Maraş ve Urfa’da okullara düzenlenen silahlı saldırıların ardından iş bırakan öğretmenler ve kamu emekçileri alanlara çıktı. En güvenli yerler olması gereken okullarda yaşanan saldırılara tepki gösterilen eylemlerde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve sorumlular istifaya çağırıldı. Saldırılara zemin hazırlayan koşullara ve eğitim sisteminin geldiği duruma ilişkin eleştiri ve talepler de sıralandı.
HABER MERKEZİ – Önce Urfa, ardından da Maraş’ta okullara yönelik silahlı saldırılar tepkilere neden olurken öğretmenler de şiddete karşı iş bırakarak alanlara çıktı. KESK ve eğitim sendikalarının çağrısıyla kamu emekçileri ve öğretmenler Maraş ve Urfa başta olmak üzere onlarca ilde yaptıkları eylemle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı. Okullarda öğrenci ve öğretmenlerinin can güvenliğini sağlamanın kamusal ve temel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekilen açıklamalarda bu sorumluluğu yerine getirmeyenlerin istifası istendi.
“Eğitimde şiddete hayır” sloganıyla bir araya gelen eğitim ve kamu emekçileri, yaşanan saldırıların tek başına bir “şiddet vakası” olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekerek “İçinde bulunduğumuz sistemin derin çelişkilerini ve çözülme halini açık biçimde ortaya koymaktadır” dedi.
Kamu emekçileri, Maraş ve Urfa’da okullara dönük saldırılara karşı birçok kentte açıklama yaptı
Emekçiler, Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya davet etti pic.twitter.com/0als1Ywes1
— Nûmedya24 (@NuMedya24) April 16, 2026
EŞİTSİZLİK, GELECEKSİZLİK, EĞİTİMLE BAĞIN ZAYFLAMASI, İTİBAR KAYBI…
Eğitim kurumlarında yaşanan yapısal sorunlara dikkat çekilen açıklamalarda şu ifadelere yer verildi:
“Okullar, çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin güvenli bir biçimde bulunması gereken kamusal alanlardır. Ancak bugün bu alanların giderek güvensizleştiği ve koruyucu niteliğini yitirdiği açıktır. Şiddetin yalnızca fiziki güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceği de bilinmelidir. Çünkü şiddet öylece ortaya çıkmaz. Toplumsal eşitsizliklerin derinleştiği, geleceksizliğin yaygınlaştığı, gençlerin eğitimle bağının zayıfladığı ve dışlanmanın olağanlaştığı koşullarda ortaya çıkmaktadır. Eğitim politikalarının bilimsel ve kamusal temellerden uzaklaştırılması, okulların ve eğitim bileşenlerinin toplumsal itibar kaybı bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır.
‘DESTEK VE DENETİM MEKANİZMALARI ZAYIFLATILDI’
Eğitim sistemindeki eşitsizlikleri derinleştiren ve eğitimin kamusal niteliğini aşındıran siyasi iktidar; tüm kurumları işlevsizleştiren, denetim ve destek mekanizmalarını zayıflatan idari anlayış ve bu süreçte sorumluluğu olan yöneticiler yaşanan tablonun doğrudan sorumlusudur ve tüm sorumlular kamuoyu önünde hesap vermelidir.
Yaşanan bu olay, eğitim alanının bilimsel ve pedagojik temellerden uzaklaştırılması durumunda nasıl derin yaralar açılabileceğini bir kez daha göstermiştir. Eğitim kurumlarını ve toplumu şiddetten arındırmak için eşitlikçi, kapsayıcı ve kamusal bir eğitim anlayışının yeniden inşası zorunludur. Gençleri yalnızlaştıran ve okulları eğitim alanı olmaktan uzaklaştıran politikalar sürdükçe benzer acıların yaşanma riski ortadan kalkmayacaktır.
‘CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK KAMUSAL SORUMLULUKTUR’
Eğitim Sen olarak bir kez daha altını çiziyoruz:
Eğitim, bir güvenlik meselesine indirgenemeyecek kadar yaşamsal, piyasa ilişkilerine terk edilemeyecek kadar kamusal bir haktır. Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin can güvenliğini, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak kamusal sorumluluğun en temel gereğidir.
Eğitim Sen olarak, bugün en temel sorumluluğunu yerine getiremeyen, eğitim emekçilerini ve öğrencilerin güvenliğini sağlayamayan kurumları ve yöneticileri kamuoyu önünde hesap vermeye çağırıyoruz. Eğitimin kamusal niteliğini savunmaya ve okulları şiddetin değil yaşamın, kamusal, bilimsel, laik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitimin alanı haline getirmek için mücadele etmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.”
×Maraş, Urfa, Ankara, İstanbul, İzmir, Diyarbakır, Antalya, Hatay, Adana, Van, Hakkari, Şırnak, Dersim, Batman, Antep, Mersin, Balıkesir, Denizli başta olmak üzere bir çok il ve ilçede Milli Eğitim Müdürlükleri, okul ve işyerleri önlerinde, kent merkezlerinde eylemler düzenlendi. Eylemlere muhalefet partilerinden milletvekilleri de destek verdi.
DEM Parti: Sorumlular hesap vermeli | Emniyetçi baba tutuklandı, saldırı planı önceden yapılmış







