İsrail ile Lübnan heyeteleri on yıllar sonra ilk kez yüz yüze görüştü. Gündemde olası ateşkes vardı. Hizbullah, görüşmelerin başlamasının hemen ardından İsrail’in kuzeyindeki 13 yerleşimi roketlerle hedef aldığını açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, görüşmelerin yalnızca ateşkesle sınırlı olmadığını belirterek, Hizbullah’ın etkisine “kalıcı bir son verilmesinin” hedeflendiğini söyledi. İsrail’in Washington Büyükelçisi Leiter, görüşmenin ardından “Bugün aynı tarafta olduğumuzu gördük. Bu, toplantıdan çıkardığımız en olumlu sonuç” dedi.
HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaştan hemen sonra, 2 Mart’ta savaşın bir diğer cephesi Lübnan’da açıldı. İran’da 8 Nisan’da ilan edilen ateşkese rağmen, Lübnan’daki savaş hala sürüyor. İsrail ve ABD, İran’daki ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını ileri sürüyor; İran ise aynı görüşte değil.
Lübnan’daki durum, Pakistan’ın arabuluculuğunda İslamabad’da başlayan ABD-İran görüşmelerini doğrudan etkiliyor; görüşmenin önemli başlıklarından biri Lübnan’da devam eden savaş. Lübnan’da da ateşkesin sağlanması ve olası bir çözüm için görüşmelerin yapılabilmesi amacıyla bugün ABD’nin arabuluculuğunda Washington’da Lübnan ve İsrail heyetleri bir araya geldi. Heyetlerin ön görüşme niteliğinde bir araya geleceği bildiriliyor.
GÖRÜŞME BAŞLADI
İsrail ve Lübnan heyetleri, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun katılımıyla Washington’da kapalı kapılar ardında görüşmelere başladı.
Görüşmelere ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa ve ABD’nin BM Büyükelçisi Mike Waltz katılıyor. Toplantıda ayrıca Lübnan’ın ABD Büyükelçisi Nada Hamadeh ile İsrail’in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter de yer alıyor.
Toplantı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlamayan taraflar, yalnızca kısa süreli görüntü verdi. Rubio ise görüşmeleri “tarihi bir fırsat” olarak nitelendirdi.
Rubio, görüşmelerin yalnızca ateşkesle sınırlı olmadığını belirterek, Hizbullah’ın etkisine “kalıcı bir son verilmesinin” hedeflendiğini söyledi. Sorunun uzun yıllara dayandığını ifade eden Rubio, kısa sürede çözüm beklenmediğini ancak kalıcı barış için bir çerçeve oluşturulmasının amaçlandığını kaydetti.
Öte yandan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, görüşmelerin ülkenin yaşadığı acıların sona ermesi için bir başlangıç olmasını umduğunu belirtti.
Aoun, İsrail’in güney Lübnan’daki varlığını sürdürmesi halinde istikrarın sağlanamayacağını ifade ederek, çözümün Lübnan ordusunun uluslararası tanınan sınır hattına yeniden konuşlanması ve güvenliği tek başına sağlamasında olduğunu söyledi.
HİZBULLAH’TAN İSRAİL’E ROKET SALDIRISI
Hizbullah, Washington’da İsrail ile Lübnan arasında başlayan görüşmelerin hemen ardından İsrail’in kuzeyindeki 13 yerleşimi roketlerle hedef aldığını açıkladı.
Örgütten yapılan açıklamada, Kiryat Shmona, Metula ve 11 yerleşimin saat 18.15’te “eş zamanlı roket atışlarıyla” vurulduğu belirtildi.
İKİ SAATLİK ÖN GÖRÜŞME TAMAMLANDI
Lübnan devlet haber ajansına göre, Lübnan ve İsrail arasında yapılan ve iki saat süren ön görüşmeler tamamlandı. İki ülke 1983’ten beri doğrudan müzakere yapmamıştı.
