ABD-İsrail ve İran savaşı, 28’nci gününde. Karşılıklı hava saldırıları devam ederken temel gündem müzakere. ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı’nın açılması için İran’a tanıdığı 48 saatlik süreyi önce 5 gün uzatmıştı, dün gece süreyi 10 gün uzattığını duyurdu. Trump, İran’ın kendisinden 7 gün süre istediğini kendisinin 10 gün süre verdiğini söyledi. İran Devrim Muhafızları ise Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine kapatıldığını duyurarak, yasağı ihlal etmeye çalışan gemilere sert müdahale edileceği uyarısında bulundu.
HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş karşılıklı saldırılarla 28’nci gününde devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın açılması için İran’a önce 48 saatlik süre tanıması ardından da bu süreyi 5 güne uzatmasıyla birlikte temel gündem ‘müzakere’ haline geldi. Trump, dün yaptığı açıklamada süreyi 6 Nisan’a uzattığını açıkladı.
Trump “İran hükümetinin talebi üzerine, bu açıklamayla enerji santrali yıkım sürecini 10 gün süreyle, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü Doğu saatiyle 20:00’ye kadar durdurduğumu bildiriyorum. Görüşmeler çok iyi gidiyor” dedi.
İran Devrim Muhafızları ise Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine kapatıldığını duyurarak, yasağı ihlal etmeye çalışan gemilere sert müdahale edileceği uyarısında bulundu.
CAN KAYBI: İran Sağlık Bakanlığı’na göre 28 Şubat’tan bu yana İran’da 1.937 kişi; HRANA’ya göre ise, 1.464’ü sivil en az 3.300 kişi yaşamını yitirdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ile Hizbullah arasında 2 Mart’tan bu yana devam eden çatışmalarda şu ana kadar 122’si çocuk 1142 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Federe Kürdistan Bölgesi’nde 15, Irak’ta 88, Birleşik Arap Emirlikleri’nde 10, Kuveyt’te 6, Umman’da 3, Suudi Arabistan’da 2, Bahreyn’de 2, Suriye’de 4 kişi hayatını kaybetti. Savaşın başından bu yana 13 ABD askeri de yaşamını yitirdi. İsrail’de ise en az 4’ü asker olmak üzere 22 kişinin yaşamını yitirdiği kaydedildi.
23.43 – MERZ: İSRAİL VE AMERİKA’NIN YAPTIKLARININ BAŞARIYA ULAŞACAĞINA İKNA OLMADIM
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Frankfurter Allgemeine gazetesinin “Çağların kesiştiği bir dönemde yönetmek” başlıklı panelinde konuştu.
ABD ve İsrail’in İran’daki askeri harekatının etkinliğini sorgulayan Merz, “İsrail ve Amerika’nın yaptıklarının gerçekten başarıya ulaşacağına ikna olmuş değilim” dedi.
Merz, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüştüğünü belirterek, “Ona dedim ki; ‘yardımımızı istiyorsan lütfen önceden bize sor, önceden, sonradan gazetelerden değil’. Bu, bizim kabul edemeyeceğimiz bir davranış biçimidir. Bunu da kabul etmeyeceğiz” dedi.
Bölgedeki çatışmaların sona ermesi durumunda diğer ülkelerle birlikte Hürmüz Boğazı’nın askeri güvenliğini sağlamak gibi tekliflerinin olabileceğini ancak bunun için uluslararası bir yetkinin gerekli olacağını belirten Merz, “Bunun için Alman Federal Meclisinin onayı ve önceden bir kabine kararı gerekiyor. Şu anda bundan çok uzağız. Ve savaş devam ettiği sürece, bu bizim için de bir seçenek değil” değerlendirmesinde bulundu.
Amerikalılar ve İsraillilerin, bu çatışmaya her gün daha da derin şekilde bulaştığına işaret eden Merz, “Benim hissettiğim kadarıyla, en azından şimdiye kadar onlardan duymadım, bir stratejileri yok. Birincisi; aslında ne istiyorsunuz? Rejim değişikliği gerçekten hedef mi? Eğer hedef buysa, bunu başaracağınızı sanmıyorum” diye konuştu. Merz, operasyonla iktidarı düşürme konusunun çoğunlukla ters gittiğini belirterek, şöyle devam etti:
“(ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı) CIA’nın tarihi hakkında bir kitap var. Bir zamanlar gerçekten başarılı olan tek rejim değişikliği Panama’ydı. Çoğu zaman işe yaramadı. Afganistan’da 20 yıl sürdü ve rejim değişikliği bir molla rejiminden bir diğerine geçti. Yani bir strateji olup olmadığı ve bu stratejinin gerçekten başarılı şekilde uygulanıp uygulanmayacağı konusunda büyük şüphelerim var. Bu bakımdan, biraz daha uzun sürebilir. Muhtemelen durum daha iyiye gitmeyecek.”
