Wall Street Journal’ın haberine göre Avrupa, ABD’nin NATO’dan çekilme ihtimaline karşı yedek savunma planlarını hızlandırdı. Haberde, planların Almanya’nın tutum değişikliği sonrası ivme kazandığı ve Avrupa’nın NATO içinde daha fazla askeri sorumluluk üstlenmesini öngördüğü belirtildi.
HABER MERKEZİ – ABD Başkanı Donald Trump’ın İran savaşında desteğini yetersiz bulmakla eleştiriler yaptığı NATO ile ABD ilişkisi gündemdeki yerini koruyor.
ABD merkezli Wall Street Journal (WSJ) gazetesi Avrupa’nın Trump’ın NATO’dan çekilmesi ihtimaline karşı bir yedek planı hızlandırdığını yazdı.
Habere göre ABD’nin NATO’dan ayrılması durumunda Avrupa’nın mevcut askeri yapılarını kullanarak kendini savunabilmesini sağlayacak bir yedek planın, Almanya’nın uzun süredir karşı çıktığı “ABD’siz savunma” yaklaşımında geri adım atması sonrası ivme kazandığı belirtildi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in, ABD’nin güvenilirliği konusundaki endişeler nedeniyle Avrupa’nın daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği görüşünü benimsediği belirtildi.
MEVCUT İTTİFAKA RAKİP DEĞİL
Haberde ayrıca katılımcıların belirttiğine göre, NATO içinde ve çevresinde yapılan yan görüşmeler ve akşam yemeklerinde gayri resmi olarak ilerleyen planların, mevcut ittifaka rakip olmayı amaçlamadığı da kaydedildi.
Planlar, Avrupalı ülkelerin ittifakın komuta-kontrol mekanizmalarında daha fazla yer almasını ve ABD askeri kapasitesinin Avrupa tarafından kısmen ikame edilmesini öngörüyor. Bu girişimlerin NATO’ya alternatif bir yapı oluşturmak yerine, Rusya’ya karşı caydırıcılığı ve operasyonel sürekliliği korumayı amaçladığı belirtiliyor.
Haberde NATO’nun mevcut yapısının büyük ölçüde ABD liderliğine dayandığına dikkat çekilirken, Avrupalı ülkelerin lojistik, istihbarat ve komuta alanlarında daha fazla sorumluluk almaya çalıştığı ifade edildi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de ittifakın “daha Avrupalı liderliğe” doğru evrileceğini yönündeki söylemi hatırlatıldı.
PLAN NELERİ İÇERİYOR?
Planlar kapsamında Avrupa’nın askeri üretim kapasitesini artırması, zorunlu askerlik uygulamasının yeniden gündeme alınması ve özellikle hava savunma, istihbarat ve lojistik alanlarında kapasite geliştirilmesi öngörülüyor. Ancak NATO’nun en üst askeri komutanlığının geleneksel olarak ABD’li bir isimde olması ve Avrupa’nın nükleer caydırıcılık kapasitesinin sınırlı olması, bu dönüşümün önündeki en büyük engeller arasında gösteriliyor. Fransa ve Birleşik Krallık’ın nükleer kapasitesinin genişletilmesi ve Avrupa çapında daha fazla rol üstlenmesi de tartışılan başlıklar arasında yer alıyor.







