Siyasi parti temsilcilerinin Edirne Cezaevi’nde Demirtaş’a yaptığı ziyaretin ardından konuşan Bakırhan, iktidara “Ülkeyi yönetenler samimiyse barışa ulaşacağımız merdivenin ilk basamağı olan AİHM ve AYM kararlarını bir an önce uygulamalıdır” sözleriyle seslendi. Demirtaş ise mesajında, “Şunu herkes bilmeli ki bizler çıkmak için gün saymıyoruz. Cezaevine girişimiz ne kadar politikse çıkışımız da öyle olacaktır” dedi.
HABER MERKEZİ – DEM Parti, TİP, EMEP, EHP ve TÖP temsilcileri, Edirne Cezaevi’ne giderek HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti.
Ziyaret sonrası siyasi parti temsilcileri cezaevi önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamada ilk sözü Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk aldı.
Hakan Öztürk, “Bugün buradaki niyetimiz barışı başlatmak, barış için kapıyı aralamaktır. Bu nedenle Selahattin Demirtaş’ı ve Selçuk Mızraklı’yı ziyarete geldik. Onlara düşüncelerimizi ilettik, onların düşüncelerini aldık. Bir yıldan beri barış konusu gündemde. Fakat artık bunun hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü gereken görüşmeler yapıldı, raporlar yazıldı, ateşkes sağlandı. Bundan sonra önemli bir adım atmak istiyoruz. İlk adımı atmak istiyoruz ve bu ilk adımı atmakla geri dönüş yolunun kapatılmasını istiyoruz. Bu nedenle toplum tarafından kabul gören konularla ilgili adım atılması meselesini gündeme taşımış oluyoruz” dedi.
CHP: BURADAN YÜKSELEN SES AYNI ZAMANDA ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISIDIR
Açıklamada CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi Binici de bir konuşma yaptı. Binici, Türkiye’nin uzun süredir siyasal yargı eliyle şekillendirilen ağır bir baskı döneminden geçtiğini söyledi. Çiftçi, “Mahkeme salonları, muhalif siyasetçilerin ve seçilmişlerin susturulmak istendiği bir merkeze dönüştürülmüştür” dedi.
Çiftçi, şunları dile getirdi:
דSelahattin Demirtaş hakkında, Figen Yüksekdağ hakkında, Gezi tutsakları hakkında, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında, yıllardır süren hak ihlalleri artık son bulmalıdır. Ekrem İmamoğlu’na ve tutuklu belediye başkanlarımıza yönelen araçsallaştırılmış yargı pratiği terk edilmelidir. Türkiye, iktidarın meşruiyetini milletten değil yabancı güçlerden aldığı bu bağlamda rakiplerini hapsederek yol aldığı bir ülke olamaz. Türkiye, adaletle güçlenen, demokrasiyle büyüyen, halk iradesine saygıyla yönetilen bir ülke olmalıdır.
Bugün burada yükselen ses, aynı zamanda ortak mücadele çağrısıdır. Demokrasiye inananlar, hukukun üstünlüğünü savunanlar, halk iradesine sahip çıkanlar, bu ülkenin geleceğini baskı rejimine teslim etmeyecektir.
Buradan açık çağrımızdır: Tutuksuz yargılama esas alınmalıdır. Adil yargılama ve yeniden yargılama hakkı eksiksiz güvence altına alınmalıdır. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları derhal uygulanmalıdır. Siyasi saiklerle sürdürülen tutukluluklara bir an önce son verilmelidir. Kayyum uygulamasından derhal vazgeçilmelidir.”
TİP Genel Başkanı Erkan Baş ise ortak basın açıklamasında yaptığı konuşmada “Anayasa birilerinin keyfine, beğenisine göre uygulanacak maddelerden oluşmaz. Bu ülkedeki yasalar, anayasa sokaktaki her yurttaş için nasıl bağlayıcıysa iktidar için de aynı derecede bağlayıcıdır. Artık lamı cimi yoktur!” ifadelerini kullandı.
