BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

İran peşmergeyi vurdu, Irak Haşdi Şabi’ye yetki verdi

Kürdistan Bölgesi neden savaşa çekilmek isteniyor?

İran peşmergeyi vurdu, Irak Haşdi Şabi’ye yetki verdi

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Hem ABD hem İran, Irak’ta da savaşıyor; İran Irak’taki ABD üslerini hedef almakla birlikte, en büyük vekil güçlerinden olan Haşdi Şabi’yi de hareket geçirdi. ABD ise Irak’ta Haşdi Şabi’ye saldırılar düzenliyor. Bu savaşın en çok etkilediği bölge ise Federe Kürdistan Bölgesi. İran ve ona taraf Irak siyasetçileri ile Haşdi Şabi silahlı gruplarının, Kürdistan Bölgesi’ni bilinçli olarak savaşa çekmeye çalıştığı kaydediliyor.

HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş 26’ncı gününde devam ederken, Irak’ta dikkat çekici bir gelişme yaşandı. İran’daki savaşın başlangıcından bu yana Irak da hedef olan ülkelerden biri. Irak, hem ABD ve İsrail’in İran yanlısı milis gruplara yönelik operasyonlarının gerçekleştiği hem de İran’ın ABD üslerine ve Rojhilatlı (Doğu Kürdistan) siyasi partilere yönelik saldırılar gerçekleştirdiği bir yer.

İki tarafın savaşı taşırdığı bölgelerden biri olan Irak’ta İran yanlısı Haşdi Şabi güçleri de ülke içinde savaşan bir taraf haline gelmiş durumda. Haşdi Şabi ve ona bağlı Irak Hizbullah’ı Irak’ta faaliyet gösteren ancak İran yanlısı olarak savaşa dahil olan grupların başında geliyor. ABD şimdiye kadar her iki gruba yönelik çok sayıda hava saldırısı düzenledi ve bu saldırılarda bazı üst düzey yöneticiler dahil çok sayıda militan öldürüldü.

×

HAŞDİ ŞABİ NEDEN KURULDU, AMACI NE, NEDEN ABD İLE İHTİLAFLI?

Ancak ABD ile Haşdi Şabi grupları arasındaki ihtilaf 28 Şubat’ta başlayan savaşın çok öncesine dayanıyor. Bu grupların esas olarak sahneye çıkışı 2014’te dayanıyor. IŞİD’in Musul’u ele geçirmesi ve kısa sürede yayılması üzerine Irak’ta nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan Şiilerin önde gelen isimlerinden olan Ali Sistani’nin fetvasıyla Haziran 2014’te Haşdi Şabi kuruldu. Başta Irak hükümetine bağlı olarak IŞİD ile mücadele amacıyla kurulan, büyük kısmı Şii milislerden oluşan ve böylece çatı yapı işlevini gören Haşdi Şabi’nin bünyesinde 40’a yakın örgüt bulunduğu kaydediliyor ve bunlardan bazıları şöyle:

×Bedir grubu, Asaib Ahl El-Hak, Saraya el-Selam (Barış Tugayları – Mukteda El Sadr’ın grubu), Hizbullah Tugayları, Seyyid El Şuhada Tugayları, Kataib El İmam Ali, Ebu El-Fadl El-Abbas Güçleri, Harakat Hizbullah El-Nucaba.

Ayrıca Haşid Şabi bünyesinde, Şii Türkmenlerden oluşan gruplar da bulunuyor.

2018’de IŞİD’in Irak’ta yenilgiye uğratıldığının ilan edilmesinin ardından ise Haşdi Şabi, ‘Irak Cumhuriyet Muhafızları’ adı ile Bağdat yönetimi tarafından resmen tanındı ve Irak düzenli ordusunun bir parçası haline getirildi. Irak’ın eski Başbakanı Haydar el İbadi, yayınladığı genelgeyle Haşdi Şabi güçlerine merkezi bütçeden bağlanacak maaşları belirledi, birliklerin düzenli orduya nasıl ekleneceğinin yol haritasını açıkladı.

Ancak Haşdi Şabi, düzenli ordunun bir parçası olarak hareket etmek yerine otonom bir yapı olarak varlığında ısrar etti ve bugün de genel yapısının böyle olduğu kabul ediliyor. Buna olanak sağlayan önemli etkenlerden birinin Haşdi Şabi’nin sahip olduğu 120 binden fazla silahlı gücün varlığı ve bunun oluşturduğu etki iken, diğerinin ise İran’a olan bağlılık olduğuna dikkat çekiliyor. Haşdi Şabi’nin bizzat İran Devrim Muhafızları tarafından teşkilatlandırıldığı, üst düzey yetkililerinin Tahran yönetimiyle ve İran dini otoriteleriyle yakın ilişkide oldukları belirtiliyor. Bu yakın ilişkiler ve bağlılık, Haşdi Şabi’nin 28 Şubat’ta başlayan savaşa taraf olmasının en önemli nedeni olarak görülüyor.

