Adalet Bakanlığı bünyesinde 7 yeni daire başkanlığı kuruldu; biri Faili Meçhil Suçları Araştırma Daire Başkanlığı. Dairenin yakın dönemdeki bazı vakalarla ilgili olduğu belirtiliyor. Ancak 1990’lı yıllardan bu yana aydınlatılmamış binlerce faili meçhul cinayet var ve bunların neredeyse tamamı için dosyalar kapatıldı.
HABER MERKEZİ – Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolduktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasındaki yeni gelişmeler sonrasında faili meçhul cinayetler konusu da yeniden gündeme geldi. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 7 ayrı Daire Başkanlığı kuruldu. Bunlardan biri de Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı.
×Gülistan Doku soruşturmasında 6 yıl sonra dönemin Valisi Tuncay Sonel ile oğlu dahil 12 kişi tutuklandı ve bu dosya, benzer durumdaki Rabia Naz, Rojin Kabaiş, Yelda Kaharman, Nadira Kadirova, Rojwelat Kızmaz’ın ölümlerini ve bunların arkasındaki gerçekleri de görünür hale getirdi. Doku soruşturması sonrasında kamuoyunda bu ölümlerin de aydınlatılması talebi yükseldi.
Bununla birlikte özellikle 1990’lı yıllardaki faili meçhul cinayetler konusu da önemli bir mesele olarak ortada duruyor ve Kürt meselesinin çözümü konusunda bu başlık önemli başlıklardan biri olarak sık sık gündeme geliyor.
BAKAN GÜRLEK: FAİLİ MEÇHUL BAZI DOSYALAR, HER DOSYA DEĞİL
Bakanlığın kurduğu Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın faili meçhul vaka soruşturmalarında soruşturma birimleri arasında koordinasyonu sağlayacağı bildirildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı Meclis resepsiyonunda konuyla ilgili, şunları söyledi:
“Evet Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nde bir daire başkanlığı kurduk. Bu şekilde faili meçhul bazı dosyaları, her dosya değil, arkadaşlarımız inceleyecekler, bakacaklar. Eksiklik varsa ilgili savcı, başsavcı arkadaşlara iletecekler.”
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan 7 yeni daire başkanlığı şöyle:
- Adli Emanet Daire Başkanlığı
- Doğal Afet ve Kazalar Daire Başkanlığı
- Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı
- Kamu Düzeni, Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Daire Başkanlığı
- Örgütlü, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Daire Başkanlığı
- Terör Suçları Daire Başkanlığı
- Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Daire Başkanlığı
×
HÜRMÜZ VE ŞİMUNİ DİRİL: 6 YILDIR MEÇHUL
Adalet Bakanlığı’nın kurulduğunu ilan ettiği faili meçhul vakalarla ilgili başkanlığın daha çok kamuoyu gündemindeki son dönem vakalarıyla sınırlı kalacağı anlaşılıyor. Ancak faili meçhul cinayetler konusu Türkiye’nin en önemli meselelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Son yılların en önemli faili meçhul vakalarından biri Gülistan Doku’nun kaybettirilmesiydi. Doku’dan sadece 3 gün sonra, 8 Ocak 2020’de Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Mehri (Kovankaya) köyünde kaybettirilen Şimuni ve Hürmüz Diril vakası da bir diğer örnek. Bazı kişiler cinayetten dolayı yargılanıyor ve ceza da aldı, Şimuni Diril’in cansız bedeni, 70 gün sonra, 20 Mart 2020’de çocukları tarafından evlerinin yakınındaki dere kenarında bulundu. Ancak eşi Hürmüz Diril’den 6 yıldan fazla süredir haber yok.
TAHİR ELÇİ CİNAYETİ FAİLİ MEÇHUL BIRAKILDI
Yakın dönemin bir diğer önemli vakası da Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin 28 Kasım 2015’de öldürülmesiydi. Bu cinayetle ilgili açılan davada 9 yıl sonra 3 polis hakkında beraat kararı verildi ve cinayeti gerçekleştiren faillerin bulunmadığı ileri sürüldü. Benzer şekilde 2015-16 yıllarında Cizre, Diyarbakır, Nusaybin gibi kentlerde yaşanan çatışmalarda onlarca kişi yaşamını yitirdi ve bunlara ilişkin dosyalar büyük oranda faili meçhul kaldı.