23.18 – İSRAİL’DE SAVAŞIN BİLANÇOSU: 22 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ, 5 BİNDEN FAZLA KİŞİ YARALANDI
Tel Aviv Üniversitesine bağlı İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (INSS) İran’ın misillemeleri sonucu yaşanan can kaybı ve yaralanmalar ile tahliye edilen bölgelere ilişkin açıklama yaptı.
Enstitü, İran’ın misillemelerinde şu ana kadar 22 kişinin öldüğünü, 5 binden fazla kişinin yaralandığını bildirdi. Açıklamada, İran’ın, savaşın başından itibaren İsrail’e 550’den fazla füze ve 765’ten fazla insansız hava aracı (İHA) fırlattığı belirtildi.
Açıklamada, savaşın başlamasından bu yana 4 bin 800’den fazla İsraillinin evlerinden tahliye edildiği, en yüksek sayının 1515 kişiyle Tel Aviv’de olduğu aktarıldı.
23.03 – HAKAN FİDAN: ABD-İRAN MÜZAKERELERİ BAŞLADI, İKİ TARAFLA DA GÖRÜŞMEMİZ OLDU
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ve ABD’li yetkililer ile telefonda görüştü.
Fidan, daha sonra katıldığı bir televizyon programında konuştu. “ABD-İsrail savaşı hukuka ayrıkı şekilde başladı” diyen Fidan, daha sonra Türkiye’nin ABD ile İran arasında arabuluculuk rolü oynadığını dile getirdi. Fidan, “ABD-İran müzakereleri başladı. Bugün iki tarafla da görüşmemiz oldu. Müzakereler başladı. Pakistan üzerinden mesaj aktarımı var. ABD’liler bizimle de koordine ediyor, konuşuyoruz. İranlıları da bilgilendiriyoruz. Bugün yine iki tarafla da uzun görüşmelerimiz oldu” dedi.
22.46 – RUBIO: AYLAR DEĞİL, HAFTALAR İÇİNDE TAMAMLAMAYI BEKLİYORUZ
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Fransa’daki G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrası ABD ile İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaşa ilişkin açıklamada bulundu. ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşta “çok iyi bir ilerleme olduğunu” savunan Rubio, “Yapacak bazı işlerimiz var. İşi bitirmemiz gerekiyor ve biz de o işi bitiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Rubio, İran’a saldırılarda planlanandan daha ileride olduklarını ve amaçlarına ulaşmak için kara birliklerine ihtiyaçları olmadığını öne sürerek, “Aylar değil, haftalar içinde uygun zamanda (savaşı) tamamlamayı bekliyoruz” dedi.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ücretli geçiş sistemi kurması ihtimalini saldırıların ardından karşılaşılacak “acil zorluklardan biri” olduğunu belirten Rubio, “Bu sadece yasa dışı değil, aynı zamanda kabul edilemez ve dünya için tehlikeli” değerlendirmesinde bulundu. Rubio, “Dünyanın buna karşı bir plana sahip olması önemli” diyerek, ülkesinin bu planın parçası olmaya hazır olduğunu söyledi.
İran’ın “15 maddelik plana” ilişkin yanıtını bugün iletip iletmeyeceğine ilişkin soru üzerine Rubio, “henüz (cevap) almadıklarını” belirtti.
22.46 – AXIOS: RUBIO, 2 İLA 4 HAFTA DAHA SÜRECEĞİNİ SÖYLEDİ
Bu arada ABD merkezli Axios haber portalı, konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, Rubio’nun, G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda, İran’a yönelik saldırıların 2 ila 4 hafta daha süreceğini söylediğini ileri sürdü.
Rubio toplantıda, ABD’nin İran ile ciddi görüşmeler yapmaya da yakın olduğuna işaret ederek, bölgeye çok sayıda yeni ABD askerinin yönlendirildiğini ve Trump yönetiminin gerilimi tırmandıracak seçenekleri de değerlendirdiğini ifade etti.
