MHP lideri Bahçeli, ABD-İsrail ve İran savaşına değinerek, “Yeni dünya düzeni bugün bir kaos olarak karşımıza çıkmakta” dedi. Süreçle ilgili de konuşan Bahçeli, “Oyalanmaya ve oyalamaya gerek yoktur. Barış teslimiyet değildir. Barış taviz değildir” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
ABD-İsrail ve İran savaşına değinen Bahçeli, “Dünyada değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği tarihi dönemeçteyiz. Küresel düzenin derin şekilde sarsıldığı bu dönemde kararlarımızı bu gerçekle ortak sorumlulukla almalıyız. Tarihin kopuş anlarında en etkili güvenlik milli birlik içinde ortak iradeye dayanan güvenliktir” dedi.
Her kriz döneminin yeni bir eşik olduğunu belirten Bahçeli, şunları söyledi:
“Küresel örgütler işlevselliğini yitirmiş ve çözüm üretme kabiliyetini kaybetti. Trump ve Netanyahu zora dayanan hegemonyanın sürdürülemez olduğunu göz ardı etmiş ve hata etmişlerdir. Bu hatalarını devam etmekteler. Söz varlığı tükenmiş ve batılı akıl için yolun sonu görünmüştür. Trump karşıtı yürüyüşler ve savaş karşıtı tartışmalar karşısında Trump yönetimi gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacaktır.”
YENİ DÜNYA DÜZENİ BİR KAOS OLARAK KARŞIMIZA ÇIKMAKTA
“Geçen 20 yıl içinde ayak seslerini duyduğumuz yeni dünya düzeni bugün bir kaos olarak karşımıza çıkmakta. Bu kaos insanlığı etkilemekte, istikrarsızlık dünyayı derinden sarsmakta. Bugünkü dünya durumu fetret dönemini andırmakta. Geçmişin çatışmacı günlerine götürmektedir. Sıcak çatışmalar her geçen gün daha da derinleşmekte. Savaş 39. gününde de karşılıklı saldırılarla devam etmekte. İran’a karşı yapılan saldırılar her geçen gün can kaybını arıtmakta ve altyapı tahribatını giderek büyütmektedir. Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının dayanıklılığı dünyanın dikkatini üzerine çekmiştir. Başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini boşa çıkarmıştır. Savaş tedarik zincirini etkilemekte.”
CHP’ye de eleştirilerini sürdüren Bahçeli, “CHP siyaset yerine laf üretmektedir. Çeşitli küresel odaklara sığınmakta, yanlış adreste doğru kişiyi aramaktadır” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, şunları söyledi:
“Millet için en değerlisinin ne olduğunun idrakinden yoksun bulunmakta, çeşitli küresel odaklara sığınmakta, yanlış adreste doğru kişiyi aramaktadırlar. Öte yandan, son günlerde CHP zihniyetini temsil eden bazı belediye başkanlarının, çürümenin hat safhasına ulaşmış olmalarını ve milletin kendilerine emanet ettiği makamları her açıdan istismar ettiklerini görmekten büyük üzüntü duymaktayız.”
SÜREÇTE OYALAMAYA VE OYALANMAYA GEREK YOKTUR
Kürt sorunun çözümü için devam eden süreçle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, 17 Mayıs’ta yaptığı konuşmada kullandığı “17 Mayıs 2025 tarihinde “Barış tek kanatlı bir kuş değildir. Bir kanat Öcalan’ın yaptığı çağrı ve gelinen fesih kararıyla kendisini gösterdi. İki, kanadı millet olarak hep birlikte gövdeye getirmeliyiz” sözlerini hatırlattı.
Bahçeli, “Barış, ancak iki kanadın ahenkle çırpılmasıyla, milletin tamamının aynı istikamete yönelmesiyle yükselebilir” dedi.
Süreçte oyalamaya ve oyalanmaya gerek olmadığını belirten Bahçeli’nin bu konudaki değerlendirmeleri şöyle:
Asıl olan ikinci kanat ise aziz Türk milletinin bizatihi kendisidir gerçeğinden hareketle, milli iradenin merkezi olan TBMM’de yapılan komisyon çalışması büyük bir olgunluk, yüksek bir sorumluluk bilinci ve devlet ciddiyeti içerisinde sonuçlanmıştır. Bu tablo, milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimizin tarihi sorumluluğunu hakkıyla yerine getirdiğinin de açık bir göstergesidir.
“Terörsüz Türkiye” milletimizin özlemle beklediği bir gelişme, daha müreffeh ve huzurlu bir geleceğin müjdesi, kalıcı barışın, umudun, “Lider Ülke Türkiye’nin habercisidir.
Bugün gelinen noktada, yasal düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yasa çalışması olarak taşınacak olgunluğa erişmesi memnuniyet vericidir. Dünyanın ve bölgemizin ciddi kırılmalarla, risklerle ve jeopolitik sarsıntılarla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde; kendi iç bünyemizin tahkimi, milli birliğimizin güçlendirilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlamlaştırılması, ertelenemez bir zaruret halini almıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu süreçte aldığı inisiyatif, millet adına son derece dikkatli, son derece titiz ve sorumluluk bilinci yüksek bir şekilde yürütülmektedir. Bu tabloyu yakından takip ediyor, yapılan çalışmaları yakından izliyor ve gereken her hassasiyetin gösterilmesini elzem görüyoruz. Bu meselede hiçbir boşluk, hiçbir ihmal ve hiçbir zafiyetin kabulü mümkün değildir.
Biz diyoruz ki: Barış; teslimiyet değildir.
Barış; taviz değildir.
Barış; milletin onurunu koruyarak, devletin gücünü muhafaza ederek sağlanan bir dengedir. Barış; adaletin, kardeşliğin ve milli varlığın birlikte yükseldiği bir ülküdür.”







