Kuyu tipi cezaevlerindeki tecrit koşullarına karşı açlık grevinde olan siyasi tutuklu Hüseyin Özen, hastaneye sevk edildi. Ailesi Özen’in sağlık durumunun kritik noktaya geldiğini bildirirken taleplerinin bir an önce karşılanmasını istedi.
HABER MERKEZİ – Kuyu tipi hapishanelerde uygulanan ağır tecrit koşullarına karşı Türkiye’nin birçok cezaevinde başlayan protestolara açlık grevi ile katılan Hüseyin Özen’in sağlık durumunun kritik aşamaya geldiği bildirildi. Antalya Şehir Hastanesi’ne nakledilen Özen’in ailesi, kuyu tipi cezaevinden başka bir cezaevine sevk taleplerinin karşılanmasını istedi.
268 gündür açlık grevini sürdüren Özen’in taleplerinin karşılanmadığı için açlık grevini sürdürdüğü ifade edildi.
‘KENDİ İRADELERİ DIŞINDA HASTANEYE GÖTÜRÜLDÜLER’
Birgün’de yer alan habere göre, Özen’in kardeşi Telman Özen, “Abim ve arkadaşları sevk talebi için 268 gündür açlık grevindeler. Sağlık durumları şu an çok kritik bir noktada. Bir haftadır şehir hastanesinde tutuluyorlar. Kendi iradelerinin dışında hastaneye götürüldüler. Bilinç kayıpları var. Gürkan Türkoğlu’nun yoğun bakıma kaldırıldığını öğrendik. Ama sağlık durumlarından aileleri olarak bilgi alamıyoruz. Korku ve tereddüt içindeyiz. Sevk talebi için bunu yaşamaları kabul edilebilir gibi değil. Sevk talepleri bir an önce kabul edilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
56 yaşında olan Hüseyin Özen, 36 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yaklaşık 28 yıldır cezaevinde bulunan Özen, Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde üç kişilik bir hücrede tutuluyor. Ancak üç kişilik olarak tanımlanan hücrede üç yatak, üç elbise dolabı, masa, sandalyeler, mutfak bölümü ve lavabo bulunması nedeniyle hareket edilebilecek alanın neredeyse kalmadığı belirtiliyor. DSÖ raporlarında kuyu tipi denilen Hücre Tipi Hapishanelerde bir tutuklunun en fazla 20 gün kalabileceği belirtiliyor.
İHD: ÖLÜMÜ DEĞİL YAŞAMI SAVUNUYORLAR
Açlık grevlerini sürdüren Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen daha önce de hastaneye kaldırılmış, ancak açlık grevini sonlandırmama kararlarını açıklamışlardı. Bunun Üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) ölümü değil, yaşamı savunduklarını ifade ederek, zorla müdahale tehdidinden vazgeçilmesini ve tutukluların taleplerine yönelik çözüm odaklı adımların derhal atılmasını istedi.
Tutukluların “kuyu tipi” olarak tarif ettiği, F tipi yüksek güvenlikli cezaevlerinden daha sıkı tedbirlerin uygulandığı yeni tip yüksek güvenlikli cezaevleri, havalandırma, barınma, mahremiyet, sağlık ve sosyalleşme alanlarında sistematik hak ihlalleriyle sık sık gündeme geliyor. Tutuklular, günlük havalandırma süresi olan 1.5 saat dışındaki tüm zamanı hücrelerinde geçirirken hücrelerin pencerelerinde bulunan delikli metal levhalar nedeniyle gün içerisinde hava akışı engelleniyor. Hak örgütleri ve barolar bu tip cezaevlerinin insan haklarına aykırı olduğuna dikkat çekerek kapatılmasını ve tutukluların uzun süre burada tutulmasının AİHM kararlarına aykırı olduğunu vurguluyor.







