CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri’de Ekrem İmamoğlu ve Onursal Adıgüzel, Bursa’da Mustafa Bozbey’i cezaevinde ziyaret etti. Ziyaretler sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’la olası bir görüşmeye dair, “Ben de ülkenin birinci partisiyim, ihtiyaç varsa elbette ikinci partiyle görüşürüm. Baltayı önce bir gömecek ondan sonra bir görüşme ihtiyacı varsa biz bu fikrin sahibiyiz” dedi.
HABER MERKEZİ – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İBB) görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile tutuklanarak görevinden alınan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’i Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda ziyaret etti.
Yaklaşık bir buçuk saat süren ziyaret sonrası Özel saat 11.00’de Silivri’den ayrıldı. Özel, tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etmek üzere Bursa’ya hareket etti.
“AK PARTİ’YE GEÇECEKSİN, GEÇMEZSEN İÇERİ GİRECEKSİN”
Bozbey’i ziyaret ettikten sonra basın açıklamasında bulunan Özel, “Mustafa Bozbey yiğit bir insan, mert bir insan. Son geldiğinde dedi ki ‘Ben bıktım bunlardan İlla da illa AK Parti’ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin. Ben de açık açık söylüyorum. Ne buluyorsanız bulun. Hadi diyorum’ dedi” ifadelerini kullandı.
×Mustafa Bozbey niçin burada? Mustafa Bozbey, Bursa’da yıllar sonra, 47 yıl sonra %47 oyla 170 bin oy farkla Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni kazanma suçunu işlediği için burada. 31 Mart tarihi, 2 yıl önce Bursa’nın 47 yıl sonra kazanılmasının tarihidir ve öyle bir noktaya gelmiştir ki iş, tam o tarihte bu operasyonu yapanlar Bursalılara şunu söylemişlerdir: ‘Biz sandıkla kazanamazsak hakimin tokmağıyla gelir burayı alırız.’
Neden gelsin 31 Mart günü Mustafa Bozbey’i tutuklasınlar, gözaltına alsınlar? Tam da, hani mafya bir mesaj verecekse, o mesajı anlamlı bir şekilde verir ya, tam mafya yöntemi. Diyor ki: Biz Bursa’yı kazanamadık. Bozbey oldukça da sittin sene kazanamayız. Tam da yıl dönümünde 31 Mart tarihinde geliyoruz ve Bursa’ya çöküyoruz.
ERDOĞAN İLE GÖRÜŞME ŞARTINI AÇIKLADI
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile olası bir görüşmeye ilişkin soruya yanıt verirken, “Planlanan bir görüşme yok” dedi. Özel, böyle bir talep gelmesi hâlinde konunun değerlendirileceğini belirterek şunları söyledi:
“Bir kere hani öyle planlanan bir görüşme yok. Sayın Erdoğan’ın böyle bir görüşme arzusu varsa, o konuda bize doğrudan bir talep iletilirse elbette bu değerlendirilir. Ya da bütün siyasi partilere yönelik bir yaklaşımı olacaksa, onda da bence çok gecikmiştir.”
Özel, bölgesel gerilimler, ekonomik sorunlar ve “iç cephenin güçlendirilmesi” tartışmaları varken iktidarın yalnızlaşmasının kendi politikalarının sonucu olduğunu söyledi. CHP ile görüşmek isteyenlerin önce tutumunu değiştirmesi gerektiğini ifade eden Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Ama bizim Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelince; bizle görüşmek isteyen ve ülkenin ortak sorunlarında birlikte hareket etmek isteyenler, bize düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler önce. Düşman hukuku uyguluyorlar.”
“O BALTAYI ÖNCE BİR GÖMECEK”
Özel, CHP’nin Türkiye’nin temel meselelerinde sorumluluk almaya hazır olduğunu ancak yargı üzerinden baskı kurulmasını kabul etmeyeceklerini belirtti. Erdoğan ile geçmişte yürütülen “normalleşme” sürecini de hatırlatan Özel, “Ben de ülkenin birinci partisiyim, ihtiyaç varsa elbette ikinci partiyle görüşürüm” dedi.
Özel, görüşme zemininin oluşması için yargı süreçlerinin değişmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Ama o elinde tuttuğu yargı gücüyle, ortaya koyduğu düşman hukukundan vazgeçecek. Bu düşman hukuku yerine bir diyalog zemini ve yargının rahat bırakılması, özellikle bir partinin emrine sokulmuş yargı kolları görüntüsünden tarafsız bir yargılamaya ve tutuklu arkadaşlarımızın, aynı kendisi İBB Başkanı’yken nasıl tutuksuz yargılandıysa ve kimse evine gitmediyse, zulüm görmediyse, böyle bir yöne doğru ilerlemesi gerekir. İki parti arasındaki olabilecek diyalog zemini bundan mümkündür”
×Biz F-35’ler için sözümüzü söyledik, Eurofighterlar için Avrupa’da sözümüzü söyledik. Türkiye’nin kritik meselelerinde durmamız gereken yerde durduk. Her şey iyiye giderken, Erdoğan bize balta çekti. O baltayı önce bir gömecek ondan sonra Cumhuriyet Halk Partisi ile bir görüşme ihtiyacı varsa biz bu fikrin sahibiyiz. İktidar ile muhalefetin birbiriyle görüşmemesi Ak Parti’nin fikri.