ABD’de İsrail ile Lübnan arasında yapılan görüşmelerin ardından İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter açıklamalarda bulundu. Leiter, Hizbullah’ın baskısına rağmen görüşmelere katılan Lübnanlı yetkililere teşekkür ederek, tarafların ortak bir noktada buluştuğunu söyledi. “Bugün aynı tarafta olduğumuzu gördük. Bu, toplantıdan çıkardığımız en olumlu sonuç” diyen Leiter, Lübnan’ın İran destekli Hizbullah’tan “kurtarılması” konusunda ortak bir hedef bulunduğunu ifade etti. Leiter, “Lübnan hükümeti artık Hizbullah tarafından işgal edilmeyeceklerini çok açık bir şekilde belirtti ve İran zayıfladı; Hizbullah da önemli ölçüde zayıfladı. Bu bir fırsat” ifadelerini kullandı.
ABD’DEN DOĞRUDAN MÜZAKERE AÇIKLAMASI
ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan’ın doğrudan müzakerelere başlama konusunda anlaştığını açıkladı. Washington’da yapılan görüşmenin ardından tarafların, karşılıklı olarak belirlenecek yer ve zamanda doğrudan görüşmeleri başlatma kararı aldığı belirtildi. ABD Dışişleri Bakanlığı, görüşmelerin bir barış anlaşmasına zemin hazırlamasını umduklarını ifade etti.
UZUN GEÇMİŞE DAYANAN GÜNCEL SAVAŞ: HİZBULLAH İLE İSRAİL’İN DEĞİŞMEYEN GEREKÇELERİ
Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar 2 Mart’tan sonra yeniden şiddetlendi. Ancak bu, hem yeni nedenlere hem de on yılları bulan bir çatışma geçmişine dayanıyordu. Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmaların geçmişi 1980’lerin başına kadar uzanıyor. Bu dönemde en az 7 büyük savaş yaşandı. İsrail ile Hizbullah arasında süregelen çatışma, Hamas’ın 7 Ekim 2024’te İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği saldırının ardından yeniden şiddetlendi ve 27 Kasım 2024’te imzalanan ateşkese rağmen durmadı. Son olarak da 2 Mart’ta bu kez İran’daki savaş nedeniyle çatışmalar başladı.
Hizbullah, İsrail’in Lübnan’daki işgalini, Hamas ve Filistin’e yönelik saldırılarını ve son olarak da İran’a yönelik savaşı; İsrail ise, Hizbullah’ın saldırılarını, Hamas’a desteğini ve İran ile olan ilişkilerini gerekçe gösteriyor.
2 Mart’ta başlayan ve hala devam eden savaşta, şimdiye kadar, Lübnan’da 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi; 500’den fazlası kadın, çocuk ve sağlık çalışanı olmak üzere 2.000 civarında kişi yaşamını yitirdi.
İsrail, 1980’lerden 2000’li yılların başına kadar işgal altında tuttuğu Lübnan’ın güneyinde yeniden bir güvenli bölge kuracağını duyurdu. Litani nehrinin güneyine düşen ve Lübnan topraklarının yaklaşık yüzde 10’una denk gelen bölgeyi kapsayan bir alanda oluşturmayı hedeflediği tampon bölge ile İsrail, Hizbullah’ın saldırılarını engellemeyi hedefliyor.
‘Rutinleşen savaş cephesi’: Lübnan | Lübnan’da savaşın bir ayı geride kaldı
İKİ TARAFA DA GÜÇ GETİREMEYEN LÜBNAN HÜKÜMETİ
İsrail ile Hizbullah arasındaki savaşın bir diğer tarafı ise Lübnan hükümeti. Hükümet, İsrail’in saldırılarını ve güvenli bölge planını egemenliğinin ihlali olarak değerlendiriyor ve bunların sonlandırılmasını istiyor. İsrail ise Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını Lübnan hükümetinden talep ediyor. Bu durum, uzun süreden beri Lübnan hükümeti açısından bir çıkmazı ifade ediyor; zira ne İsrail’e karşı koyabilecek ne de Hizbullah’ın Lübnan’daki fiili otoritesini ortadan kaldırabilecek bir güce sahip. Lübnan’da yıllardan beri var olan devlet otoritesinin zayıflığı, mezhep bölünmeleri, ekonomik çöküntü hükümetin etkisizliğinin temel nedenleri arasında gösteriliyor.
