Yedi ay önce tutuklanan gazeteciler Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt’un iddianameleri hazırlandı. Üç gazeteciye de, “terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla hapis cezası istendi. Haber takibi ve röportaj gibi gazetecilik faaliyetleri kriminalize edilirken, iddianamenin merkezine “ETHA’da gazetecilik yapmak” suçlaması oturtuldu.
HABER MERKEZİ – İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanları Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt hakkında ayrı ayrı “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla iddianame hazırladı.
Savcılık, sosyalistlere yönelik 3 Şubat’ta düzenlenen operasyonlarda gözaltına alındıktan sonra tutuklanan gazetecileri Marksist-Leninist Komünist Parti (MLKP) üyesi olduğunu iddia etti.
GAZETECİLİK FAALİYETLERİ SUÇLAMA KONUSU
ETHA‘ya göre iddianamelerin dikkat çeken yanı ise gazetecilerin yaptıkları işlerin suçlama konusu haline getirilmesi.

Haber yapmak, haber için insanlarla görüşmek, röportaj gerçekleştirmek, eylem ve anmaları takip etmek, fotoğraf ve video çekmek, duruşmaları izlemek, haber kaynaklarıyla telefon görüşmeleri yapmak, ETHA’nın dijital medya hesabını kullanmak ve basın kartı taşımak dosyalarda “suç delilleri” arasında sıralanıyor.
ETHA EDİTÖRÜ GAYIP, ETHA’YA HABER YAPMAKLA SUÇLANIYOR
ETHA Editörü Pınar Gayıp hakkında hazırlanan iddianamede gazeteciliği doğrudan yaptığı iş üzerinden suçlama konusu haline getiriliyor. Gayıp’ın ETHA’da çalışması, haber toplaması, haberleri ETHA üzerinden yayımlaması ve ETHA’nın sosyal medya hesabını kullanması dosyada “yasa dışı örgüt” faaliyeti olarak sıralanıyor.
İddianamede Gayıp’ın ETHA çalışanlarıyla yaptığı görüşmeler ve haber hazırlıkları için kurduğu iletişim de suçlama malzemesi. Telefon kayıtlarına dayanılarak Gayıp’ın ETHA çalışanlarıyla görüştüğü, haberleri takip ettiği ve ETHA’da yayımlanacak haberler hakkında konuştuğu aktarılıyor. Bir gazetecinin haber kaynağıyla görüşmesi de aynı biçimde dosyaya suç olarak taşınıyor.
Gayıp’ın çeşitli duruşmaları takip etmesi, haber konusu olan anma ve eylemlerde bulunması, bu etkinliklerde görüntü çekmesi de suçlama olarak dosyaya konuluyor. Katıldığı anma ve eylemlerde çektiği görüntüler, takip ettiği etkinlikler ve haber çalışmaları kapsamında kurduğu iletişimler, gazetecilik faaliyeti olmaktan çıkarılarak dosyada suçlama unsuru haline getiriliyor.
BASIN KARTI: “YASADIŞI ÖRGÜT DELİLİ”
Gayıp’ın telefonunda bulunan ve Etkin Haber Ajansı tarafından adına düzenlenen basın kartı da iddianamede “yasadışı örgüt delili” olarak yer alıyor. ETHA’nın dijital medya hesaplarına yapılan giriş kayıtları da dosyaya ekleniyor.

İddianamede ele geçirilen dijital materyallerde “herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanmadığı” da belirtiliyor.
ETHA EDİTÖRÜ GÜRBÜZ’ÜN AJANSTAKİ GÖREVİ SUÇ SAYILIYOR
ETHA Editörü Nadiye Gürbüz hakkında hazırlanan iddianamede de gazetecilik faaliyeti doğrudan suçlama konusu yapılıyor. Gürbüz’ün ETHA’da gazeteci ve yönetici olarak çalışması, haber takibi yapması ve basın çalışmaları yürütmesi dosyada “yasa dışı örgüt delili” olarak sıralanıyor.
Gürbüz’ün gazetecilik çalışmaları kapsamında gerçekleştirdiği röportajlar da iddianamede “delil” olarak sunuluyor. Ayrıca Gürbüz’ün katıldığı eylem ve anmalar, takip ettiği etkinlikler ve haber çalışmaları sırasında kurduğu iletişimler de aynı kapsamda değerlendiriliyor. Telefon kayıtlarında çok sayıda kişiyle iletişim kurması suçlama malzemesine dönüştürülüyor. Böylece gazetecinin haber kaynakları ve çalışma çevresiyle kurduğu iletişim de dosyada aleyhine kullanılıyor.
Gürbüz’ün sosyal medya paylaşımları ve gazetecilik faaliyetleriyle bağlantılı dijital içerikler de dosyada yer alıyor. İddianamede ayrıca çeşitli toplantılara katılımı, haber çalışmaları ve ETHA’daki sorumluluğu üzerinden kurulan değerlendirmelerle gazetecilik faaliyeti ile siyasi suçlama aynı dosyada birleştiriliyor.
ETHA MUHABİRİ BAYBURT’UN HABER TAKİBİ SUÇLAMA KONUSU

ETHA Muhabiri Elif Bayburt hakkında hazırlanan iddianamede de gazetecilik faaliyeti doğrudan suçlama konusu yapılıyor. Bayburt’un ETHA’da çalışması, haber takibi yapması ve basın çalışmaları yürütmesi dosyada “yasa dışı örgüt” faaliyeti olarak sıralanıyor.
Bayburt’un takip ettiği anma ve eylemler, duruşmalar ve çeşitli etkinlikler de iddianamede yer alıyor. Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anılması için düzenlenen Suruç anmasını, çeşitli derneklerin eylemlerini takip etmesi, burada görüntü çekmesi ve haber yapması “delil” olarak dosyaya konuluyor.
Telefon kayıtlarında çok sayıda kişiyle iletişim kurması dosyada aleyhine kullanılıyor. Böylece gazetecinin haber kaynakları ve çalışma çevresiyle kurduğu iletişim de suçlama kapsamına alınıyor.
Bayburt’un evinde ve dijital materyallerinde bulunan haber, eylem ve anma içerikleri ile dijital medya paylaşımları da iddianamede sıralanıyor. Gazetecilik çalışması kapsamında takip ettiği etkinliklere ait görüntülerin bulunması da “delil” olarak dosyaya dahil ediliyor.
DURUŞMALAR NE ZAMAN?
Tutuklu üç gazetecinin duruşma günleri de belli oldu.
Pınar Gayıp 14 Eylül’de İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Nadiye Gürbüz 15 Eylül’de İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Elif Bayburt ise 17 Eylül’de İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.
Üç gazeteci hakkında da “silahlı terör örgütüne üye olma” iddiasıyla hapis cezası isteniyor.
×
NE OLMUŞTU?
Polis, 3 Şubat 2026 sabahı 22 kentte Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Kaktüs Genç Kadın Derneği, DİSK’e bağlı Limter-İş Sendikası, Liseli Öğrenci Birliği (LÖB), Polen Ekoloji, Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV), Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB) ve Etkin Haber Ajansı (ETHA) ile çeşitli kurumlara yönelik operasyon düzenlemişti.
Savcılık bu kurum ve kuruluşların MLKP’nin yapılanması olduğunu iddia etmişti. Ev baskınlarında 100’den fazla kişi gözaltına alınmıştı.
“Örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddialarıyla 92 kişi tutuklanmıştı. Tutuklanan isimler arasında ETHA emekçileri Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt da yer almıştı. Tutuklananların bir kısmı ilerleyen süreçte tahliye edilmişti.
Gazetecilere 7 ay sonra iddianame: Duruşma tarihleri belli oldu







