şengal (Sincar) bölgesine Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) dönüşüne ilişkin bir tutum belgesi açıkladı.
İttifak KDP’nin Şengal’e dönüşünü “kategorik olarak” reddettiğini ve bunun “geçmişte yaşandığı üzere şiddetin, keyfi tutuklamaların, suikastların, sindirmenin ve parti iradesinin zorla dayatılmasının geri dönüşüne dair erken bir uyarı” olduğunu ileri sürdü.
KDP’ye yönelik çok sayıda suçlamanın yer aldığı tutum belgesinde, KDP 2014’teki IŞİD saldırısı sırasında ve sonrasında yaşanan soykırımda halkı korumamakla da suçlandı. Tutum belgesinde, şunlar belirtildi:
“Soykırımın sayısal verileri; soğuk istatistiklerden ibaret değil, aksine kan, hafıza ve asla zaman aşımına uğramayan haklardır: 6.417 kaçırılan kişi, soykırımın başlangıcında katledilen 1.293 insan, 95 toplu mezar, 2.745 yetim; ayrıca havaya uçurularak yerle bir edilen 68 Êzidî kutsal mekanı ve tapınağı ile birlikte, 120.000 göçmen ve 400.000 yerinden edilmiş insan. Êzidî bölgeleri ve altyapıları da yüzde 80 oranında tahrip edilmiş; ev eşyaları, çiftlik hayvanları ve araçlar da dahil olmak üzere Êzidî mülkleri yağmalanıp çalınmış; evler ise patlayıcılarla ve kasıtlı kundaklamalarla yıkılmıştır.
Soykırımın ardından söz konusu parti, sorumluluğu üstlenmek veya hesap vermeyi kabul etmek yönünde herhangi bir adım atmamıştır. Bunun yerine; partinin Sincar’a ihanet ettiğini dile getiren herkese karşı yıldırma ve tehdit yöntemlerine başvurmuş, hakikati haykıranları susturmak amacıyla hapse atmış; ayrıca, IŞİD’e karşı savaşmış bazı Êzidî grupları Peşmerge’nin bir parçasıymış gibi sahiplenmek ve Sincar’ı terk etmediği iddiasını güçlendirmek maksadıyla, bu gruplara mali destek sağlamıştır.”
Êzidî Dava İttifakı, KDP’nin herhangi bir şekilde Şengal’e dönüşünü reddettiğini ve bunun “tüm Sincar (Şengal) halkına yönelik doğrudan bir provokasyon olarak değerlendirdiğini” duyurdu. KDP’nin dönüşünün “Sincar’da yaşananların gerçek yüzünü ifşa eden bağımsız Êzidî seslerinin susturulmasına kapı aralayacağı” savunulan tutum belgesinde, ortaya çıkacak sonuçlardan KDP’nin sorumlu tutulacağı belirtildi.
Irak’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali Zeydi’ye de çağrı yapılan tutum belgesinde, “Êzidî toplumuna ve Sincar ilçesi sakinlerine karşı ahlaki sorumluluklarını üstlenmeye, onların ulusal iradelerine saygı duymaya ve Kürdistan Demokrat Partisi’nin Sincar ilçesi üzerinde askeri kontrolünü yeniden tesis etme emellerine son vermeye çağırmaktadır” denildi.
Tutum belgesinde ayrıca soykırımdan önceki ve sonraki dönemlere ait dosyaların açılması talebi dile getirildi ve IŞİD saldırıları sırasında sorumlu olanların hesap vermesi istendi. Belgede, “Şincar’daki önceliğin; başarısız olmuş, ihanet etmiş ve baskı uygulamış tarafların geri dönüşü değil, onurun, adaletin, hizmetlerin ve yeniden yapılanmanın geri dönüşü olduğunu vurguluyoruz. Bu süreç; tüm toplu mezarların açılma işlemlerinin tamamlanmasıyla, 2019’dan bu yana mezarlarından çıkarılan ve sayısı 554’ü bulan kurban naaşlarının iade sürecinin hızlandırılmasıyla, DNA testlerinin tamamlanmasıyla, Xansor ve Bardiya mezarlarının açılması sırasındaki hukuki hataların giderilmesiyle ve kaçırılanlar da dahil olmak üzere, Êzidî Kurbanlar Yasası ve bu yasanın yükümlülükleri uyarınca, kayıp 2.456 Ezidi’yi arama çalışmalarının sürdürülmesiyle başlar” denildi.
“Şincar, parti hesaplaşmalarının görüldüğü bir arena değildir” denilen tutum belgesinde, “Şincar; soykırımın, hafızanın ve kanın toprağıdır. Kim buraya girmek istiyorsa; silahların, parti gücünün ve baskıcı güvenlik aygıtlarının kapısından değil; adaletin, tanınmanın ve hesap verebilirliğin kapısından girmelidir” ifadeleri kullanıldı.