TARAFLARIN KONUMLARI ÇÖZÜMÜ ZORLAŞTIRIYOR
Lübnan’daki Hizbullah, İran’ın uzun yıllara dayanan bölge siyasetinin önemli ortaklarından biri. İran’ın oluşturduğu ve Şii Hilali ya da Direniş Ekseni olarak da dile getirilen bölgesel güç olma hevesi, Lübnan’da Şii nüfusun yaşadığı bölgelerde kök salan Hizbullah’ı önemli bir aktör haline getirdi. Hizbullah ile İran arasındaki bu ilişki, İsrail’in saldırılarının temel gerekçelerinden biri olageldi. Nitekim bu geçmişten ve geniş bölgesel politik hesaplardan beslenen çatışmalı durumun son hali İran’daki savaş nedeniyle yeniden görüldü.
Mevcut durumda İran’daki savaşla doğrudan bağlantılı olan Lübnan’daki çatışmalar, İran’da ilan edilen ateşkese rağmen durmadı. Tarafların meseleyi ele alma biçimleri beraberinde zorlukları getiriyor:
- İsrail, Hizbullah ile olan ihtilafını sadece İran savaşıyla bağlantılı görmüyor, uzun yıllara dayanan bir tehdit geçmişiyle birlikte değerlendiriyor. Bu yüzden İran’daki ateşkesin bir parçası olarak değerlendirmek istemiyor.
- İran, Lübnan’da da ateşkesin sağlanmasını ABD ile görüşmelerde temel başlıklardan biri olarak dayatıyor.
- ABD, İran’ın Lübnan’da da ateşkes talebini Hizbullah ile ilişkileri çerçevesinde görüyor. İran ile savaşın nedeni olarak da ileri sürülen argümanlardan biri, İran’ın “bölgesel vekil güçlere” verdiği desteği kesmemesiydi ve ABD-İsrail, mevcut haliyle İran’ın Lübnan’da da ateşkes talebinin kabul edilmesinin vekil güçlere desteğinin meşru görülmesi veya onaylanması anlamına geleceğini değerlendiriyor.
- Hizbullah, İsrail’i işgalci bir güç olarak görüyor, ABD’yi de onun ortağı olarak değerlendiriyor; İran’ı ise haklı bir ortak olarak değerlendiriyor.
- Lübnan hükümeti, bir yandan ABD ve Batı ülkeleriyle iyi ilişkiler kurmaya ve içte yaşadığı zorlukları aşmaya, öbür yandan Hizbullah ve İsrail çatışmasını sonlandıracak bir yol bulmaya çalışıyor. Ancak hiçbirine yetecek bir kapasiteye sahip değil; bununla birlikte Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve merkezi orduya entegrasyonu konusunda karar aldı, hatta Hizbullah’ın silahlı kanadını yasakladı. Gerçekte ise Lübnan hükümeti, mevcut durumda Hizbullah’ın iç savaş tehdidi ile ABD-İsrail’in Hizbullah’ın bir an önce silahsızlandırılması ya da savaşın süreceği baskısı altında bulunuyor.
Lübnan’daki durumun da en az İran’daki gelişmeler kadar karmaşık ve zor bir sürecin konusu olacağını gösteren bu gelişmeler çerçevesinde İsrail ile Lübnan heyetleri bugün Washington’da ABD’nin arabuluculuğunda bir araya gelecek.
