Dilovası’nda 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin dava başladı. İlk duruşmada tanık anlatımları ile sanık İsmail Oransal’ın beyanları arasındaki çelişkiler öne çıktı. Aileler, tüm sorumluların yargılanmasını istedi.
HABER MERKEZİ – Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması başladı.
Davanın Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görülen duruşmasına, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, hayatını kaybedenlerin yakınları ve taraf avukatları katıldı.
MAHKEME TÜM KATILIM TALEPLERİNİ REDDETTİ
Duruşmayı, CHP Kocaeli milletvekilleri Mühip Kanko, Nail Çiler ve Harun Özgür Yıldızlı, DEM Parti milletvekilleri Ömer Faruk Gergerlioğlu ile Meral Danış Beştaş da izledi.
İzleyiciler duruşma salonuna girmeden önce iki ayrı güvenlik aramasından geçti. Salona alınanların kimlik bilgileri güvenlik görevlilerince kaydedilirken, gazetecilerin içeriye cep telefonu ve bilgisayar sokmasına izin verilmedi.
Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) kayıt altına alınan duruşma, kimlik tespit işlemiyle başladı. Ardından iddianamenin özeti okundu. Daha sonra da işçi ailelerinin avukatlarının duruşma yeri, tanıkların talimatla dinlenmesine ilişkin usule itirazlarını dile getirdi.
Duruşmada Kocaeli Barosu, İstanbul Barosu, Bursa Barosu, Kocaeli Barosu ve Türkiye Barolar Birliği katılma talebinde bulundu. Mahkeme tüm katılma taleplerini ve usule ilişkin tüm itirazları reddetti.
BABASIYLA ÇELİŞKİLİ İFADELER VERDİ
İddianameye karşı savunma yapan fabrika sahibi Kurtuluş Oransal’ın oğlu ve Ravive Kozmetik’in resmi yetkilisi İsmail Oransal, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyerek, şirketteki yönetim pozisyonunun sadece kağıt üzerinde olduğunu savundu. Tutukluluğu sırasında ölen babası Kurtuluş Oransal’ın kolluk kuvvetlerine verdiği “Babaları olduğum için işlerin başında duruyordum” ifadesiyle çelişkili ifade verdi:
×2014’te babam ile annem boşandı. Biz bu süreçte annem ile kalmayı tercih ettik ve kozmetik işi ile uğraştık. Babam borçları olduğunu, bu borçları ödeyebilmek için üretim yeri açmak istediğini söyleyerek borç istedi ve bizim üzerimize şirket kurdurttu. Oraya gitmişliğim yoktur. Sadece 6 ayda 3 kez babamı ziyarete gittik. Bu sebeple orayı yönetmem mümkün değildir. Fabrikadan maddi kazanç elde etmedim. Sadece yılda 4, 5 kez babamın yanına Ravive’ye gitmişimdir. Çalışanların hiçbiri ben ve abimden emir almamışlardır. Biz yurt dışında fuarlara katılır, kendi markamızın ürünlerinin satışını yapardık.
Söz konusu fabrikanın 2021 yılında açıldığını söyleyen Oransal, “Sadece kağıt üzerinde üzerimizdeydi. İşin yürütülmesiyle ilgili süreçlerle babam ilgileniyordu. Ravive üzerinden kendi markamızı satıyorduk” dedi.
“İçim rahat. Yetkimi daha önceden babama devretmiştim” diyen İsmail Oransal, “Ravive şirketi üzerinden kazanıyorum. Ataşehir merkezdeyim. Fason üretim yapıldığı için babama ait, üretimle ilgilenmiyorum” ifadelerini kullandı.
Oransal, hakimin “Sattığın ürünler hangi koşullarda üretiliyor diye hiç merak etmedin mi?” sorusuna “Ben siparişi veririm. Sonucu alırım” diye yanıt verdi.
2024’te Ravive Kozmetik’in taşınma sözleşmesi öncesinde yönetim kurulunun oybirliği ile aldığı kararda İsmail Oransal ve Ali Oransal’ın ıslak imzası olması deliline karşı, İsmail Oransal “Bilmiyorum” şeklinde konuştu.
“‘5-6 AYDA BİR GELİYORUM’ DİYOR, 1 AY BOYUNCA KREM DOLDURMAYA GELDİ”
Oransal, fabrikadaki “14 sigortasız işçi” ile “itfaiye ve iş güvenliği raporlarına” ilişkin sorular üzerine ise şu ifadeleri kullandı:
“Kimin sigortasız çalıştırıldığını ben değil, babam bilirdi. İtfaiye raporu veya iş güvenliğinden de haberim yok, çünkü orası babamın iş yeriydi. E-ticaret uzmanı olarak kendimi tanıtabilirim. Son 2 ayda çok krem satışımız vardı. Ravive’nin 100 binin üzerinde takipçisi vardı. Bu sebeple Ravive’yi bırakıp başka bir şirket açmadım, çok takipçisi olması sebebiyle. Hayatım boyunca üretim tecrübem olmadı, ben e-ticaret ile uğraşıyordum. Yakalandığımda yanımda yeşil pasaportumun bulunması tamamen işim gereğiydi. Haberi aldığımda evden eşofmanla çıkmıştım.”
Sanıkların beyanlarının ardından söz verilen işçi aileleri İsmail Oransal’ın ifadelerinin yalan olduğunu belirterek tepki gösterdi. 17 yaşında yaşamını yitiren çocuk işçi Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir, “Biz çok acı yaşıyoruz, burada malından bahsediyorsun senin malın batsın bizim çocuklarımız gitti” ifadelerini kullandı
Şengül Yılmaz’ın kız kardeşi Emine Bulut, “5-6 ayda bir geliyordum diyor, ben orada çalıştım sürekli geliyordu yalan söylüyor. Bir ay boyunca krem doldurmaya bile geldi. Ben kendisini çok iyi hatırlıyorum bizzat orada çalıştım” şeklinde konuştu.
Ravive Kozmetik’te çalışan işçi Gülhan Benli ise, “Sanık beni tanımadığını söyledi, patlamadan iki gün önce maaşımı kendisinden istedim bana gülerek, ‘Babam ne zaman isterse o zaman verir’ dedi. 5-6 ayda bir geliyorum demesi de yalan” dedi.
Duruşmaya 25 Mart saat 10.00’da devam edilecek.