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ise iktidarın anayasa ve AİHM kararlarını kayıtsız şartsız şekilde uygulaması gerektiğini vurguladı ve “Bugün tutukluluk hali adeta iktidarın elinde bir silaha dönüşmüş durumda” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise Türkiye’nin birçok meselesinin olduğunu ama bunların en başında adalet meselesi geldiğini söyledi. Bakırhan, “Seçilmişi adaleti arıyor, öğrencisi adaleti arıyor, kadın adaleti arıyor, Gezi’de mücadele edip tutuklananlar adalet arıyor. Toplumda 7’den 70’e herkes adalet arıyor” dedi.
“MERDİVENİN İLK BASAMAĞI AİHM VE AYM KARARLARIDIR”
Meclis’teki Kürt sorunun çözümü için kurulan komisyonun da bu meseleyi tespit ettiğini belirten Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
דKomisyonun hazırladığı rapordaki en önemli başlıklardan birisi AİHM kararlarına uyulması, AYM kararlarına uyulması ve tutuksuz yargılamaya dönük yapmış olduğu belirlemelerdir.
AYM ve AİHM kararlarına uyulması gerektiğini bir kez daha belirtmek istiyoruz. Neredeyiz. AİHM’in defalarca ihlal kararı vermiş olduğu Edirne Cezaevi önündeyiz. Kim var burada? Demirtaş var, Eş Başkan Figen Yüksekdağ var, aynı davadan yargılanan Kobani davası tutsakları var. Eğer gerçekten bu konuda ülkeyi yönetenler samimiyse barışa ulaşacağımız merdivenin ilk basamağı olan AHİM ve AYM kararlarını bir an önce uygulamalıdır.
Şimdi adalet arayanları niye cezaevinde tutuyorlar anlamakta insan güçlük çekiyor. Emin olun siz Tayfun Kahraman’ı, Osman Kavala’yı, Can Atalay’ı, Selahattin ve Figen başkanları, Kobani kumpas davasında yargılanan diğer arkadaşları bıraksanız hiçbir yere gitmezler. Çünkü onlar bu ülkeyi sevdikleri için, bu ülkeyi kendi ülkeleri gördükleri için bu ülkenin adil, demokratik eşitlikçi bir ülke olması için mücadele ettiler.
Barış Figen’siz olmaz. Barış Selahattin’siz olmaz. Barış AİHM ve AYM’nin serbest bırakın dediği yoldaşlarımız olmadan olmaz.”
DEMİRTAŞ’TAN MESAJ
Demirtaş ise ziyarette avukatları aracılığıyla şu mesajı paylaştı:
Öncelikle dayanışma amacıyla Edirne Cezaevi’nin kapısına gelen tüm dostlar başta olmak üzere bütün halkımıza içten selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Biz gayet iyi ve moralliyiz. Gelişmeleri yakından takip ediyor ve elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz. Şunu herkes bilmeli ki bizler çıkmak için gün saymıyoruz. Cezaevine girişimiz ne kadar politikse çıkışımız da öyle olacaktır. En büyük önceliğimiz ve hassasiyetimiz çatışmalardan kaynaklı can kayıplarını durdurabilmekti. Şimdilik bunu sağlamış olmaktan dolayı mutluyuz.
Çıkarılacak yasalarla bu ortamın kalıcı hale getirilmesini umuyoruz. Ancak esas demokrasi mücadelesi bundan sonra gelişecek ve büyüyecektir. Bizler de demokratik siyasetin güçlenmesi için nerede olursak olalım elimizden gelen çabayı göstereceğiz.
Türkiye artık büyük değişimlere gebedir. Bu değişimin halklarımızın ve emekçilerin lehine olması için çok daha güçlü, esaslı mücadele birliklerine ihtiyaç vardır. Bugün Edirne cezaevi önünde bir araya gelişiniz de bu mücadele birliğinin her koşulda büyüyerek devam ettiğini göstermiştir. Bundan dolayı da özel olarak tüm partilere ayrı ayrı teşekkür ediyor, içten selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Özgür yarınlarda görüşmek dileğiyle.