Netanyahu’dan “müzakereler” için talimat | Lübnan: Ateşkes önerisi olumlu karşılık buluyor
ONLARCA YIL SONRA İLK: İSRAİL VE LÜBNAN HEYETLERİ GÖRÜŞECEK, ANCAK HİZBULLAH KARŞI
Bugün Washington’da yapılacak görüşmeye, Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad ile İsrail’in Washington Büyükelçisi Yehiel Leiter katılacak. Türkiye saatiyle 18.00’de başlaması beklenen görüşmeye, Reuters haber ajansının iddiasına göre, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio‘nun yanı sıra ABD’nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa ve Dışişleri Danışmanı Michael Needham’ın da katılması bekleniyor.
Bu görüşme, bir müzakere değil, olası bir ateşkes görüşmesi için ön hazırlık toplantısı olarak değerlendiriliyor. Buna rağmen bu görüşme, diplomatik ilişkileri olmayan Lübnan ve İsrail’in büyükelçilerinin onlarca yıldır ilk kez yüz yüze doğrudan görüşme yapacakları anlamına geliyor.
Ancak meselenin bir tarafı olan Hizbullah, İsrail ile herhangi bir görüşmeye karşı çıkıyor. Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, dün yaptığı açıklamada, Lübnan hükümetine ABD-İsrail’in isteklerine boyun eğmeme çağrısı yaptı.
Kasım, “İsrail ile doğrudan müzakereleri reddediyoruz, bunlar sonuçsuz kalacaktır ve Lübnan’ın iç uzlaşısını gerektirmektedir. Hükümete tarihi bir tavır alma ve müzakereleri iptal etme çağrısında bulunuyoruz. İsrail açıkça müzakerelerin Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve kendisiyle barış için olduğunu belirtiyor. Gelin birlikte saldırılara karşı koyalım, sonra geleceği tartışabiliriz” diye konuştu.
Benzer bir açıklama, Associated Press’e (AP) konuşan Hizbullah’ın siyasi konseyinin üst düzey üyelerinden Wafiq Safa’dan geldi. Safa, “Lübnan ile İsrail arasındaki bu müzakerenin sonuçlarıyla hiç ilgilenmiyoruz ve bunlar bizi hiç ilgilendirmiyor” dedi.
Safa, Hizbullah’ın eylemlerinin önleyici nitelikte olduğunu, liderlerinin İsrail’in Hizbullah’ı yok etme amacıyla “Lübnan’la ikinci bir savaşa hazırlandığına” inandığını da söyledi.
Ateş kesilmedi, çatışmalar sürüyor | Lübnan ve İsrail heyetleri Salı günü görüşecek
×
DEĞİŞMEYEN ŞARTLAR: 2024 ATEŞKESİ VE AYNI GÜNDEMLER
İsrail ile Lübnan heyetleri arasındaki hazırlık toplantısı ve sonrasındaki olası görüşmelerde gündem olması beklenen başlıklar ise aslında yeni değil.
İsrail ile Hizbullah arasında, 27 Kasım 2024’te, ABD ve Fransa aracılığında ateşkes ilan edildi. Buna göre, Hizbullah, İsrail sınırından yaklaşık 30 km uzaklıktaki Litani Nehri’nin güneyinde silahlı varlığını sona erdirmeyi kabul etti. İsrail de bölgeden kuvvetlerini çekme sözü verdi.
Ancak ateşkese rağmen karşılıklı saldırılar durmadı ve taraflar birbirlerini ihlalle suçladı. Lübnan hükümeti ile Hizbullah yetkililerine göre İsrail binlerce kez ateşkesi ihlal etti, 8 Ekim 2023’ten sonra ele geçirdiği 5 tepeden çekilmedi ve ayrıca onlarca yıldır elinde bulundurduğu bazı bölgelerdeki varlığını da korudu.
Lübnan Sağlık Bakanlığına göre, ateşkesin ilan edildiği 27 Kasım 2024’ten 20 Kasım 2025’e kadar geçen sürede İsrail’in saldırılarında 331 kişi hayatını kaybetti, 945 kişi de yaralandı.
İsrail’e göre, Hizbullah silahsızlanmayı kabul etmiyor. Hizbullah’a göre, İsrail işgalden vazgeçmiyor. Bu kısır döngünün devam etmesi bekleniyor.







