BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

29 Ocak anlaşması Kobanî’de uygulanmıyor

Çelebiye’de tehlikeli provokasyon

29 Ocak anlaşması Kobanî’de uygulanmıyor

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

29 Ocak anlaşması, özellikle Kürt bölgelerinde silahlı güçlerin şehir merkezlerine girişini açıkça yasaklamakta ve yerel yönetimlerin güvence altına alınmasını öngörmektedir. Oysa Kobanî’de tablo bunun tam tersidir.

Doğan CİHAN

29 Ocak 2026’da Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Suriye Geçici Hükümeti arasında imzalanan anlaşma, Suriye’nin kuzeydoğusunda yeni bir dönemin kapısını aralamayı hedefliyordu.

Anlaşma; yerel yönetimlerin tanınmasını, Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet yapısına entegrasyonunu ve halkın kendi yöneticilerini seçme hakkını güvence altına alıyordu. Haseke ve Qamişlo gibi bölgelerde kısmi ilerlemeler kaydedildi; bazı kamu kurumları yeniden işler hale getirildi ve idari entegrasyon süreci başlatıldı.

Ancak aynı süreç Kobanî’de bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Kent, anlaşmasının hayata geçirilemediği, sürecin tıkandığı ve sahadaki gerilimlerin giderek yoğunlaştığı bir odak noktasına dönüşmüş durumda.

Anlaşmanın dışında tutulan kritik merkez: Kobanî

Kobanî’nin anlaşma kapsamı dışında tutulması, salt idari bir tercih olarak değerlendirilemez; bu durum siyasi ve askeri dengelerle doğrudan bağlantılıdır. Kentin Kürtler açısından taşıdığı derin tarihsel ve sembolik anlam, burada atılacak adımları son derece hassas kılarken; sahada etkin olan ve Türkiye ile organik bağı herkesçe bilinen Suriye Milli Ordusu unsurları da sürecin önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Bu koşullar altında Kobanî’de, anlaşmanın temel ilkeleri olan yerel iradenin tanınması ve güvenlik entegrasyonu bir türlü hayata geçirilememiştir. Şêxler ve Çelebiye bölgelerinde kurulan sınırlı sayıdaki ortak güvenlik noktaları ise sürecin ilerlemesi için yeterli olmamıştır.

Çelebiye: Kuşatma, geri çekilme ve yağma

Kobanî’nin dış dünyayla bağlantısını sağlayan en kritik hat olan M4 karayolunun geçtiği Çelebiye nahiyesi, 19 Ocak’tan bu yana fiili bir kuşatma altında tutulmaktadır. Geçici hükümete bağlı silahlı gruplar iki ayı aşkın süre boyunca bölgeden çekilmedi; bu durum hem sivil yaşamı hem de Özerk Yönetim kurumlarının işleyişini ağır biçimde sekteye uğrattı.

DSG ile geçici hükümet arasında yürütülen görüşmeler sonucunda, Çelebiye’de ortak güvenlik noktaları kurulması ve silahlı unsurların kent merkezinden çekilmesi konusunda mutabakata varıldı. Bu adım, anlaşmanın sahada anlam kazanması açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyordu.

Ne var ki geri çekilme süreci yeni bir krizi beraberinde getirdi. Bölgeden ayrılan silahlı grupların sivil mülklere zarar verdiği, evleri yağmaladığı ve belediye binasını tahrip ettiği ortaya çıktı. Kullanılamaz hale gelen belediye binası, Özerk Yönetim kurumları ve yerel halkın ortak çabasıyla onarılarak yeniden hizmete açılmaya çalışıldı.

Belediye başkanı ataması ve tırmanan gerilim

2 Nisan sabahı belediyenin yeniden açılışı planlanırken, Suriye geçici hükümetinin Çelebiye’ye dışarıdan bir belediye başkanı atadığı haberi yayıldı. Bu adım, anlaşmanın temel hükümlerinden biri olan “yerel yöneticilerin halk tarafından belirlenmesi” ilkesiyle açıkça çelişiyordu.

Yerel halk, belediye meclisi ve Özerk Yönetim temsilcileri belediye binasına yöneldiğinde, yolların güvenlik güçlerince kapatıldığı ve bölgeye yoğun silahlı takviye yapıldığı görüldü. Ardından yaşananlar, sahadaki kırılganlığı çarpıcı biçimde gözler önüne serdi. Silahlı gruplar halka saldırdı, bazı kişilere fiziksel şiddet uygulayarak gözaltına almaya çalıştı. Özerk Yönetime ait araçlara el konulmak istendi, gazetecilerin görüntü alması engellendi, bazı basın mensupları darp edildi.

Bu saldırı, bölgede varılan anlaşmanın ruhuna aykırı davranıldığının açık bir örneği olarak öne çıktı.

Anlaşmanın ihlali ve sürecin askıya alınması

29 Ocak anlaşması, özellikle Kürt bölgelerinde silahlı güçlerin şehir merkezlerine girişini açıkça yasaklamakta ve yerel yönetimlerin güvence altına alınmasını öngörmektedir. Oysa Kobanî’de tablo bunun tam tersidir; silahlı grupların kent merkezlerinden çekilmesi tam anlamıyla sağlanamamış, yerel yönetimlerin entegrasyonuna ilişkin mekanizmalar işletilememiş ve dışarıdan yapılan atamalarla yerel irade fiilen devre dışı bırakılmıştır.

Tüm bu ihlaller, anlaşmanın Kobanî’de pratikte askıya alındığını açıkça ortaya koymaktadır.

DSG’nin müdahalesi ve geçici sakinlik

Gerilimin kontrolden çıkma tehlikesi belirginleşince DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi devreye girerek geçici hükümet ile doğrudan temasa geçti. Gerçekleştirilen görüşmelerin ardından sahada kısmi bir yatışma sağlandı.

Ancak bu müdahale, kalıcı bir çözüm üretmekten uzak, geçici bir gerilim düşüşünden ibaret kaldı. Belediye başkanı ataması geri çekilmedi; anlaşmanın temel hükümleri uygulanmaya başlanmadı. Krizin yapısal olarak sürdüğü böylece bir kez daha teyit edildi.

Sürecin geleceğini belirleyecek güğüm noktası

Kobanî’de yaşananlar, salt yerel bir krizin ötesine geçmektedir; bu gelişmeler, DSG ile Şam arasındaki entegrasyon sürecinin seyrini belirleyecek stratejik bir eşiği temsil etmektedir. Kentteki tıkanma sürdükçe anlaşmanın meşruiyeti zayıflayacak, yerel halkın sürece duyduğu güven sarsılacak ve bölgesel istikrar tehlikeye girecektir.

Özerk Yönetim’in atamaları reddetmesi ve halkın kararlı tutumu, sahada köklü bir yerel iradenin varlığını ortaya koyarken; merkezi müdahalelerin sürmesi bu iradeyle kaçınılmaz bir çatışma zemini yaratmaktadır.

Kobanî’de 29 Ocak anlaşması fiilen işlevsiz kılınmış durumdadır. Çelebiye’de yaşananlar, bu tıkanmanın en somut ve en tehlikeli örneğini oluşturmaktadır.

Kobanî’de yerel irade tanınmaz, güvenlik entegrasyonu gerçek anlamda tesis edilmez ve dış müdahaleler son bulmazsa, bu kriz yalnızca bir şehirle sınırlı kalmayacak; tüm anlaşma sürecini çökertebilecek bir kırılmaya dönüşecektir.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz