BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

‘BM sözleşmesini imzalayın’

Sakık: Faili meçhul değil, faili meşhur cinayetler var

‘BM sözleşmesini imzalayın’

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Adalet Bakanlığı faili meçhul vakalarla ilgili daire başkanlığı kurdu. DEM Parti Milletvekili Sırrı Sakık, “Samimiyseniz Vedat Aydın dosyasını açın” dedi ve 17 bin 500 faili meçhul cinayeti hatırlattı. Hukukçu İlyas Danyeli ise, ilk iş olarak BM’nin ilgili sözleşmesinin imzalanması gerektiğini belirtti.

HABER MERKEZİ – Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolduktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasındaki yeni gelişmeler sonrasında Adalet Bakanlığı bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kuruldu.

Binlerce faili meçhul cinayet aydınlatılmadı | Adalet Bakanlığı faili meçhul dairesi kurdu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ülke genelinde taramalar yaptıklarını ve 75 ilde 638 dosya ve 693 cinayete ilişkin inceleme başlattıklarını duyurdu. Ancak bu gelişmeler, uzun yıllardır gündemde olan faili meçhul cinayetler konusunda tatmin edici bir gelişme olarak değerlendirilmiyor.

DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, Meclis’te yaptığı konuşmada, Adalet Bakanlığı’nın yeni bir süreç başlatmasını umut verici buldu, ancak adaletin tesisi için sadece bugünün değil, geçmişin tüm karanlık dosyalarının açılması gerektiğini de ekledi.

Sakık, 2015’te Ağrı’nın Diyadin ilçesinde özel harekat timlerince öldürüldüğünü söylediği Orhan Aslan (16) ve Muhammed Aydemir (15) adlı iki çocuğu hatırlatarak, “Sonra dönüp buna ‘faili meçhul’ dediler. Oysa Kürt coğrafyasında faili meçhul cinayet yoktur, faili meşhur cinayetler vardır. Kürtler böyle der. Eğer geçmişle yüzleşecekseniz, Diyadin’de katledilen o çocukların dosyasını yeniden açın” dedi.

SAKIK: SAMİMİYSENİZ VEDAT AYDIN DOSYASINI AÇIN

Sırrı Sakık, 1990’lı yıllarda işlenen cinayetlere de değinerek, “Eğer samimiyseniz; Diyarbakır’ın orta yerinde katledilen İl Başkanımız Vedat Aydın’ın dosyasını açın. Bu parlamentonun üyesi olan ve Batman’da güpe gündüz öldürülen Mehmet Sincar’ın dosyasını açın. Antep’te devletin haberi dahilinde öldürülen Abdulsamet Sakık’ın dosyasını açın. Şenyayla’da katledilen 11 kişinin hesabını sorun. Bu cinayetlerin failleri devletin apoletli insanlarıydı” diye konuştu.

Sırrı Sakık, Türkiye’nin demokratikleşmesi için geçmişle yüzleşmenin bir zorunluluk olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Adalet Bakanı eğer gerçekten samimiyse, sadece birkaç dosya ile yetinmemeli; Türkiye’deki 17 bin 500 faili meçhul cinayetin tamamının failleri bulunmalıdır. Geçmişimizle yüzleşmek ve bu karanlık süreci aydınlatmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz bu iradeye sahibiz ve sonuna kadar takipçisi olacağız.”

“İLK İŞ OLARAK, GÖZALTINDA KAYIPLARA KARŞI ÖNLEM SÖZLEŞMESİ İMZALANMALI”

Konuyla ilgili hukukçu İlyas Danyeli de Mezopotamya Ajansı’ndan İbrahim Açıkyer’e konuştu. “Bizim burada konuştuğumuz konu bir siyasal mücadele alanı olarak tanımlanabilecek olan ve ‘faili meçhul’ değil ‘zorla kaybedilme’ kavramı olmalıdır. Bir siyasal müdahale tarzı olarak “zorla kaybedilme” kavramı söz konusu olancu fail zaten bellidir” diyen Danyeli, şunları dile getirdi:

דBir siyasal müdahale tarzı olarak “zorla kaybedilme” kavramı söz konusu olanca fail zaten bellidir. ‘Zorla kaybedilme’ tesadüfi değil, olağan, günlük, yaygın, süreklilik arz eden ve amaç, şekil bakımından siyasi amaçla yapıldığı için Osmanlı’dan kalan kavramla söylersek bir ‘siyaseten katl’ durumudur. Dolayısıyla bu cinayetlerin faili bellidir: Fail ya doğrudan devlettir ya da devlet destekli, korumalı paramiliter örgütlerdir. İşlenen cinayetler sistematik bir devlet politikası olarak uygulanmıştır.

Bakan ve bakanlık ‘faili meçhul’ bırakılan ama kamuoyunun ısrarla takip ettiği mesela Rojin Kabaiş gibi dosyalar için kararlı ve titiz olabilir. Ama “zorla kaybedilme” dosyaları için kararlı ve titiz olduklarını söylemek zor, hatta imkansız.

Hem daire başkanlığının kurulması hem de bakanın açıklamaları bir politika değişikliğine işaret etmiyor. Devlet ve bakan totoloji yapıyor. Kamuoyuna yeni bir şey söylemiyor. Hatırlarsak 1990’lı yıllar, Tansu Çiller ve Mehmet Ağar’ın görev yaptığı acımasız yıllarda Mehmet Ağar büyük bir gururla ‘1000 operasyon yapıldığını’ ifade etmişti. 1993 yılında TBMM Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyonu kuruldu ve bu konu ile ilgili raporunu 12 Ekim 1995’te yayınladı.

Bu seri, yaygın ve sistematik cinayetler bir devlet politikası olarak yaşandı. Dolayısıyla tüm bu zorla kaybetmelerin, vahşi kaybetmelerin, vahşi devletin arşiv kayıtlarında, “kozmik odalarında” var olmalıdır. Olmaması imkansızdır. Bu durumda yapılması gereken çok açıktır; arşivden çıkarıp yargıya taşımak. Ama tıpkı TBMM Genel Kurulu’nda 2003-2011 yılları arasında faili meçhul siyasi cinayetlerle ilgili olarak Meclis Araştırma Grubu kurulması önergeleri verilmiş, önergelerin tamamı AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedilmişti. Şimdi de aynı süreç yaşanıyor. Yani yeni bir şey yok, totoloji yapıyorlar.

Eğer çözümde samimi olsalar, mesela ilk iş olarak, “Gözaltında Kayıplara Karşı Önlem Sözleşmesi” olarak bilinen teknik adıyla, “Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme”yi imzalarlar ve gereğini yaparlar. Ama Türkiye, bu sözleşmeyi halen daha imzalamamış ve onaylamamıştır.  İmzalamaması politik olarak kötü niyetinin bir göstergesi ve belgesidir. Sözleşme, özellikle siyasi muhaliflere yönelik devlet eliyle gerçekleştirilen kayıpları önlemeyi hedefleyen en kapsamlı uluslararası hukuk belgesidir.”

Benzer Haberler

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz