BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“Öcalan bu meydanda halkıyla buluşmalı”

Bakırhan: Bu Newroz isyandan inşaya geçişin Newrozu’dur

“Öcalan bu meydanda halkıyla buluşmalı”

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır Newrozu’nda yaptığı konuşmada, “Bu Newroz isyandan inşaya geçişin Newrozu’dur” dedi. Bakırhan, Öcalan’ın statüsünün yasal düzenlemeyle teminat altına alınması gerektiğini vurguladı ve “Sayın Öcalan’ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’da yüz binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirilen Newroz kutlamasında konuştu.

Sözlerine Sırrı Süreyya Önder’i anarak ve halkların Newroz’unu kutlayarak başlayan Tuncer Bakırhan, Ortadoğu’da yaşanan son gerilimlere değindi.

GÜNÜ KURTARMA DERDİNDE OLANLAR GELECEĞİ KAYBEDER

Bakırhan, bu tabloda Kürtlerin hem kendi güvenliklerini sağlamaya çalıştığını hem de bölgenin istikrarına katkı sunmaya çalıştığını belirterek, şunları söyledi:

× “Ortadoğu’da her sınır bir yara, her başkent bir yangın yeridir neredeyse. Bu yangının tam ortasında Kürtler ve Kürt coğrafyası var. Bu tablo içinde Kürtler hem kendi güvenliklerini sağlamaya çalışıyor hem de bölgenin istikrarına katkı sunmaya çalışıyor. Kürt halkı ve siyasi iradesi tüm kadre uğrayanların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunuyor. Bölge başkentleri bu gerçeği görmeli. Bugün özellikle Ankara’nın önünde tarihi bir fırsat var. Kürt meselesini çözen bir Türkiye bölgede güçlü bir aktör olur. Bu fırsatı değerlendiren Ankara Türkiye’de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir. Kaybedecek zaman, harcanacak başka bir nesil yok. Yeterince gençlerimizi, yeterince nesillerimizi kaybettik. Unutmayalım, günü kurtarma derdinde olanlar geleceği kaybeder.”

Süreç ve Kürtlerin taleplerine değinen Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

GELİN DEMOKRATİK BİR TÜRKİYE KURALIM

“Geleceğimizi kazanmak için demokratik bir zemini hep birlikte büyütelim. Geçmişin yaraları geleceğimizi daha fazla kanatmasın. Bu ülke 100 yıldır defalarca kanadı. Artık bu kanamayı kanamayı durduralım. Gelin 86 milyon için eşitlik ve özgürlük değerleri etrafında demokratik bir Türkiye’yi birlikte kuralım diyoruz. Herkesi şahsi siyaset yerine ilke siyasetini geçmişin ağır yükü yerine geleceğin umudunu konuşmaya davet ediyoruz. Türkiye’nin geleceği Kandıra Cezaevi’nde, Edirne Cezaevi’nde, Silivri Mahkeme Salonları’nda, Amed Zindanları’nda değil mecliste, meydanda ve demokrasi zemindedir.

Değerli halkımız bu meydanda sizlerin huzurunda milyonların şahitliğinde tarihi bir taleplerimizi çok bir net bir şekilde ifade etmeye çalışacağım. Hani hep soruyorlar ya Kürtler ne istiyor diye. Bugün 2026 Nevruz’unda Amed Meydanı’nda Kürtlerin ne istediğini bir kez daha, hep birlikte tekrar edelim. Kürtler Türkiye’de kimliğinin tanınmasını istiyor. Kürtler ana dilinde eğitim istiyor. Kürtler anayasal güvence istiyor. Kürtler yerel demokrasi istiyor.”

 KÜRTLER EŞİT YURTTAŞLIK İSTİYOR

“Kürtler eşit yurttaşlık istiyor. Cumhuriyet kurulurken cephede de Kürtler vardı. Çanakkale’de, Urfa’da, Kurtuluş Savaşı’nda Türkiye’nin dört bir yanında Kürtler vardı. Meclis kurulurken mecliste Kürtler vardı. Bu ülke birlikte kuruldu. Bedel birlikte ödendi.

Felakette ve acıda ortak olduk. O halde sadette neden ortak olmayalım diyoruz. Bu sorunun ağırlığını gelecek nesillere bırakmak istemiyoruz. Bu kaderi artık değiştirmek istiyoruz. Cumhuriyetin kuruluşunda yarım kalan hikayeyi herkesin mutlu olacağı bir sonla tamamlayabilir. Kürtlerin talebi ayrılık değil, ortaklıktır.”

