Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, özellikle tarım teknolojileri ve yapay zeka alanında yeni bölümlerin açılacağını, iş bulma imkanı zayıf programların ise kademeli olarak kaldırılacağını açıkladı.
HABER MERKEZİ- Üniversitelerde program yapısı değişiyor. YÖK, yükseköğretimi istihdamla daha güçlü ilişkilendirmek amacıyla yeni bölümler açmaya ve bazı programları sistem dışına çıkarmaya hazırlanıyor. Açıklamayı yapan YÖK Başkanı Erol Özvar, özellikle geleceğin mesleklerine odaklanan bir dönüşüm sürecinin sürdüğünü belirtti.
Yeni açılacak programlarda tarım ve hayvancılıkta dijitalleşme, yapay zeka ve otonom sistemler öne çıkıyor. Bu alanlarda yetişmiş insan gücüne duyulan ihtiyacın arttığını belirten Özvar, üniversitelerin bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.
Ayrıca belirli üniversitelerde kurulacak eğitim ve uygulama çiftlikleriyle öğrencilerin sahada deneyim kazanması hedefleniyor. Bu modelle gençlerin hem teknolojiyle donatılması hem de tarım ve hayvancılık alanına yönlendirilmesi amaçlanıyor.
TARIM VE HAYVANCILIK MI KALDI?
Ancak sahadaki tablo, bu akademik hamlenin tek başına yeterli olmayacağını söylüyor. Son veriler, tarımda ciddi bir daralmaya işaret ederken; üretimde düşüş, artan maliyetler ve borç yükü nedeniyle birçok çiftçi üretimden çekiliyor. Hayvancılık tarafında ise ithalatın giderek artması, sektörün sürdürülebilirliğini tartışmalı hale getiriyor.
Bu koşullarda açılacak yeni bölümlerin neyi değiştireceği belirsiz. Uzmanlara göre sorun yalnızca “nitelikli eleman eksikliği” değil; daha derinde, üretim politikalarına ilişkin yapısal bir kriz var. Tarlada üretim azalırken, gençleri bu alana yönlendirmek de her geçen gün zorlaşıyor.
YÖK’ün planında yer alan uygulamalı eğitim çiftlikleri ve teknoloji odaklı programlar, kağıt üzerinde umut verici görünüyor. Ancak çiftçinin ayakta kalmakta zorlandığı bir ortamda, bu eğitimlerin mezunlara gerçek bir gelecek sunup sunamayacağı henüz net değil.
Öte yandan istihdam gerekçesiyle bazı bölümlerin kapatılacak olması da ayrı bir tartışma başlığı. Üniversitelerin yalnızca iş gücü piyasasına göre şekillendirilmesi, uzun vadede akademik çeşitliliği daraltabileceği gibi, tarım gibi stratejik alanlarda da tek boyutlu çözümler üretme riskini barındırıyor.







