BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

İBB Davası’nda 13. gün

Savcı mütalaasını açıkladı: 7 kişi için tahliye talebi

İBB Davası’nda 13. gün

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

İBB Davası 13. gününde devam ediyor. Avukatların tahliye taleplerini sunmasının ardından savcı mütalaasını açıkladı ve 7 kişi hakkında tahliye talep etti. Mahkemenin perşembe günü ara kararını açıklaması bekleniyor.

HABER MERKEZİ – Silivri Cezaevi Kampüsü yanında bulunan duruşma salonunda görülen İBB Davası’nda dördüncü haftaya girildi. Dün verilen savunmalardan sonra bugünden itibaren avukatların tahliye talepleri alınacak.

Dün görülen 12. celsede savunmalar ve usul itirazları öne çıkarken, mahkeme bugünden itibaren savunması henüz alınmayan tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye taleplerini dinledi.

7 KİŞİ HAKKINDA TAHLİYE TALEBİ

Taleplerin ardından mütalaasını açıklayan duruşma savcısı; Kadriye Kasapoğlu, Fatih Yağcı, Ebubekir Akın, Davut Birlik, Evren Şirolu, Ali Üner ve Sırrı Küçük’ün tahliyesini, diğer tüm sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.

Savcı, “Yargılamanın genel aşamasında, tutukluluk ve tahliye durumu değerlendirildiğinde; sanıklardan Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şiroğlu, Ebubekir Akın, Davut Birlik ve Kadriye Kasapoğlu yönünden mevcut delil durumu, sanıkların tutuklu kaldıkları süre ve üzerlerine atılı suçun vasıf ile mahiyeti gözetilerek bu aşamada tahliyelerine; diğer sanıkların bu şamada mevcut tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi mütalaa olunur” dedi.

Mahkemenin ara kararını perşembe günü açıklaması bekleniyor.

KABOĞLU’NDAN AÇIKLAMA: BÜTÜN TUTUKLULARIN ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞACAĞINI UMUYORUM

Duruşmanın ardından İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu açıklama yaparak tutuklama kararlarının anayasaya aykırı olduğuna dikkat çekti. Tutuklamaların tutukluları, ailelerini ve hizmet alan vatandaşları da mağdur ettiğini vurgulayan Kaboğlu, “Ben bütün tutukluların özgürlüğüne kavuşacağını umuyorum” dedi.

Kaboğlu’nun açıklaması şöyle:

“Üst düzey görevlilerin avukatların aylardır tutuklu bulunmaları hem anayasamıza Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ceza muhakemesi kanununa, avukatlık kanununa çok yönlü olarak aykırıdır.

Silivri hapishanesi duruşma salonundan çıktık biraz önce. Bugün tutukluluğa itiraz duruşmaları başladı. Burada tutuklu bulunan 104 sanık hakkında tutukluluğa itiraz, avukatları tarafından neden serbest bırakılmaları gerektiği dile getirilecek. Konuşmalara ben başladım. İstanbul Barosu Başkanı olarak anayasanın ve avukatlık kanununun bana verdiği yetki ve görevler çerçevesinde ilk söz bana verildi. Özellikle İstanbul Barosu üyesi avukat Mehmet Pehlivan’ın da tutuklu olduğunu dikkate alarak onun özelinde ama bütün tutuklulara ilişkin anayasal hükümleri hatırlattım, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerini belirttim ve aslında tutukluluğa yer olmadığı, anayasal olarak Ceza Muhakemesi Kanunu olarak açık olduğu halde burada bu kişilerin tutuklanmasının hukuka aykırı olduğu vurgusunu bir kez daha dile getirdim.

Çünkü gerçekten hukukumuz tutuklanmayı gerektiren nedenler olsa dahi adli kontrol öngörmektedir. Oysa burada herhangi bir biçimde farklılaştırma yapılmaksızın hiçbirine adli kontrol uygulanmadan bu kişilerin, belediye başkanlarının üst düzey görevlilerin avukatların aylardır tutuklu bulunmaları hem anayasamıza, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere, Ceza Muhakemesi Kanunu’na, Avukatlık Kanunu’na çok yönlü olarak aykırıdır.

Ben bütün tutukluların özgürlüğüne kavuşacağını umuyorum.

Özgürlüklerinden yoksun kalan kişilerin aileleri mağdur olmaktadır. Çocukları okula gidiyorsa onlar mağdur olmaktadır. İş yapıyorlarsa çalışma halinde işlerinden yoksun kılınıyorlar ve tabii ki onların kamu hizmeti sağladığı yurttaşlar mağdur oluyor. Bu bakımdan kişilerin keyfi olarak özgürlüklerinden alıkonulması yalnızca onların bedeni özgürlüğünden yoksun kılmak anlamına gelmemekte. Birçok anayasal hak ve özgürlüğü de ihlal etmektedir.

Bu ihlaller zincirini hem İstanbul Barosu üyesi avukat Mehmet Pehlivan hem de tutuklu bulunan diğer 103 tutuklu, yönetici, belediye başkanı, kamu görevlisi hakkında dillendirdim ve üç gün bu itirazlarla geçecek tutukluluğa itiraz duruşmalarıyla geçecek.

Ben inanıyorum ki Anayasa Madde 138’e göre yargıçlar bağımsızdır, buna özellikle atıfta bulundum. Anayasa Madde 9’a göre tarafsızdır. Bağımsızlık bir statüyse tarafsızlık bir erdemdir. Şu anda 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi heyeti bu yönde karar verecektir. Temenni ediyorum, vermelidir. Çünkü bu tutukluluk işlemleri anayasaya aykırıdır. Ben bütün tutukluların özgürlüğüne kavuşacağını umuyorum. Ama en azından çok büyük bir kısmının özgür bırakılması gerektiğini de bir kez daha buradan belirtiyorum.”

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz