DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, kayyumlar, tutuklu belediye siyasetçiler ve AİHM kararlarıyla ilgili adımların atılmasını istedi. Hatimoğulları “çerçeve yasa”nın da bir an önce çıkarılması ve “Öcalan’ın baş müzakereci olarak konumu”nun tanımlanması gerektiğini söyledi.
HABER MERKEZİ – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak’ın (PA) İspanya’nın Barselona kentinde düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik programına katıldı.
Dünyanın farklı ülkelerinden 4 bini aşkın ilerici lider, aktivist, akademisyen, sendikacı ve siyasi parti temsilcisinin katıldığı toplantıda Hatimoğulları yarın bir konuşma yapacak.
Hatimoğulları bugün ise gündemdeki konulara ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu.
“YASANIN ZAMAN KAYBETMEKSİZİN ÇIKMASINI ÖNEMSİYORUZ”
Hatimoğulları, Kürt meselesinin çözümü için Meclis’te kurulan ve Şubat ayında nihai raporunu açıklamayan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının ardından artık yasa yapma sürecine geçilmesi gerektiğini belirtti. Atılacak somut adımların toplumun sürece ilişkin güvenini artıracağını vurgulayan Hatimoğulları’nın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:
KAYYUM, TUTUKLU BELEDİYE BAŞKANLARI, AİHM KARARLARI
Bunun yanı sıra tabii ki her ifade ettiğimiz ve gerçekleşene kadar da dilimizde tüy bitse de tekrarlamaya devam edeceğimiz birkaç husus var. Bunlardan birisi kayyum meselesi. Türkiye’de biz bu süreci görüşürken başta Kürt halkı, muhalif kesim olmak üzere onların bu sürece ikna olması için somut adımlar atılmalı. Bu adımlar yasa yapmayı gerektiren adımlar değil.
Mesela kayyumun geri çekilmesi ve seçilmiş belediye başkanları ve eş başkanların görevlerine iadesi. Bunun yanı sıra Ekrem İmamoğlu ve diğer seçilmiş belediye başkanlarının şayet yargılanacaklarsa, tutuksuz yargılanması toplumu rahatlatacak ve gerçekten bir barış ve demokratik sürecinden bahsettiğimizde toplumdaki inandırıcılığımız o zaman daha çok artar.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) çok önemli bir kararı var. Birisi Kobani Davası ile ilgili Sayın Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve arkadaşları için; bir diğer karar da Osman Kavala ve arkadaşları Can Atalay’ı ve bütün Gezi tutuklularını kapsayan AİHM kararı. Bu iki kararın hayata geçmesi, toplumun vicdanını da rahatlatacak ve bu sürece olan inancı ve bağlılığı daha fazla arttıracaktır. Bu bakımdan biz bu somut adımların atılmasını her fırsatta bıkmadan, usanmadan dile getireceğiz. Çünkü biz bu sürecin başarıya ulaşmasını istiyoruz.
“FRENE BASMAK DEĞİL, GAZA BASMAMIZ GEREKEN BİR EVREDEN GEÇİYORUZ”
Barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması, sadece Kürtler için iyi olmayacak. Bütün Türkiye halkları için ve Türkiye için acil, elzemdir. Bölgedeki gelişmelere baktığımızda frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz. Ümit ediyoruz ki bu konuda verdiğimiz bu mücadele ve bu kararlılık bir karşılık bulur. Yürütülen istişareler, bugüne kadar bir buçuk yıla yakındır devam eden diyalog ümit ediyoruz ki karşılıklı bir sonucu birlikte elde ederiz.”
Hatimoğlulları – Hicri görüşmesi
🔸 DEM Partisi Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları, Barselona’da düzenlenen Global Progressive Mobilisation (Küresel İlerici Seferberlik) etkinliğine katıldı.
🔸Hatimoğulları PDK-İran Genel Sekreteri Mustafa Hicri ile bir araya geldi
🔸Görüşmede… pic.twitter.com/nPNGvCf4el
— Nûmedya24 (@NuMedya24) April 17, 2026
“GÜLİSTAN DOKU’NUN AKIBETİ UCU NEREYE VARIRSA VARSIN AÇIĞA ÇIKMALI”
Hatimoğulları, Gülistan Doku soruşturması hakkında, şöyle konuştu:
“Tabii ‘Gülistan Doku nerede’ diye Türkiye’de kadın hareketi çok güçlü bir haykırış içinde oldu. Ailesi gerçekten inanılmaz düzeyde bir emek ve kararlılıkla bunu savundular. ‘Gülistan Doku nerede’ sorusunun yanıtını bulabilme ihtimallerimiz doğdu şimdi. Bu soruşturmanın başlatılmış olması, karartılmış delillerin en azından şimdilik bir kısmının geriye getirilebilmiş olması bizi umutlandırdı.
Gülistan Doku’nun akıbetinin ciddi anlamda açığa çıkması toplum vicdanını, kadınları rahatlatacaktır. Belki biz Gülistan’ı geri getiremeyeceğiz ama yeni Gülistan vakalarının yaşanmasını engellemenin yolu, adaletin hakiki şekilde tecelli etmesi. Buradan çağrımızı yapmak isteriz: Ucu nereye varırsa varsın; vali, valinin üstü, kimse bunun sorumluları, cinayeti işleyen, bunu bilip saklayan, delilleri karartan, olayların üstünü örten, karanlıkta kalması için çabalayan her kim varsa hepsinin açığa çıkarılması ve yargılanması gerekiyor.”