Toplantıda, ABD’nin İran’a yönelik tüm hedeflerini gerçekleştirmede kararlı olduğunu vurgulayan Rubio, ABD’nin İran ile halen aracılar üzerinden iletişim kurduğunu aktardı. Rubio, Tahran’da kararları kimin aldığına dair hala bir belirsizlik olduğunu, ABD ile müzakere etmek isteyen İranlı yetkililerin suikast korkusuyla telefonlarını açmaktan kaçındığını iddia etti.
22.32 – İSRAİL, İRAN’DAKİ NÜKLEER TESİSLERİ VURDU – İRAN MİSİLLEME TEHDİDİNDE BULUNDU
İsrail, Tahran’a karşı yürüttüğü savaşı “tırmandırma ve genişletme” tehdidinde bulunduktan kısa süre sonra İran’daki sanayi ve nükleer tesislere çok sayıda saldırı düzenledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi yaptığı açıklamada, İsrail’in günün erken saatlerinde ülkesinin en büyük iki çelik fabrikasını, bir elektrik santralini ve nükleer tesislerini hedef aldığını, ayrıca başka altyapı tesislerinin de vurulduğunu söyledi.
Erakçi, “İsrail’in ABD ile koordineli hareket ettiği iddiası, ABD Başkanı’nın diplomasi için uzattığı süreyle çelişiyor. İran, İsrail’in suçlarının bedelini AĞIR bir şekilde ödetecektir” mesajını sosyal medya hesabından verdi.
Erakçi’nin sözünü ettiği saldırıları İsrail ordusu da duyurdu. Yapılan açıklamada, İran’ın orta kesiminde bulunan Arak ağır su nükleer reaktörünün hedef alındığı belirtildi. Vurulan tesisin “nükleer silahlar için plütonyum üretiminde kilit” olduğu ileri sürüldü. İsrail ordusu ayrıca, Yezd eyaletinde bulunan bir uranyum işleme tesisinin de vurulduğunu duyurdu. Açıklamada, hedef alınan tesisin uranyum zenginleştirme sürecinde gerekli materyallerin üretildiği kritik bir merkez olduğu savunuldu. İsrail yetkilileri, İran’ın nükleer programına yönelik saldırıların süreceği mesajını vererek, Tahran’ın nükleer silah geliştirmesine izin verilmeyeceğini ifade etti.
İran devlet medyasına göre, İran Atom Enerjisi Kurumu, saldırıların ardından herhangi bir nükleer sızıntı oluşmadı. İran Devrim Muhafızları da, misilleme operasyonları konusunda uyarıda bulunarak, bölgedeki ABD hissedarlarına sahip sanayi şirketlerinde çalışan işçileri derhal iş yerlerini terk etmeye çağırdı.
18.51 – LÜBNAN CEPHESİNDE SAVAŞIN BİLANÇOSU AĞIRLAŞIYOR
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail’in 2 Mart’tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1142’ye, yaralı sayısının ise 3 bin 315’e yükseldiği bildirildi. Hayatını kaybedenlerin 122’sinin çocuk, 83’ünün kadın olduğu belirtildi.
Sosyal İşler Bakanı Hanin es-Seyyid de İsrail’in işgali ve saldırıları nedeniyle Lübnan’da zorla yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise, Lübnan’ın güneyinde dün gece yaşanan çatışmada biri subay 2 askerin ağır yaralandığı ve tıbbi müdahale için hastaneye nakledildikleri aktarıldı.
İsrail ordusundan dün yapılan açıklamada da ordu birliklerinin Hizbullah ile girdiği çatışmalarda 1 askerin öldüğü, 2’si subay 6 İsrail askerinin de yaralandığı belirtilmişti.
Lübnan’ın güneyinde işgali genişletmek amacıyla düzenlenen saldırılarda 4 İsrail askeri ölmüştü.
Öte yandan İsrail ordusu, kontrol altına alınan Lübnan’ın güneyindeki bölgelere asker konuşlandığını bildirdi. İsrail Ordu Sözcüsü Effie Defrin, “İsrail ordu birlikleri, Lübnan’ın güneyindeki sınır bölgesinde bulunan ileri savunma noktalarına konuşlanmış durumda” açıklamasını yaptı ve Lübnan hükümetinin Hizbullah’ı silahsızlandırmadığını söyledi. Defrin, “Eğer Lübnan hükümeti Hizbullah’ı silahsızlandırmazsa, İsrail ordusu bunu yapacaktır” dedi.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, 24 Mart’ta Lübnan’da Litani Nehri’ne kadar olan bölgede “güvenlik kontrolünü sürdüreceklerini” söyleyerek kalıcı işgalin sinyalini vermişti.