KÜRTLER YÖNETİME ORTAK OLMAK İSTİYOR

“İnkar değil, tanınmadır. Lütuf değil, haktır. Kürtler yönetime ortak olmak istiyor. Kürtler artık devletle münazara değil, müzakere yapmak istiyor. Sayın Öcalan, Kürt meselesini idam sefasından masaya İsyandan inşaya taşındı. Söz olsun Sayın Öcalan; Bu inşa bir gün mutlaka barışla taşlanacaktır. Bakın, Kürtler yaşadıkları ülkelerin başkentlerinde çözüm arıyor. Kürtlere güvenlik penceresinden bakılmamalı. Ortak yaşam penceresinden bakmalıdır.”

EYLEME GEÇME ZAMANI

“Değerli halkımız geçen 27 Şubat’ta Sayın Öcalan tarihi çağrısını yaptı. Üzerinden bir yıl geçti. Silahlar sustu, silahlar yakıldı. Sizler sabırla, umutla beklediniz. Süreci bugüne kadar taşıdınız. Sizlere binlerce kez minnet varız. Şimdi sıra barış yasalarında. Şimdi sıra hukuki güvencede. Şimdi sıra devlette ve iktidardadır. Artık sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır. Bu alanda herkesin bir yakınının cezaevinde, bir yakınının dağda, bir yakınının sürgünde olduğunu çok iyi biliyorum.”

Cezaevindeki tutuklu siyasetçilerin serbest bırakılması ve Abdullah Öcalan’ın statüsünün yasal düzenleme ile teminat altına alınması çağrısında bulunan Bakırhan, şunları dile getirdi:

SAYIN ÖCALAN’IN BU MEYDANDA HALKIYLA BULUŞMASININ ÖNÜ AÇILMALI
דCezaevindekiler artık özgür olmalıdır. Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalı. Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli. Sürgündekiler evlerine dönebilmelidir. Demokratik siyasete katılabilmelidir. Halkın iradesini gasp eden kayyımlar artık gitmelidir. Sayın Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşulları yasal düzenlemeyle teminat altına alınmalıdır. Sayın Öcalan’ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır.

Değerli halkımız, buradan birkaç tane kısa çağrıda daha bulunmak istiyorum. İlk çağrım devlete ve yürütme erkinedir. Gelin barış hukukunu kuralım. Gelin demokratik dönüşüme kapıyı açalım. 2025 silahların yakıldığı yıl oldu. 2026 özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olsun. İkinci çağrım muhalefetedir. Muhalefet barıştan korkmamalıdır. Barış demokratik güçlenme demektir. Demokrasi güçlenirse muhalefet güçlenir. Barışı desteklemek muhalefetin, 86 milyona borcudur. Üçüncüçağrım Türkiye kamuoyuna. Yarım asırlık çatışmanın bedelini Türkiye’nin her köşesi ağır ödedi. Neredeyse Türkiye’nin her karışına kan düştü, acı düştü. Artık hiç kimse daha fazla bedel ödememeli. Şimdi kucaklaşma ve helalleşme zamanıdır. Bir çağrım da Kürt halkınadır. Kürtler arası demokratik birlik artık bir tercih değil, tarihi bir ihtiyaçtır. Siyasetimiz farklı olabilir. Ama bölge tufandan geçerken ayrılık ve gayrılık olmamalı. Demokratik birlik gecikmeden kurulmalıdır.”

BU NEWROZ İSYANDAN İNŞAYA GEÇİŞİN NEWROZUDUR

Bakırhan konuşmasını “Sözlerime son verirken bugün bu meydanda yakılan ateş bir dönemin kapanışını yeni bir dönemin açılışının müjdesidir. Bu Newroz isyandan inşaya geçişin Newrozu’dur. Bu Newroz ateşi hiç sönmeyecek. Bu mücadele hiç durmayacak. Bu irade asla boyun eğmeyecek. Bu meydan susmayacak. Amed Meydanı hiç susmayacak ve bu halk mutlaka kazanacak” ifadeleriyle sonlandırdı.

Benzer Haberler

4 hafta önce tutuklandılar

NATO tutukluları tahliye edildi

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz