Tutuklanarak yerine kayyum atanan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıl sonra tahliye edildi. Mızraklı, “Artık Türkiye’de Demirtaş, Sayın Öcalan başta olmak üzere hepsi ile dışarıda özgürce mülakatların yapılması zamanının gelmesi temennisini söyleyeyim ama sizler de lütfen bu mücadeleye güç verin” dedi.
HABER MERKEZİ – Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Dr. Adnan Selçuk Mızraklı, cezasını tamamlamasının ardından bugün Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi.
Mızraklı, yaklaşık 7 yıldır tutukluydu. Mızraklı, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevinden çıktı. Mızraklı’yı Cezaevi önünde ailesi ve çok sayıda kişi karşıladı.
Sabahın erken saatlerinde cezaevi önüne Mızraklı’yı karşılamaya gelenler, “Selçuk Mızraklı hoş geldin”, “Azadî bi xêr be heval”, “Özgürlük yarım olmaz Demirtaş’a özgürlük”, “Mızraklı’nın özgürlüğü sevincimiz, Demirtaş’ın tutsaklığı öfkemizdir” pankartları açtı.
HDP’li Mızraklı, 31 Mart 2019’da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığı’na yüzde 62’nin üzerinde oyla seçildi.
SON DAKİKA
Selçuk Mızraklı tahliye edildi pic.twitter.com/18MT2MAGUh
— Nûmedya24 (@numedya24tr) September 8, 2026
MIZRAKLI AÇIKLAMA YAPTI
Cezaevi önünde gazetecilere kısa bir açıklama yapan Mızraklı, şunları dile getirdi:
“Hep bir yürek olmuş kocaman bir kitle görüyorum burada. Birbirimizden ayrı simalarımız olabilir ama yüreğimizde tek bir duygu var. Daha iyi bir gelecek, özgür, kardeşçe, demokratik bir yaşam hepimizi burada buluşturan temel ilke, ölçü bu oldu. Şu an cezaevinde olan onlarca arkadaşımız sizlerle birlikte güç buldu. O enerji bize direncimizi katlattıran, hislendiren bir duruma dönüştü. Sizlerden o gücü alarak, hakkımızda usulsüzce kumpaslarla hukuksuzca kesilen cezalara karşı ayakta durmayı ve buradan başımız dik bir şekilde çıkmayı kendimize hayat ilkesi edindik. Benim tek değil, benim gibi duran gencecik 17-18 yaşındaki çocuklardan 80 yaşındaki büyüklerimize kadar bu duruşu gördüm.
KAYBETTİĞİMİZ ŞEY HUKUK VE DEMOKRASİYDİ
Kritik bir süreç var. Bu kritik sürecin dışarıdan gelebilecek her türden provokasyon olasılığı da gözetilerek, dikkatli ve özenli, hızlı yürütülmesi gerekiyor. Kaybettiğiniz şeyi kaybettiğiniz yerde ararsınız derler. Yüzyılın muhasebesine girmiyorum, 2015 ve sonrasının en temel belirleyicisi hukuk dışılıktır. Hukukun dışına çıkmaktır. 1995-1996 yıllarındaydı. O dönemde faili meçhuller, köy baskınları, işkencelerde insanların katli söz konusuydu. O dönemde Demirel, ‘Her devlet hukuk dışına çıkar ama bu kadarı da olmaz’ demişti. Bunu tarihin belgelerinde, gazetelerde de bulabilirsiniz. 2015 ve sonrası hukuk dışılığın zirve yaptığı, şahikasına vardığı bir dönemdir. Kaybettiğimiz şey hukuksuzluktur. İkincisi demokrasidir. Zaten cılız olan demokrasinin bütün değerlerini aşındıran bir süreç yaşandı. Bunun yerellerden Ankara’ya, merkeze bütün merkezlere kadar ilmek ilmek örme sürecindeyiz.
SÜREÇ ŞAFFAFLAŞTIRILMALI
Ortada bir süreçten, barış ikliminden bahsediyoruz. Barış hadi öyle dün kavgalıydık, bugün barışıyoruz demek değildir. Hafızası olan, geçmişi olan, telafi edilmesi gereken bir süreçten bahsediyoruz. Barışın kalıcı olabilmesi için, yüreklerde, zihinlerde hafızalarda karşılık bulabilmesi için olması gereken şey samimi olmasıdır. Bunun içinde başta İmralı’da Sayın Öcalan tarafından başlatılmış, bismillahı verilmiş arkasından demokratik toplum ve barış bildirgesiyle adeta Kuran’ı Kerim’in ilk ayeti olan fatihası okunmuştur. Fatiha iki türlüdür. Bir geçmişin kötülüklerine Fatiha okumadır, bir de yeni bir döneme, açılışa işaret eder. Bu Fatiha da o fatihadır, yeni bir dönem. Bu anlamda hukuka dönüşün, demokratikleşme adımlarının, toplumun kaygı ve korku koridorlarının telafi edileceği, güven arttırıcı adımlara ihtiyaç var. Bunun da en önemli faslı şeffaflaşmadır. Yani bir yerlerde bir takım görüşmeler yapılıyor, ondan sonrada bir şeyler duyuyoruz. Toplumdaki duygu yükünün ne olduğunu hissediyorum. Buradan çıkmak lazım. İnsanlar bir yola çıktıklarında varacakları adresleri görmek isterler, varacakları adrese göre o yolda adımlarını planlayacaklardır. Ya hızlandıracaklardır, ya da yavaşlatacaklardır. Dolayısıyla bizlerde siyaset, toplum, Türkiye halkları olarak önümüzü görmek istiyoruz. Önümüzü görmek içinde sürecin şeffaflaştırılması, enformatiğin çoğaltılması gerekiyor.
DEMİRTAŞ’IN MESAJINI GETİRDİ
Edirne F Tipi Cezaevi’nden bahsettiğimiz zaman onunla bütünleşmiş diyeyim. Asıl burada olması gereken benden önce sevgili Selahattin Demirtaş’tır. Ben bugün bu kapının önünde ise çok yakın zamanda bu kapının önüne tekrar dönmek istiyorum. İçeriye girmekten korkum yok. İçeri girmek için değil, oradaki yoldaşlarımı Selahattin Başkanı almak için gelmek istiyorum. Girerken de kucaklaşmamız muhteşemdi, çıkarken de öyle oldu. Kardeştik, yoldaştık, fikirdaştık, birbirimize sırtımızı veriyor, yüreğimizi açıyorduk. Ama hepsinden öte daha iyi dünya, daha özgür bir Türkiye, daha iyi bir yaşam, demokratik bir toplum nasıl olur nasıl olması üzerine kafa patlattık. Demirtaş’ın mesajı şudur, ‘Ne olursa olsun demokrasi, ne olursa olsun barış, ne olursa olsun çözüm.’ Mesajı bu oldu.
HATİMOĞULLARI VE BAKIRHAN: HOŞ GELDİN
Mızraklı’nın tahliyesinin ardından DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan sosyal medya hesaplarından Mızraklı için “hoşgeldin” mesajlarını paylaştı.
Hatimoğulları Mızraklı ile telefonda görüştüğünü belirterek “Sesi her zamanki gibi güçlü ve umut doluydu. Hepinize çok selamları var. Temennimiz tutsak edilen tüm arkadaşlarımızın özgürlüklerine kavuşması. Arkadaşlarımızla yeniden yan yana gelecek; barış, demokrasi ve adalet mücadelesini daha güçlü, daha kararlı ve omuz omuza sürdüreceğiz. Hoş geldin…” ifadelerini kullandı
Bakırhan da Mızraklı ile telefonda görüştüğünü ve geçmiş olsun dileklerini ilettiğini belirterek, şunları ifade etti:
“Selçuk Başkan’ın özgürlüğüne kavuşması hepimiz için büyük bir sevinç. Bu sevincin, özgürlüğüne kavuşmayı bekleyen tüm arkadaşlarımızla paylaşacağımız günlerin de habercisi olmasını diliyor, mücadelemizi kararlılıkla sürdürmenin sözünü veriyoruz. Şimdi hep birlikte barış, demokrasi ve halk iradesi için yürüyüşümüze kaldığımız yerden devam edeceğiz. Geçmiş olsun Selçuk Başkan. Hoş geldin, baş göz üstüne geldin…”
‘MÜCADELEYE GÜÇ VERİN’ ÇAĞRISI
Artık Türkiye’de Demirtaş başta olmak üzere, İmralı’da Sayın Öcalan başta olmak üzere hepsi ile dışarıda özgürce herhangi bir kısıtlama olmaksızın mülakatların yapılması zamanının gelmesi temennisini ben söyleyeyim ama sizlerde lütfen bu mücadeleye güç verin, destek olun.”
CEZANIN İNFAZINI TAMAMLADI
İçişleri Bakanlığı, 19 Ağustos 2019’da Mızraklı’yı görevden alarak yerine kayyum atadı. Mızraklı, 21 Ekim’de gözaltına alındı, ertesi gün “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” suçlamalarıyla tutuklandı.
Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Mart 2020’de Mızraklı’ya “örgüt üyeliği” suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verdi. Mızraklı söz konusu cezanın infazını tamamladı.
Dün Mızraklı’nın sosyal medya hesabından, “Yeniden umut ve sevda ile birlikte…” paylaşımı yapıldı.
DİYARBAKIR’DA HAVALİMANINDA KARŞILANACAK
Edinilen bilgilere göre Mızraklı için uçak bileti alındı. Cezaevinden çıktıktan sonra Edirne’den İstanbul’a geçecek olan Mızraklı, bugün saat 19.30’da İstanbul’dan Diyarbakır’a hareket edecek. Mızraklı’nın saat 21.30 sıralarında Diyarbakır Havalimanı’nda olması bekleniyor.
Mızraklı’nın Diyarbakır Havalimanı’nda karşılanması planlanıyor. Ancak karşılamanın nerede ve nasıl yapılacağına ilişkin program henüz netleşmedi.
SELAHATTİN DEMİRTAŞ DUYURMUŞTU
Yaklaşık 10 yıldır cezaevinde tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 4,5 yıldır birlikte hapis yattığı Mızraklı’nın 8 Eylül’de tahliye olacağını duyurmuştu.
Demirtaş, QAD-Barış Meydanı’na yazdığı yazıda, “Son beş yıldır ben ona emanettim, o bana emanetti. Salı sabahı buradan çıkacak, akşamına da Diyarbakır Havaalanında olacak. Artık size emanettir” ifadelerini kullanmıştı.
Demirtaş X hesabından duyurdu: Selçuk Mızraklı Salı günü tahliye olacak
×
MIZRAKLI’NIN TUTUKLANMASI VE YARGILAMA SÜRECİ
HDP’li Adnan Selçuk Mızraklı, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığı’na yüzde 62’nin üzerinde oyla seçildi.
İçişleri Bakanlığı, 19 Ağustos 2019’da Mızraklı’yı görevden alarak yerine kayyım atadı. Mızraklı, 21 Ekim’de gözaltına alındı, ertesi gün “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” suçlamalarıyla tutuklandı.
Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Mart 2020’de Mızraklı’ya “örgüt üyeliği” suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verdi. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi de Temmuz 2020’de cezayı onadı.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Aralık 2022’de kararı “eksik inceleme ve yetersiz gerekçe” nedeniyle bozdu ancak Mızraklı’nın tahliye talebini reddetti. Yeniden yargılama sonunda Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 29 Kasım 2023’te aynı cezaya hükmetti.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 9 Ekim 2024’te bu kez hükmü onadı ve ceza kesinleşti. Mızraklı’nın avukatları kararın ardından Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapacaklarını açıkladı. Mızraklı’nın 2025’te açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlikten yararlanma talebi de Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından reddedildi.
SELÇUK MIZRAKLI KİMDİR?
1963 yılında Urfa Siverek’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Eskişehir’de tamamlayan Mızraklı, tıp eğitimini Hacettepe Üniversitesi’nde aldı. Yozgat ve Ankara’da bir süre çalıştıktan sonra 1991- 1996 yılları arasında Dicle Üniversitesinde Genel Cerrahi uzmanlığı eğitimini tamamladı.
1996 – 2005 yılları arasında Diyarbakır Devlet Hastanesinde, 2005 – 2018 yılları arasında Diyarbakır’daki iki ayrı özel hastanede çalıştı. 1990’lı yıllardan itibaren Diyarbakır Tabip Odasında görev aldı. 2008-2010 yılları arasında Diyarbakır Tabip Odası Başkanlığı yaptı. 2006 yılında ise İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) üye oldu.
2018’deki genel seçimlerde HDP’den Diyarbakır Milletvekili seçilen Mızraklı, 2019’daki yerel seçimde aday olmak için milletvekilliğinden istifa etti. Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerde yüzde 62’nin üzerinde oy ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Selçuk Mızraklı, aynı yılın ekim ayında tutuklandı.







