BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

DEM Parti PM sonuç bildirgesi

“Barış yasası” çağrısı: Toplum söz değil güvence bekliyor

DEM Parti PM sonuç bildirgesi

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

DEM Parti, Parti Meclisi toplantısı sonrası yayımladığı bildirgede, sürecin “tarihsel zorunluluk” olduğunu vurguladı ve demokratik çözüm için yasal düzenlemeler ile Barış Yasası çağrısı yaptı. Açıklamada, “Toplum artık söz değil güvence beklemektedir” denildi.

HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 11-12 Nisan 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirdiği Parti Meclisi (PM) toplantısının sonuçlarını açıkladı.

Açıklamada, “Türkiye’nin içinden geçtiği siyasal, ekonomik ve toplumsal gelişmeleri, bölgede derinleşen savaş ortamını, Barış ve Demokratik Toplum Sürecini kapsamlı biçimde değerlendirmiştir” denildi.

PM toplantısında ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşla ilgili “ABD ve İsrail’in Ortadoğu’da yürüttüğü savaş sıradan bir saldırganlık değil, dünya hegemon ve kapitalist sistemin siyaseten çöküşünün bir göstergesidir” değerlendirmesi yapıldı.

DEM Parti’nin İran halkları başta olmak üzere bölgedeki bütün halkların özgürlük, demokrasi, eşitlik ve adalet mücadelesinin yanında olduğu belirtilen sonuç bildirgesinde “Kürtlerin, Beluçların, Azerilerin, Türkmenlerin, Farsların, kadınların, gençlerin, inanç ve kimlik gruplarının demokratik taleplerinin tanınması bölgesel çözümün ve barışın ön koşuludur. Kalıcı çözüm ise halk iradesini esas alan çoğulcu, demokratik ve özgürlükçü toplumsal modellerin inşasındadır” ifadeleri yer aldı.

Sonuç bildirgesinde Kürt sorunun çözümü için devam eden sürece ilişkin de değerlendirmeler yer aldı.

“Barış ve Demokratik Toplum Süreci tarihsel bir zorunluluktur” denilen açıklamada bu konuda şunlar ifade edildi:

דTürkiye’nin en temel meselelerinden biri, Kürt sorununun demokratik çözümü ve toplumsal barışın tesisidir. Gelinen aşamada girilen bu yol salt bir siyasi tercih değil; aynı zamanda ülkenin demokratikleşmesi, ekonomik refahı ve toplumsal bütünleşmesi açısından da tarihsel bir zorunluluktur.”

DEMOKRATİK GELECEĞİN KURUCU ZEMİNİ

“Parti Meclisimiz, Barış ve Demokratik Toplum Sürecini Kürt sorununun çözümü için bir müzakere başlığı olarak ele alırken, aynı zamanda Türkiye’nin demokratik geleceğinin kurucu zemini olarak da değerlendirmiştir. Ortadoğu’daki savaş politikaları gerekçe gösterilerek sürecin yavaşlatılması, güncel siyasetin parçası haline getirilmesi, güvenlikçi politikalara sıkıştırılması kabul edilemez olduğu kadar riskli ve kaygı vericidir de.”

YASAL DÜZENLEMELER VURGUSU

Açıklamada sürecin ilerletilebilmesi için şu başlıklar sıralandı:

  • Gerekli yasal düzenlemeler gecikmeden Meclis gündemine alınmalıdır.
  • Çözüm için bütünlüklü bir yasanın tüm toplumsal kesimlerin katılımıyla çıkarılması hedeflenmelidir.
  • Demokratik siyasetin önündeki engeller kaldırılmalıdır.
  • Kayyım uygulamalarına son verilmeli, yerine kayyım atanan belediye başkanları görevlerine iade edilmelidir.
  • Cezaevlerinde bulunan politik tutsaklar serbest bırakılmalı ve demokratik hukuk normlarına uygun düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Toplumsal barışı güvence altına alacak bir Barış Yasası çıkarılmalıdır.
  • Toplum artık söz değil güvence beklemektedir. Toplum artık vaat değil hukuk istemektedir. Toplum artık belirsizlik değil somut irade görmek istemektedir.
  • Barışın kurumsallaşması için Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür ve etkin çalışma koşullarının sağlanması; fikirlerini toplumla, siyaset kurumuyla ve ilgili çevrelerle doğrudan paylaşıp tartışabileceği demokratik ve hukuki zeminin oluşturulması gerektiğini yineliyoruz.”

Muhalefete dönük baskılara ilişkin değerlendirmelerin de yer aldığı açıklamada, “Gazeteciler, sendikacılar, belediye başkanları, gençler, kadınlar, ekolojistler ve hak savunucuları üzerinde kurulan baskı ve tutuklamalar kabul edilemez” denildi.

“DEM Parti olarak, Türkiye’de demokratik siyaset alanını daraltan her girişime karşı, toplumun tüm demokrasi güçleriyle birlikte ortak mücadeleyi büyütmeye kararlıyız. Çünkü biliyoruz ki demokrasi yalnızca seçim değil; aynı zamanda örgütlenme hakkı, ifade özgürlüğü, adalet ve toplumsal katılımdır.”

Açıklama 1 Mayıs çağrısı ile son buldu:

דBu yıl 1 Mayıs alanlarına, yoksulluğa karşı emeğin hakkı için, baskıya karşı demokrasi için, savaşa karşı barış için, adaletsizliğe karşı eşit yurttaşlık için çıkıyoruz.

Başta emek ve meslek örgütleri olmak üzere tüm halklarımızı, gençleri, kadınları, emeklileri ve demokratik kamuoyunu “Ekmek, Barış, Adalet” şiarıyla 1 Mayıs alanlarında buluşmaya çağırıyoruz.

Sonuç olarak, Türkiye yeni bir yol ayrımındadır: Ya çözümsüzlükte ısrarla krizler derinleşecek, kutuplaşma büyüyecek, toplumsal çürüme artacaktır ya da halkların huzuru ve refahının yolunu açacak demokratik çözüm, toplumsal uzlaşı ve barış temelinde yeni bir gelecek inşa edilecektir.

DEM Parti bu tarihsel eşikte barıştan, demokrasiden, emekten, özgürlükten ve halkların ortak yaşam iradesinden yana saf tutmaya devam edecektir.

Türkiye’nin geleceği savaşta değil barıştadır.

Türkiye’nin geleceği inkarda değil kabul ve eşitliktedir.

Türkiye’nin geleceği baskıda değil demokrasidedir.”

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz