AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Kürt meselesiyle ilgili süreç hakkında, “Burada silah bırakma ve yasal düzenleme şeklindeki sıralama çerçevesinde silah bırakma sürecinin tamamlanması gerekiyor. Yasal adımlar buna bağlı olarak atılacaktır” dedi.
HABER MERKEZİ – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parisinin genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu.
Türkiye’de Kürt meselesinin çözümü için başlayan süreci bir kez daha “Terörsüz Türkiye“ olarak adlandıran Çelik, Erdoğan’ın talimatıyla kurulmuş mekanizmaların, strateji heyetlerinin bu konuyu gündemde tutarak, haftalık toplantılarda meselelerin görüşülüp değerlendirildiğini söyledi.
Sürecin, Meclis’in devreye girmesiyle bir devlet politikası haline geldiğini belirten Çelik, “Bu süreç, devletin nitelikleri ve milletin değerleri konusunda herhangi bir pazarlık, müzakere süreci değildir. Terörsüz bölge ve terörsüz Türkiye sürecinin tahakkuk etmesidir” dedi.
Çelik, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Suriye geçici hükümeti arasında 29 Ocak’ta varılan anlaşmadan sonra ortaya çıkan duruma duruma dikkat çekti ve ardından şunları söyledi:
Burada da esas olan terör örgütünün feshi, bunun da silah bırakmanın tamamlanması yönüyle yapılmasıdır. Bunlar gerçekleştikten sonra yasal adımların nasıl yapılacağını yüce Meclis kendi dinamikleri içerisinde ortaya koyacaktır.
Yüce Meclis gündemine hakim olduğu için ortaya koyduğu raporla yol haritasını belirlemiştir. Burada silah bırakma ve yasal düzenleme şeklindeki sıralama çerçevesinde silah bırakma sürecinin tamamlanması gerekiyor. Yasal adımlar buna bağlı olarak atılacaktır.”
ÇELİK İRAN İÇİN DE “ÖRGÜT” VE “KÜRTLER” AYRIMI YAPTI
Çelik, İran’daki gelişmeleri de değerlendirdi ve İsrail’e olup bitenlerden sorumlu tuttu. Kürt partilerinin İran’daki faaliyetleri hakkında da konuşan Çelik, “Kürtler adına hareket ediyorum” diyen örgütlerle oradaki Kürtleri ayırmak gerektiğini ileri sürdü. Çelik, “Burada İsrail’le paralel bir şekilde PJAK, Komala gibi İran’daki örgütlerin, bunlara bağlı unsurları, paralel hareket etme, senkronize hareket etme şeklindeki birtakım yaklaşımlarını, temaslarını görüyoruz ve biliyoruz. Yani arka plandaki temaslardan da haberdarız. Batı basını örgütlerin bu yaklaşımını sunarken ‘Kürtler’ diye sunuyor. Bu yanlış bir şeydir. Yani Kürt kardeşlerimizle oradaki bu örgüt yapılarını birbirinden hassasiyetle ayrıştırmak gerekir” diye konuştu.