18.32 – CENTCOM: 303 ABD ASKERİ YARALANDI, 273’Ü GÖREVE DÖNDÜ
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins’in açıklamasına göre, 28 Şubat’ta başlayan savaşta bugüne kadar yaralanan ABD askerlerinin sayısı 303 ve bunların 273’ü görevine geri döndü. Associated Press (AP) haber ajansının bildirdiğine göre, toplam 303 sayısı, 24 Mart’taki son güncellemeden bu yana 13 askerlik bir artışı temsil ediyor. Haftanın başlarında ise 35 asker, görevlerine dönemeyecek kadar yaralanmıştı. Bu arada savaşın başlamasından bu yana 13 ABD askeri hayatını kaybetti.
16.31 – AP: İSRAİL, LÜBNAN’IN TYRE KENTİ YAKINLARINDA BEYAZ FOSFOR KULLANDI
Associated Press (AP), İsrail’in Lübnan’ın sahil kenti Tyre yakınlarında, uluslararası hukuka göre sivil alanlarda kullanımı yasak olan beyaz fosfor kullandığını ileri sürdü.
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün kriz, çatışma ve silahlanma bölümünde kıdemli danışmanı Rich Weir, AP’ye yaptığı açıklamada, “Bu görüntü, geniş bir alana yayılan topçu ateşiyle atılan beyaz fosforun kullanımını açıkça gösteriyor. Burada kullanımının yasallığını daha fazla bilgi olmadan tespit etmek zor olsa da, yakıcı etkileri yıkıcı yaralanmalara neden olabilir” dedi.
Weir, insan hakları grubunun İsrail’in bu maddeyi Lübnan’daki kalabalık bölgelerde “tekrar tekrar ve yasadışı bir şekilde” kullandığını belgelediğini söyledi. İsrail ise maddenin kullanımının uluslararası hukuka uygun olduğunu, duman perdesi oluşturmak veya bölgeleri aydınlatmak için kullanıldığını savunuyor.
16.25 – KALİBAF, ABD’Yİ TEHDİT ETTİ
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakir Kalibaf, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, ABD’nin İran’a kara saldırısı planları yaptığına dair iddiaları değerlendirdi.
Kalibaf, “Bölgedeki üslerinde kendi askerlerini bile koruyamayan ve onları otellerde ve parklarda saklayan ABD, bizim topraklarımızda onları nasıl koruyabilir?” dedi.
ABD medyası, Savaş Bakanlığının (Pentagon), Amerikan ordusunun 82. Hava İndirme Tümeni’nden binlerce askeri İran’la savaş dolayısıyla Orta Doğu’ya göndermeye hazırladığını yazmıştı.
Kalibaf, önceki gün paylaştığı mesajında da, “Düşmanın tüm faaliyetlerini gözetliyoruz. İran düşmanları bir bölge ülkesi ile İran adalarından birini işgale hazırlanıyor” ifadelerini kullanmıştı. Kalibaf, bu tür bir girişim halinde ismini açıklamadığı söz konusu Körfez ülkesinin bütün altyapısının hiçbir sınır olmadan hedef alınacağı tehdidinde bulunmuştu.
15.43 – UNICEF: LÜBNAN NÜFUSUNUN YAKLAŞIK YÜZDE 20’Sİ YERİNDEN EDİLDİ
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), İsrail’in saldırıları ve tehditleri nedeniyle Lübnan nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sinin yerinden edildiğini duyurdu.
UNICEF’in Lübnan Temsilcisi Marcoluigi Corsi, yaşanan savaş koşulları nedeniyle 370 binden fazla çocuğun evini terk etmek zorunda kaldığını belirtti. Corsi, ülkede siviller için güvenli alan kalmadığını vurgulayarak, “İnsanların gidebileceği güvenli hiçbir yer yok, Beyrut dahil” dedi.
UNICEF verilerine göre, İsrail bombardımanlarında şu ana kadar 121 çocuk yaşamını yitirdi, 399 çocuk ise yaralandı.
15.32 – ABD DIŞİŞLERİ BAKANI RUBİO, BAŞBAKAN BARZANİ İLE GÖRÜŞTÜ
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün Federe Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre Rubio, 24 Mart’ta İran’ın füze saldırısında hayatını kaybeden 6 Peşmerge için taziyelerini iletti ve yaralı Peşmergelere acil şifa temennisinde bulundu.
Açıklamada, “Rubio, İran ve İran’la bağlantılı Iraklı terörist milislerin ABD vatandaşlarına ve Irak genelindeki enerji altyapısına yönelik devam eden saldırılarını şiddetle kınadı. Bakan ayrıca, Irak’tan, özellikle de Kürdistan Bölgesi’nden gelen petrolün küresel pazarlara ulaşmasını sağladığı için Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne teşekkürlerini ifade etti” denildi.
14.50 – KATZ AÇIKLADI: İSRAİL İRAN’A YÖNELİK SALDIRILARI ÜST BİR SEVİYEYE ÇIKARACAK

başkent Tel Aviv’deki harekat merkezinde durum değerlendirmesi için Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in de aralarında bulunduğu üst düzey askeri yetkililerle bir araya gelen İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran’a saldırıları bir üst seviyeye çıkarıp şiddetlendirecekleri açıklaması yaptı. Katz, “Tahran’ın İsrail’e karşı misillemelerine devam edebilmek için kullandığı askeri kapasitesine yönelik hedef ve alanlarda” saldırıları genişleteceklerini ifade etti.
14.20 – ALMANYA: ABD İLE İRAN ARASINDA PAKİSTAN’DA GÖRÜŞME HAZIRLIĞI VAR
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Alman kamu yayıncısı Deutschlandfunk radyosuna yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasında görüşmelerin başlamasının öngörülmesi nedeniyle ilk umut işaretlerinin ortaya çıktığını ifade etti.
Wadephul, ABD ile İran arasında görüşmeler olup olmadığına ilişkin soruya, “Bilgilerime göre dolaylı temaslar gerçekleşti ve şu anda doğrudan bir görüşme için hazırlıklar sürüyor. Bunun yakın gelecekte Pakistan’da yapılması bekleniyor” yanıtını verdi. Bu görüşmelerin gerçekleştirilmesinin iyi bir haber olduğunu aktaran Wadephul, “Belli ki ilk pozisyonlar üçüncü bir taraflar aracılığıyla yazılı olarak zaten paylaşılmış” değerlendirmesinde bulundu.
13.30 – TRUMP: 7 GÜN SÜRE İSTEDİLER, 10 GÜN VERDİM
ABD Başkanı Donald Trump, Fox News kanalına yaptığı açıklamada gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Savaş olmayacağı düşüncesiyle kendisine oy veren ancak hayal kırıklığına uğrayan kişilere ne söylemek istediği sorusuna Trump, “Amerika’yı büyük yapmak ve öyle kalmasını sağlamak için bir şeyler yapmam gerekiyor” yanıtını verdi.
İran’ın nükleer silaha sahip olmasının Orta Doğu ve İsrail’in yanı sıra ABD için de bir tehdit oluşturduğunu savunan Trump, “(İran’ın nükleer tesislerine saldırı) Olmasaydı, şimdi bir nükleer silahları olurdu ve bunu çoktan kullanmış olurlardı” değerlendirmesinde bulundu.
“İran’ın elektrik santrallerini hedef alma” kararını 6 Nisan’a kadar durdurmasına ilişkin ise Trump, İran’ın kendisinden bu sürenin uzatılmasını talep ettiğini aktardı. Trump, “Benden 7 gün istediler. Bense onlara 10 gün süre verdim. Şimdi diyeceksiniz ki, ‘Trump kötü bir müzakereci.’ Onlara 10 gün süre verdim çünkü bana gemi verdiler” ifadelerini kullandı. Daha önce İran’ın ABD’ye gönderdiğini söylediği hediyenin, İranlıların “8 petrol tankerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin vermeleri” olduğunu belirten Trump, İran’ın bu sayıyı 10’a çıkardığını kaydetti. Trump konuya ilişkin, “Boğazdan sekiz gemi geliyor. Bu tam olarak bize vereceklerini söyledikleri şeydi. Sonra iki tane daha eklediler. Bu bana doğru kişilerle iş yaptığımızı kanıtladı” ifadelerini kullandı.
13.05: İRAN: HÜRMÜZ BOĞAZI DENİZ TRAFİĞİNE KAPATILDI
İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine kapatıldığını duyurarak, yasağı ihlal etmeye çalışan gemilere sert müdahale edileceği uyarısında bulundu. Yapılan açıklamada “düşman İsrail ve Amerika’nın müttefikleri ve destekçilerinin limanlarına giriş çıkışların hangi koridor kullanılırsa kullanılsın yasak” olduğu belirtildi.
Açıklamada, bu sabah saatlerinde üç farklı ülkeye ait konteyner gemisinin, izinli koridorları kullanarak boğazdan geçme girişiminde bulunduğu aktarıldı. Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin müdahalesi ve uyarıları neticesinde söz konusu gemilerin rotalarından dönmek zorunda kaldığı ifade edildi.
İran’dan yeni açıklama | ‘Hürmüz Boğazı deniz trafiğine kapatıldı’
12.03 – İRAN İNSAN HAKLARI ÖRGÜTÜ: EN AZ 2 BİN KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Merkezi Norveç’te bulunan İran İnsan Hakları Örgütü (Iran Human Rights-IHR), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından ülke genelinde geniş çaplı gözaltı dalgası yaşandığını açıkladı.
Örgütün, devlet medyasında yer alan haberlere dayandırdığı tahminlere göre, çatışmaların ilk 25 gününde İran’ın farklı bölgelerinde en az 2 bin kişi gözaltına alındı.
11.58 – HAMANEY’İN SON GÖRÜNTÜSÜ PAYLAŞILDI: “OFİS KAMERASININ SON KAYDI”
İran devlet medyası, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılarda hayatını kaybeden İran’ın dini lideri Ali Hamaney’e ait olduğu belirtilen son görüntüyü yayımladı. Görüntünün, Hamaney’in öldürülmesinden kısa süre önce ofisindeki güvenlik kamerası tarafından kaydedildiği ifade edildi.
Görüntüde Hamaney’in bir koltukta oturarak Kur’an okuduğu görülüyor. Paylaşımda, görüntünün “ofis kamerasının son kaydı” olduğu belirtildi.
Hamaney’in bulunduğu odada Ayetullah Humeyni ve Kasım Süleymani’ye ait fotoğrafların yer aldığı da dikkat çekti.
11.37 – İSRAİL ORDUSU: İRAN DONANMASINA DENİZ FÜZESİ VE MAYINI ÜRETEN TESİSİ VURDUK
İsrail ordusu, İran’ın Yezd kentine gerçekleştirdiği hava saldırısında deniz füzesi ve mayınlarının üretimi için “kritik öneme sahip” bir tesisi hedef aldığını açıkladı.
Açıklamada, tesiste İran donanmasına ait seyir gemilerinden, denizaltılardan ve helikopterlerden hareketli ve sabit deniz hedefleri için tasarlanmış füzelerin üretildiği ve depolandığı belirtildi.
10.45 – ULUSLARARASI GÖÇ ÖRGÜTÜ: İRAN’DA 82 BİN BİNA HASAR GÖRDÜ
Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Göç Örgütü, yaptığı açıklamada, ABD-İsrail saldırılarında İran’da 82.000 sivil bina hasar gördü.
Örgüt, saldırıların İran’ın 32 eyaletinden 20’sinde hastaneler, konutlar ve 180.000 kişinin evleri de dahil olmak üzere 82.000 sivil binaya zarar verdiğini belirtti.
10.08 – KUVEYT’İN ŞUVEYH LİMANI’NA İHA SALDIRISI
Kuveyt’teki Şuveyh Limanı’na bu sabah insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlendiği bildirildi. Kuveyt Enformasyon Bakanlığının Limanlar İdaresi’nden aktardığı açıklamada, Şuveyh Limanı’na düzenlenen İHA saldırısında can kaybı yaşanmadığı, limanda maddi hasar meydana geldiği belirtildi.
Kuveyt ordusundan bu sabah yapılan bir başka açıklamada, hava savunma sistemlerinin “düşman” füze ve İHA saldırılarını püskürttüğü ve ülke semalarında duyulan patlama seslerinin, söz konusu saldırıların hava savunma sistemlerince önlenmesinden kaynaklandığı ifade edilmişti.
09.27 – IRAK: SİLAHLI GRUPLARIN TEK BAŞINA SAVAŞ İLANI TOPLUM İÇİN CİDDİ TEHDİT
Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan, yaptığı açıklamada, “Silahlı grupların tek başına savaş ilan etme kararları son derece tehlikelidir. Bu tür adımlar devleti uluslararası izolasyona sürükleyebilir ya da hukuka aykırı eylemler nedeniyle yaptırımlara maruz bırakabilir” dedi.
“Savaş ilanı, egemenliğin en ciddi ve en tehlikeli kararlarından biridir ve yalnızca devlete aittir. Bunun siyasi, askeri ve hukuki açıdan çok büyük sonuçları vardır” diyen Zeydan şu ifadeleri kullandı:
×Bazı silahlı grupların savaş ve barış kararlarını tek başına almaya çalıştığını görüyoruz. Bu durum devlet egemenliği ve toplumsal istikrar için ciddi bir tehdittir ve hukuki ile güvenlik açısından kaosa yol açar. Bu grupların fiilen savaş niteliğinde faaliyetlerde bulunması açık bir anayasa ihlalidir. Bu yetki yalnızca halkın iradesini temsil eden meşru anayasal kurumlara aittir. Bu tür eylemler devlet otoritesini zayıflatır ve hukuk devleti ilkesini baltalar.
Güvenlik açısından bakıldığında, bu durum askeri karar merkezlerinin çoğalmasına neden olur ve kaos ile istikrarsızlık yaratır. Ülkeyi ulusal uzlaşı olmadan iç veya bölgesel çatışmalara sürükleyebilir. Devlet kontrolü dışında silahların yayılması toplum içinde silahlı çatışma riskini artırır.
Bazı silahlı grupların tek taraflı savaş ilanı devlet ve toplum için ciddi bir tehdittir. Ulusal egemenliği zayıflatır ve hukuki düzeni sarsar. Silahlar yalnızca devletin elinde toplanmalı ve anayasal kurumlar güçlendirilmelidir.
08.35 – ‘LÜBNAN’DA SAĞLIK TESİSLERİ HEDEF ALINIYOR’
Lübnan’da İsrail saldırılarında yaralananları tedavi eden sağlık çalışanları, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Sağlık çalışanları, Gazze’deki saldırılarla Lübnan’daki mevcut durum arasında benzerlikler olduğunu vurguladı. İngiliz cerrah Dr. Tom Potokar, Sky News’e yaptığı açıklamada, “Uluslararası insani hukuk ihlalleri normalleşti” diyerek, hastaneler ve sağlık ekiplerinin hedef alındığını söyledi.
Sağlık çalışanları, siyasi liderlerin yalnızca kınama mesajları yayımladığını, ancak ihlalleri durdurmaya yönelik somut adım atılmadığını ifade etti. Sağlık tesislerinin güvenli alanlar olması gerektiğine dikkat çekildi. Sağlık çalışanları, bazı saldırıların “çifte vuruş” taktiğiyle gerçekleştirildiğini, ilk saldırının ardından bölgeye gelen ekiplerin ikinci saldırıyla hedef alındığını aktardı. Uluslararası Af Örgütü, sağlık çalışanlarının uluslararası hukuk kapsamında sivil kabul edildiğini ve kasıtlı olarak hedef alınmalarının savaş suçu teşkil edebileceğini belirtti.
Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail’in son haftalardaki saldırılarında güneyde en az 128 sağlık tesisi ve ambulans hedef alındı; 42 sağlık çalışanı öldürüldü, 107 kişi yaralandı.
08.00 – KUM, URUMİYE, TAHRAN, İSFAHAN, YEZD VE AHVAZ’A SALDIRI DALGASI
İran’dan yayın yapan Jamaran haber sitesine göre, Kum Vali Yardımcısı Murtaza Haydari ABD ve İsrail’in saldırılarına ilişkin açıklama yaptı. Haydari, ABD-İsrail saldırılarında, Kum kentinin Perdisan bölgesinde üç konutun hedef alınması sonucu en az altı kişinin öldüğünü, yaralı sayısının ise henüz belirlenmediğini söyledi. Öte yandan, İran resmi haber ajansı IRNA’ya konuşan Batı Azerbaycan Eyaleti Kriz Yönetimi Genel Müdürü Hamid Safari, Urumiye kentine düzenlenen saldırıda dört sivil binanın vurulduğunu, ölü ve yaralıların olduğunu belirtti. Ayrıca İran’dan yayın yapan “nournews” haber sitesinde ABD-İsrail’in hava saldırılarında bu gece Tahran, İsfahan, Kaşan, Yezd, Kum, Tebriz ve Ahvaz’ın hedef alındığı ifade edildi.