HAŞDİ ŞABİ – ABD GERİLİMİ İRAN’DAKİ SAVAŞTAN ÖNCE DE VARDI

2018’den itibaren Haşdi Şabi’nin Irak’ta gidirek kurumsallaşan ve artan etkisi, ABD ile gerilim yaşamasını da beraberinde getirdi. ABD, 2003’te Saddam Hüseyin’i devirdikten sonra genel olarak büyük Şii nüfusun bulunduğu Irak’ta İran etkisini de sınırlandırmaya çalıştı. Ancak gelinen aşamada ABD’nin bu politikasının sonuç vermediğine işaret ediliyor. Haşdi Şabi gruplarının varlığı ve İran’ın Irak siyasi çevreleri üzerindeki ağırlığı da bunun en önemli verileri olarak değerlendiriliyor. Nitekim ABD, 2019’dan itibaren Haşdi Şabi’ye yönelik askeri baskısına ve hatta operasyonlara başladığı gibi, son yıllarda bu grupların dağıtılmasını ve düzenli orduya entegre edilmesi için Irak hükümetleri nezdindeki baskısını arttırdı. ABD’nin İran etkisi dolayısıyla Irak ile yaşadığı son gerilim ise hükümet kurma süreciyle ilgili oldu. İran’daki savaştan hemen önce Şii partilerin oluşturduğu Koordinasyon Çerçevesi, ortak aday olarak Nuri Maliki’yi başbakanlığa aday gösterdi. ABD, İran yanlısı gördüğü Maliki’yi istemediğini duyurdu ve bu gerilim hala sürüyor.

Trump başbakan olmasını istemiyor | Tom Barrack, Maliki ve Sudani ile görüştü

ABD’NİN HAŞDİ ŞABİ’YE YAŞATTIĞI EN BÜYÜK KAYIP

ABD’nin Haşdi Şabi’ye yönelik 2019’dan itibaren başlayan ve zaman zaman devam eden hava saldırılarında İran yanlısı grup bazı kritik kayıplar da verdi. Bunun üzerine 23 Ağustos 2019’da Irak’ın Şii dini liderlerinden Ayetullah Kazım el Hairi, Irak’taki ABD askerlerinin hedef alınması çağrısı yapan bir fetva yayımladı. ABD ile Haşdi Şabi arasında artan gerilim, 3 Ocak 2020’de, ABD’nin, bugüne kadarki Haşdi Şabi’ye yönelik en ciddi operasyonunu gerçekleştirmesini beraberinde getirdi. Bu operasyonda Haşdi Şabi’nin en üst düzey komutanı olan Ebu Mehdi el-Mühendis öldürüldü. Mühendis ile birlikte öldürülen bir diğer isim ise, İran’ın yakın zamandaki en büyük kayıplarından olan ve Irak, Lübnan, Suriye, Filistin ve Yemen’deki vekil güçlerini koordine ettiği kaydedilen İran Kudüs Güçleri komutanı Kasım Süleymani idi. Bu olay, İran’ın Irak’taki etkisinin en açık kanıtlarından biri olarak da kayıtlara geçti.

IRAK VE İRAN SAVAŞI KÜRDİSTAN BÖLGESİ’NE TAŞIYOR

28 Şubat’ta başlayan savaşta Haşdi Şabi ve ona bağlı gruplar da harekete geçti. Bu gruplar, genel olarak ABD üslerini ve diplomatik temsilciliklerini hedef aldıklarını ileri sürüyor. Ancak bununla birlikte ABD ile bağlantılı görülen bazı petrol sahaları ve işletmelerinin hedef alındığı da görülüyor. Bunlarla birlikte Haşdi Şabi ve bağlı grupların en açıktan hedef aldıkları bölgelerin genellikle Federe Kürdistan Bölgesi olması dikkat çekiyor. Bu gruplar Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki ABD misyonlarını hedef aldıklarını ileri sürse de, çoğu kez sivil kampların ve noktaların vurulduğu da görülüyor. Ayrıca Irak’taki grupların Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırıları İran’dan yapılan saldırılarla koordineli şekilde sürüyor.

