Ağrı, kanserden kaynaklanan ölüm oranıyla Türkiye’de ilk sırada bulunan il ve buna karşın tedavi olanakları bulunmuyor. SES Şube Eşbaşkanı Emin Bayram, “Ağrı’da sağlık sorunu yıllardır kentin en temel sorunlarından biri ve hâlâ çözülmüş değil” diyor.
HABER MERKEZİ – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Ağrı, kanserden kaynaklanan ölümlerde yüzde 21,8 oranıyla Türkiye genelinde ilk sırada yer alıyor ve bu oran, 16,3 olan ülke ülke ortalamasından fazla. Ancak buna karşın sağlık hizmetlerinde ciddi sorunlar bulunuyor.
Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ağrı Şube Eşbaşkanı Emin Bayram, kentte sağlık altyapısının yetersizliği ve tanı-teşhis süreçlerindeki sorunlar nedeniyle özellikle kanser vakalarında ciddi artış yaşandığını kaydetti.
Ağrı’da kanser oranının yüzde 21,8 ile Türkiye’de ilk sırada yer aldığını ifade eden Bayram, şöyle konuştu:
“Bu ortalama her beş kişiden birinin kanser olduğu anlamına geliyor. Erken teşhis oranı ise yüzde 5’i bile bulmuyor. Hastaların büyük bölümüne 3 ve 4’üncü evrede tanı alıyor. Kanser çoğu zaman hastalıktan değil geç tanıdan dolayı ölüme götürüyor. Hastanelerin gerekli donanıma sahip olmaması, norm kadro eksiklikleri, uzman hekim ve yan dal yetersizlikleri yıllardır dile getiriliyor ancak bir türlü çözülmüyor. Bunun temel nedeni bir sağlık politikasının olmamasıdır. Liyakat sahibi insanların görüşleri alınmadan günü kurtaran uygulamalarla sağlık sistemi yürütülüyor.”
‘HERGÜN YÜZLERCE KİŞİ ERZURUM’A GİDİYOR’
Yurttaşların tedavi için başka illere gitmek zorunda bırakıldığını belirten Bayram, “Ağrı Türkiye’nin en yoksul kentlerinden biri. Buna rağmen insanlar sağlık hizmeti alabilmek için Erzurum’a gitmek zorunda kalıyor. Sabah saatlerinde sadece Erzurum’a gitmek için ortalama 20 minibüs kalkıyor. Her araçta yaklaşık 15 kişi olduğunu düşündüğünüzde 300-400 kişi yapıyor. Refakatçilerle birlikte bu sayı günde yaklaşık bin kişiye ulaşıyor. Bir hasta ve refakatçisinin Erzurum’a günübirlik gidip gelmesi 2 bin 500 ile 3 bin TL arasında bir maliyet oluşturuyor” diye konuştu.
TANI GECİKMESİ ÖRNEĞİNİ KENDİ AİLESİNDEN ANLATTI
Sağlık sistemindeki aksaklıkların tanı gecikmelerine yol açtığını belirterek, kendi ailesinde yaşanan bir olayı örnek veren Bayram, şöyle konuştu:
“Temmuz 2025’te gelinim için Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ilaçlı tomografi çekildi. Ultrason yapan doktor ciddi şikayetler nedeniyle tomografi önermişti. Tomografi raporunda ‘ileus’, yani bağırsak daralması denildi ve üç gün genel cerrahi servisinde yatırılarak tedavi edildi. Ancak birkaç gün sonra rahatsızlıkları tekrar başladı. Defalarca hastaneye gidip geldik. Aylar sonra Van’da yapılan tetkiklerde bunun kolon kanseri olduğu ortaya çıktı. Eğer o gün şüpheyle yaklaşılıp ileri tetkikler yapılsaydı hastalık erken evrede yakalanabilirdi. Şimdi ise gelinim iki çocuk annesi ve ölümle mücadele ediyor.”
‘KANSER VAKALARINDA İLK SIRADA’
Kentte onkoloji altyapısının yetersiz olduğunu, kanser hastalarının birçok tetkik için beklemek zorunda kaldığını aktaran Bayram, “Nezle olan hastayla kanser hastası aynı laboratuvarda işlem görüyor. Tomografi için grip olan hastaya da kanser hastasına da 10-15 gün sonrasına gün veriliyor. Patoloji biriminde bazı numuneler bir iki ay bekliyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil” diye konuştu.
‘SAĞLIK İHMALİ TELAFİ EDİLEMEZ’
Sağlık alanındaki ihmallerin telafisinin olmadığını vurgulayan Bayram “Bir mühendis bir duvarı yıkıp yeniden yapabilir ama bir doktorun öyle bir şansı yok. İnsan sağlığının telafisi yoktur. Ağrı’da sağlık sorunu yıllardır kentin en temel sorunlarından biri ve hâlâ çözülmüş değil” dedi.







