3 bin 108 gündür cezaevinde tutulan Osman Kavala, Liberal International tarafından 2025 Özgürlük Ödülü’ne layık görüldü. Cezaevinden mesaj gönderen Kavala, “Dünyanın şu anki iç karartıcı durumunda umudu yitirmek çok kolay. Ancak, gelecekteki olasılıklara dair umutlarımı yeşerten bazı yeni gelişmeler de var” dedi.
HABER MERKEZİ – Gezi hükümlüsü iş insanı Osman Kavala, “insan hakları, çoğulculuk ve demokratik değerlere katkıları” dolayısıyla Liberal International tarafından 2025 Özgürlük Ödülü’ne layık görüldü.
9 yıldır hapiste | AİHM Osman Kavala için toplandı
Friedrich Naumann Foundation iş birliğiyle 4 Mayıs’ta Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen ödül töreninde, Kavala adına ödülü eşi Prof. Dr. Ayşe Buğra aldı ve Kavala’nın ödül konuşmasını okudu.
KAVALA: UMUTLARIMI YEŞERTEN BAZI GELİŞMELER VAR
Osman Kavala’nın mesajı şu şekilde:
İnsan haklarının ve bireysel özgürlüklerin, birçok toplumda çeşitliliği ve çoğulculuğu bastıran kutuplaştırıcı söylemler ve stratejiler kullanan otoriter siyasi rejimler tarafından tehdit edildiği uluslararası bir ortamda yaşıyoruz. Dünyanın şu anki iç karartıcı durumunda umudu yitirmek çok kolay. Ancak, gelecekteki olasılıklara dair umutlarımı yeşerten bazı yeni gelişmeler de var.
Macaristan’da yapılan seçimlerin sonucundan memnuniyet duydum. Bence bu, sivil özgürlükleri, hukukun üstünlüğünü ve yargının bağımsızlığını hiçe sayan bir siyasi rejimin, demokratik yollarla değiştirilebileceğine dair olumlu bir gösterge olarak yorumlanabilir.
AİHS’İN HUKUK NORMLARINA VURGU
Kanada Başbakanı Mark Carney’nin son Davos toplantısında yaptığı konuşmayı da önemli buluyorum. Carney söz konusu konuşmada, insan haklarına ve ulus devletlerin egemenliğine saygıyı içeren, kurallara dayalı bir uluslararası düzenin kurulmasının gerekliliğini gündeme getirdi. Carney’nin ifade ettiği gibi, bu düzen aynı zamanda dayanışma ilişkilerini ve sürdürülebilir kalkınmayı da teşvik eden bir uluslararası düzen olacaktır.
Liberal değerlerin öncülüğünde ortaya çıkacak yeni bir siyasi dinamik sayesinde, daha iyi bir dünyanın var olabileceğine inanıyorum. Ayrıca, liberal değerlerin benimsenmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde belirtilen hukuk normlarına ve bu Sözleşme sisteminin uygulama organlarına daha fazla güç kazandıracağına inanıyorum. Bu, ülkemde sivil hak ve özgürlüklerin savunulması açısından büyük önem taşımaktadır.
OSMAN KAVALA HAKKINDAKİ YARGI SÜRECİ
Osman Kavala, 1 Kasım 2017’de İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği’nce “cebir ve şiddet kullanarak Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla tutuklandı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 10 Aralık 2019’da Kavala’nın tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğuna ve derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmetti. Buna rağmen 18 Şubat 2020’de Gezi davasından beraat eden Kavala, cezaevinden çıkmadan yeniden gözaltına alındı ve “casusluk” suçlaması ile başka bir dosyadan tekrar tutuklandı.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 29 Eylül 2020’de Türkiye’ye Kavala’yı serbest bırakma çağrısı yaptı. Aynı gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yeni bir iddianame düzenledi. 29 Aralık 2020’de ise Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruyu reddetti. Ocak 2021’de Bölge Adliye Mahkemesi, Gezi davasındaki beraat kararını bozdu. Yıl boyunca yapılan duruşmalarda Kavala’nın tutukluluğu devam ettirildi.
Ekim 2021’de bu kez diplomatik bir kriz patlak verdi. Aralarında ABD, Almanya, Fransa ve Hollanda’nın da bulunduğu 10 ülke büyükelçisi Kavala’nın serbest bırakılmasını istedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, söz konusu büyükelçilerin “persona non grata” ilan edilebileceğini söyledi.
2022 yılı başında Gezi ve Çarşı davaları birleştirildi. Savcı, Mart ayında ağırlaştırılmış müebbet istedi. 25 Nisan 2022’de İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Kavala’yı “casusluk” suçlamasından beraat ettirdi ancak “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs”ten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
AİHM, Temmuz 2022’de Türkiye’nin Kavala kararını uygulamadığını tespit ederek ihlal kararı verdi. 28 Eylül 2023’te Yargıtay, Kavala’ya verilen ağırlaştırılmış müebbet cezasını onadı.
24 Temmuz 2024’te Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kavala’nın avukatlarının yeniden yargılama talebini reddetti. Böylece Kavala’nın tahliyesi yönündeki girişimler sonuçsuz kaldı.
AİHM sonrası açıklama | Kavala: Karar hüküm ve hükmün onanması süreçlerini de kapsayacak