Rûdaw televizyonunun aktardığına göre, dün itibarıyla, 28 Şubat’tan bu yana Kürdistan Bölgesi en az 400 İHA ve füze ile hedef alındı. Saldırılarda şimdiye kadar 8 kişi hayatını kaybetti. Bunlara ek olarak 24 Mart sabah saatlerinde başkent Erbil’in Soran ilçesindeki Peşmerge güçlerinin karargahı 6 balistik füze ile hedef alındı ve saldırıda 6 Peşmerge yaşamını yitirdi, 30’dan fazlası da yaralandı. Bu saldırılar İran ve Irak’taki İran yanlısı gruplar tarafından gerçekleştirildi.

Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin İran’daki savaş başladığından beri esas aldığı politika ise, tarafsızlık oldu. Hükümet yetkilileri sık sık İran’daki gelişmelere diplomatik çözüm bulunmasını savundu, Kürdistan bölgesinin saldırılar için üs olarak kullanılmayacağını duyurdu ve aynı şekilde Irak ve İran’dan bölgeye yönelik saldırıları durdurmasını istedi. Son olarak dün 6 Peşmergenin yaşamını yitirmesinin ardından Federe Kürdistan Bölgesi Başbakın Neçirvan Barzani, şunları söyledi:

דKürdistan Bölgesi her zaman huzur ve istikrarın bir unsuru olmuştur. Bizler, çatışmalara dahil olmama ve uzak durma politikasına bağlıyız; hiçbir şekilde komşu ülkelerin güvenliği için bir tehdit değiliz.

Dolayısıyla bu saldırı, ülke egemenliğine yönelik doğrudan düşmanca bir saldırıdır, hiçbir gerekçesi olamaz ve iyi komşuluk ilkeleriyle tamamen çelişmektedir.

Irak Federal Hükümeti ve uluslararası topluma, bu tür saldırıların tekrarlanmasını önlemek, Irak ve Kürdistan Bölgesi topraklarının egemenliğini korumak için çabalarını yoğunlaştırmaları çağrısında bulunuyoruz.”

IRAK, KÜRDİSTAN BÖLGESİNİ HEDEF ALAN HAŞDİ ŞABİ’YE TAM YETKİ TANIDI

Kürdistan Bölgesel hükümetinin Irak hükümetine İran yanlısı grupların saldırılarını durdurması için yaptığı çağrının aksine bir gelişme yaşandı.

Şii partilerin oluşturduğu Şii Koordinasyon Çerçevesi’nden yapılan açıklamada, dün Yüksek Yargı Konseyi Başbakı ve Haşdi Şabi gruplarının liderlerinin de katıldığı geniş kapsamlı bir toplantı yapıldı. Açıklamada, “Koordinasyon Çerçevesi, Haşdi Şabi’ye yönelik saldırıları kınamakta ve bunu Irak egemenliğine açık bir ihlal olarak görmektedir. Ulusal Güvenlik Konseyi, güvenlik güçlerine kendilerini savunma yetkisi vermektedir” denildi. Nitekim bu gelişmenin ardından Irak hükümeti resmen Haşdi Şabi’ye serbest saldırı yapabilmesi için yetki tanıdığını duyurdu.

Bu durum, yetkililerinin ısrarla savaşın dışında durmaya yönelik tutumuna rağmen Federe Kürdistan Bölgesi’nin daha fazla savaşın içine çekilmesine yol açabilecek bir gelişme olarak görülüyor. Aynı zamanda ABD ile savaşın İran dışında Irak’ta da yoğunlaşacağı belirtiliyor.

İRAN’DAKİ SAVAŞ BİTSE BİLE ABD İLE HAŞDİ ŞABİ MESELESİ SÜRER

Rojnews haber ajansına konuşan Iraklı siyasi analist Ramazan el-Bedran, İran yanlısı Haşdi Şabi gruplarına Irak’ta yasal zemin sağlandığına dikkat çekiyor ve buna rağmen ABD ile gerilimin devam edeceğini belirtiyor. El Bedran’a göre, “Haşdi Şabi hedef alınıyor ve hedef olmaya devam edecek. Ne kadar süreceği veya hangi ölçüde etkili olacağı bilinmiyor, çünkü Haşdi Şabi silahlı grupları için Irak yasal ve seferberlik çerçevesi sağlıyor. Her halükarda, Haşdi Şabi, ABD saldırıları için en kolay hedeftir. Bu hedeflemelerin ne kadar süreceği veya ne zaman yeniden başlayacağı bilinmiyor. Ama kesin olan, Haşdi Şabi’nin Irak’ta bağımsız bir mesele olmaya devam ettiği; hatta İran ile savaş sona erse bile hedef alınmaya devam edebilir.”

Benzer Haberler

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz