Özgür Müftüoğlu
OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı)’nin öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgi ve becerileri günlük yaşamda kullanma yeteneğini ölçmek amacıyla üç yılda bir hazırladığı PISA 2025 raporu yayımlandı. Rapora göre Türkiye 2025’te 2022’ye göre fen puanını 18, okuma puanını 16, matematik puanını 9 puan arttırarak fen alanında 14’üncü, okumada 13’üncü, matematikte 23’üncü oldu. Milli Eğitim Bakanı, PISA 2025 raporunda Türkiye’nin durumundaki olumlu gelişmeyle övünürken aynı raporda Türkiye’deki sosyo-ekonomik eşitsizliklerin eğitime yansımalarını içeren bulguları ise görmezden geldi. Oysa rapordaki en dikkat çekici bulguların başında Türkiye’de öğrencilerin içinde bulundukları “çok boyutlu yoksunluk” geliyor. Raporda maddi yoksunluk belirlenirken sağlıklı ve yeterli beslenme, uygun ve yeni kıyafet gibi temel ihtiyaçlar ile banyo veya duş gibi ev olanaklarındaki eksiklikler; sosyal yoksunluk kapsamında ise, ücretli boş zaman etkinliklerine katılma, açık hava ekipmanlarına ve ev içi oyun araçlarına erişme olanakları dikkate alınmış.