ROBOSKİ’DE FAİLLER BELLİYDİ, AMA…
28 Aralık 2011’de Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde Türk Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 uçakları tarafından çoğunluğu çocuk 34 kişi öldürüldü. Bu açık duruma rağmen yetkililer hakkında dava açılmadı, emri verenler açıklanmadı ve dosya faili meçhul statüsünde tutuldu.
Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan başvuru, avukatların eksik evrakları zamanında teslim etmemesi nedeniyle reddedildi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de iç hukuk yolları tüketilmeden yapıldığı gerekçesiyle başvuruyu kabul etmedi.
İHD VE TİHV VERİLERİ NE DİYOR?
1990’lı yıllar ise Türkiye’de faili meçhul cinayetlerin en sık görüldüğü yıllar olarak biliniyor. Kürt meselesinde şiddetin tavan yaptığı 1990’lı yıllarda politik nedenlerle öldürülen insanların sayısı tüm zamanların en yüksek oranları arasında yer alıyor.
İnsan Hakları Derneği (İHD) ile Türkiey İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) 2013 tarihli Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Terör ve Şiddet Olayları Kapsamında Yaşam Hakkı İhlallerini İnceleme Raporu’ndaki verilerine göre, 1980 – 2011 arasında 2 bin 872 faili meçhul cinayet işlendi. En fazla faili meçhul cinayetin işlendiği yıl ise 510 vakayla 1993 yılı oldu.
Öte yandan TİHV’nın verilerine göre, 2002 ile 2010 yılları arasında da 118 faili meçhul cinayet kayıtlara geçti. Gözaltındaki ve cezaevindeki vakalar da dahil edildiğinde sadece 2006-2010 yılları arasında toplam 522 faili meçhul ölüm vakası kaydedildi.
17 BİN FAİLİ MEÇHUL
İHD ve TİHV’in elde edilebilen verilerden hareketle kaydedilebildiği belirtilen faili meçhul cinayetlere ilişkin rakamlarının aksine çok daha yüksek sayılar da telafuz edilegeldi. Özellikle de Kürt meselesi nedeniyle sık sık kamuoyunda 17 bin faili meçhul cinayete ilişkin ifadeler duyuluyor.
2013 tarihli Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Terör ve Şiddet Olayları Kapsamında Yaşam Hakkı İhlallerini İnceleme Raporu’nda dönemin HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün şu ifadeleri dikkat çekiyor:
“Mesela bir 17 bin rakamı buldum 2002’de DGM’ler varken ‘8 DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’nda, çeşitli suçlardan dolayı işlem gören dosyaların yüzde 62,2’sini faili meçhuller oluşturdu. 2001’de işlem gören 17 bin 874 dosyadan 385’inin faili bulunurken, 324 dosya zaman aşımı nedeniyle ortadan kalktı, 17 bin 165 dosya ise bu yıla devredildi’ diyor. Şimdi, bu Hürriyet gazetesinin hâlen İnternet’te bulunan bir haberi. Belli ki işte, bu 17 bin 874 dosyadan 385’inin faili bulunduktan sonra geri kalan 17 bin 165 yıllar boyunca devrede ede bir 17 bin rakamı ortada var.”
Dönemin Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Milletvekili Bengi Yıldız da 29 Ocak 2014’te Meclis’te yaptığı konuşmada şunları dile getirmişti:
“Faili meçhul ve kayıplar konusunda açıklanan rakamlar her zaman değişken ve tartışmalı olmuştur. Türkiye İnsan Hakları Vakfına göre gözaltında kayıp sayısı 750, faili meçhul cinayet sayısı 1.901 iken, sadece Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığında 10 bini aşkın faili meçhul ve bini aşkın kayıp dosyası bulunduğunu hatırlatmak isteriz.”
Faili meçhul veya zorla kaybettirme olarak bilinen binlerce vaka hakkında açılan soruşturmalar veya davaların neredeyse tamamı kapatılmış durumda. Takipsizlik, zamanaşımı ve beraat kararları kapatılan dosyalarda en sık görülen ifadeler oldu.







