Beyza Üstün
Yaşamdan yana olmak devrimci bir tutumdur. Savaş bitince nefes alınır. Niye bitti, öyle değil böyle bitseydi diye düşünülemez. Tek akla gelen; insanlar, canlılar ölmeyecek, öldürülmeyecek, yaşam yok edilmeyecek artık olur. Barış örülecek ilmek ilmek diye içinize huzur çöker. İlk hissettiğiniz duygu güvendir sonra barışı örmek, korumak için emek vermenin sorumluluğu düşer her birimize. Savaş bittiğinde, uzun soluklu bir mücadelenin sonunda gelinmiştir barışın uğrağına. Nefes alırsınız, ayağa kalkarsınız, insanlığın, yaşamın üstünde ölüm bulutu yoktur artık. Şimdi, bundan sonrası daha önemlidir, çıkılacak yolculuk heyecanlandırır, umut verir, diğer yanı ile bilinir ki cesaret ve emek gerektirir. Sorumluluk alınmalıdır, hedef büyüktür çünkü. Özgürlük örülmelidir bir daha yıkılmayacak kadar güçlü.
Bu günlerde bu topraklarda kadınlar buluşuyor bu uğrakta. Özgürlüğün ilmeklerini atıyorlar, sözü de kararı da birlikte veriyorlar. Bu topraklarda barışın rüzgarı esiyor, eşit ve özgür yaşamı muştuluyor. 21 Eylül’de İstanbul’dan duyuracağız sesimizi, sonra ülkenin her köşesinden sürecek buluşmalarımız, özgürlüğe yürüyüşün coşkusu, kararlılığı tüm bölgeyi saracak. Böyle bir buluşmanın içinde ekolojinin yaşamın özgürlüğünü konuşurken, özgürlüğün kararlılığında barışın buluşmasını örerken bizler, kadınlar, patriyarkal sistemin yürütücüleri yıkımın kararlarını almaya, aldıkları bu kararların uygulanması için gereğini yapmayı sürdürüyor tüm yaşam kurallarını çiğneye çiğneye. Bunun ayırdındayız hepimiz, gecikmemeliyiz, gecikmeyeceğiz.






